Cumhuriyet davasını görmezden gelme sebepleri
 26 Temmuz 2017, Çarşamba
birgun.net, Ümit Alan - 26 Temmuz 2017

Cumhuriyet davasını görmezden gelme sebepleri

ÜMİT ALAN
Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin yaklaşık dokuz aydır tutuklu bulunduğu dava, bu pazartesi yani 24 Temmuz günü başladı. 24 Temmuz’un aynı zamanda -109 yıl önce sansürün kaldırılış günü olmasından kaynaklı- Basın Bayramı olması da takvimlerin “ironiden anlamayan nesle aşina değiliz” mesajı gibiydi. Ana-akım medyanın kendi meslekleri hakkındaki bu davayı görmezden gelme çabası, Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, PEN Yazarlar Derneği, TGC, TGS gibi basın örgütlerini ortak bir kınama açıklaması yapmaya zorladı. İlk savunmaları dinlemesem açıkçası ben de bu açıklamaya katılırdım. Ancak iddianame ve savunmalar çerçevesinde diyebiliyorum ki, görmezden geliyorlarsa bir sebebi var. Bu haftaki Köşe Vuruşu’nu bu sorunun cevabına ayırmak istiyorum.

Mazallah meslek elden gider

Cumhuriyet Davası’nda tutuklu bulunan İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay’ın savunmasında ilginç bir yer var. Akın Atalay’ın evinin parkelerini yapan parkeciye gönderdiği 2500 liralık EFT’nin, parkecinin oğlunun MASAK raporuna giren iş ilişkileri nedeniyle şüphe uyandırması gibi. Bunun duyulması demek ne demek biliyor musunuz? Herkesin hizmet satın aldığı (parke, boya, badana, tesisat akla ne gelirse) kişileri titizlikle araştırmaya başlaması demek. Kaldı ki, karikatürist Musa Kart’ın Bodrum’da rezervasyon yaptırmak için aradığı –gazetelerde tam sayfa ilanları yayınlanan- seyahat şirketi bile suç kanıtı olarak iddianameye girmiş. Bu durum, her evden bir araştırmacı gazeteci çıkarır. Sonuçta gideceğim oteli bile sahiplik yönünden araştıracaksam dört dörtlük araştırmacı gazeteci olurum. Herkes gazeteci olunca da gazeteciye ihtiyaç kalmaz meslek elden gider. Cumhuriyet Davası’nı görmezden gelme nedenlerinin böyle mesleki bir kaygı olduğunu düşünüyorum.

Gazeteler reklamsız kalır

Yine Cumhuriyet Davası iddianamesinden anlıyoruz ki, Cumhuriyet’in şüphe uyandıran işlemlerinden biri de Bank Asya gibi Kaynak Medya gibi terörle ilişkilendirilen kuruluşlardan reklam almış olması. Gelin görün ki, yine Akın Atalay’ın savunmasına göre; Cumhuriyet’te 5 kere yer alan Bank Asya reklamı iktidara yakın medya kuruluşlarında yüzlerce kez yayınlanmış. Aynı şekilde Kaynak Medya A.Ş.’den alınan reklamlar da öyle. Buradaki tutarsızlığı bir anlığına unutalım, bir gazetenin reklam aldığı her şirketi, şahsı araştırması demek, reklam alamayacak kadar çok iş yükü demek. Düşünsenize bunun seri ilan sayfası var, internetteki banner alanı var, var oğlu var. Belki de görmezden gelen gazeteler, “reklam almanın” şüphe uyandırıcı bir hareket olduğu algısı oluşmasın diye davayı görmezden gelmişlerdir. Sonuçta gazeteler reklam / ilan almazsa yaşayamaz. (en azından kağıt üstünde öyle)

Devleti itibarsızlaştırmamak için

Akın Atalay’ın savunmasına göre, Cumhuriyet’in şüphe uyandıran ve iddianameye giren işlemlerinden biri, Nisan ayında Koza İpek Grubu’ndan ilan almış olması. Gelin görün ki, bu gruba 2015 yılında kayyım atanmış. Bu ne demek, yönetimi devlete geçmiş. Şimdi bu davayı haber yapınca “devletimiz” töhmet altına kalmayacak mı? Bu gazeteciliğin meselesi değildir ama son zamanlarda kendilerine “milli medya” demeye başlamış güruh için bir hassasiyet unsuru olmuş olabilir. Anlayış göstermek lazım.

Toplumda infial yaratır

Tutuklu yargılanan gazetecilerden Kadri Gürsel’in savunmasından anlıyoruz ki, kendisine örgütün kullandığı haberleşme yazılımı yüklü telefondan gelen ve cevaplamadığı SMS’ler bile kendisini örgütle irtibatlandırmak için kullanılmış. Şimdi düşünsenize her gün envai çeşit kuruluş ve kişiden SMS geliyor. Hangisini araştıracaksın, otelcisinden tut, kuru temizlemecisine her gün onlarca mesaj geliyor. Görmemişim, cevaplamamışım önemli değil, bu gibi iddialarla 9 ay tutuklu kalınıyor mu, kalınıyor. Düşünsenize…

Açıkçası bu gibi sebeplerle Cumhuriyet Davası’nın bazı basın kuruluşları tarafından görmezden gelinmesini anlamaya başladım ben. Sonuçta hem gazeteciliğimiz hem de halkımız için en hayırlısı bu galiba.

 
Yazının linki:
https://www.birgun.net/haber-detay/cumhuriyet-davasini-gormezden-gelme-sebepleri-171616.html
 
 
 

ÇGD: Basın özgürlüğü yolunda mücadele etmekte kararlıyız
birgun.net - 22 Kasım 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneği: Muhabirden muhbir yaratamazsınız
birgun.net - 1 Kasım 2017
Ne ararsan var: TV kapatma, işten çıkarma, yargılama
birgun.net - 23 Ekim 2017
Attila Aşut
birgun.net, L. Doğan Tılıç - 21 Ekim 2017
Basın ve yazında 60 yıllık emek: Attila Aşut
birgun.net, Mustafa Mert Bildircin - 16 Ekim 2017
Basında ve yazında 60 yıllık emek: Attila Aşut
birgun.net - 7 Ekim 2017
Nilüfer Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Soner tutuklandı
birgun.net - 11 Ağustos 2017
Gazeteciye ‘3 yaşında marksizm kitabı yazdın’ suçlaması
birgun.net - 4 Ağustos 2017
Cumhuriyet davasını görmezden gelme sebepleri
birgun.net, Ümit Alan - 26 Temmuz 2017
Gazetecilik meslek örgütlerinden ortak açıklama: "Gazetecilerin yargılanması bir haberdir"
birgun.net - 24 Temmuz 2017
Gazetecilere yönelik baskılar son bulsun
birgun.net, Özlem Ateş - 22 Temmuz 2017
ÇGD'den medya raporu: Baskı artık hepimizi hedef alıyor
birgun.net - 21 Temmuz 2017
ÇGD: Arda Turan zihniyetini kınıyoruz
birgun.net - 6 Haziran 2017
Godot’yu bekler gibi hukuku bekliyoruz
birgun.net, Erk Acarer - 17 Mayıs 2017
Basın özgürlüğü olmadan ülke demokratikleşemez!
birgun.net, Yalçın Şimşek - 4 Mayıs 2017
Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde Türkiye’deki tablo karanlık
birgun.net - 3 Mayıs 2015
Bursa'da emekçiler 1 Mayıs’ta haykırdı: #HayırBizKazandık
birgun.net - 1 Mayıs 2017
2 kitabı beğenmediniz diye kütüphane kapatılır mı!
birgun.net, Can Uğur - 30 Nisan 2017
“Gazetecilik öldürüldü, gazeteciler ölüme mahkum ediliyor”
birgun.net - 20 Nisan 2017
ÇGD 2016 Yılı Başarı Ödülleri: BirGün’e 3 ödül
birgun.net - 13 Şubat 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneği'den 3 aylık 'Medya Raporu'
birgun.net - 16 Ocak 2017
"Çocuklara tacizi duyurmak suç değil haberciliktir"
birgun.net - 15 Kasım 2016
Basın kuruluşları: Tek sesliliğe biat etmeyeceğiz!
birgun.net, Zeynep Kuray - 31 Ekim 2016
Muhabiri tersleyen Bahçeli'ye sert tepki: Gazeteciler basın danışmanlarınız değildir
birgun.net - 26 Ekim 2016
Özgürlük ve Adalet Nöbeti'nde yaşam ve yaşatmak yargılanamaz korkusu
birgun.net, Zeynep Kuray - 25 Ekim 2016
ÇGD: 3 ayda 184 basın emekçisi gözaltına alındı, 56'sı tutuklandı
birgun.net - 24 Ekim 2016
Ramazan Talaş anısına!
birgun.net, L.Doğan Tılıç - 29 Eylül 2016
Askeri darbeden kurtulduk ‘demokrasi’de boğuluyoruz
birgun.net, Cihan Berk - 29 Temmuz 2016
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   bilgi@cgd.org.tr