2017 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜL TÖRENİ
 22 Nisan 2018, Pazar

Değerli üyeler;

ÇGD 2017 Yılının Başarılı Gazetecileri Ödül Töreni 26 NİSAN PERŞEMBE günü saat 19:00’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Tüm üyelerimizin katılımını bekliyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 

Adres:
ÇAĞDAŞ SANATLAR MERKEZİ (ÇSM)
Kennedy Caddesi, No: 4
Kavaklıdere / Ankara
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 DOĞAN VE DEMİRÖREN GRUPLARINA SORUMLULUK ÇAĞRISI!
 30 Mart 2018, Cuma



Tiraj ve etkisi açısından Türkiye basınında tartışmasız önemli bir yeri olan Doğan Medya Grubu bünyesindeki basın-yayın kuruluşlarının, 22 Mart 2018 tarihi itibariyle Demirören Holding A.Ş.’ye1.1 milyar dolara satış işlemlerinin başlatıldığı duyurulmuştu. Satış işlemlerinin kamuoyu tarafından öğrenilmesi, ilk olarak Doğan Holding’in borsada işlem gören şirket hisselerini göz önüne alınarak Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği bilgilendirme, sonra da Doğan Medya Grubu Onursal Başkanı Aydın Doğan’ın kurum içine yönelik yayınladığı, ağırlıkla öz geçmişinden bahsettiği açıklamalarıyla olabilmiştir. Doğan Medya Grubu bünyesindeki basın-yayın kuruluşlarını alan Demirören Holding A.Ş.’den ise şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmış değildir.

Doğan Holding ile Demirören Holding arasında gerçekleşen basın kuruluşu alışverişi, Türkiye’de son 30 yıldır yaşanan ve doğrudan ‘halkın haber alma hakkı’na müdahale, gazetecilik mesleğinin ticari faaliyetler çerçevesinde kimliksizleştirilmesi, gazetecilerin hak kayıplarına yol açan tarihi sürecin parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. ‘Holdingci anlayış’ların enerjiden turizme, bankacılıktan inşaata kadar çeşitli sektörlerdeki ticari faaliyetlerinin devamı için siyasi iktidarlarla ilişki sağlama aracı gördüğü basın kuruluşları, ne yazık ki basit bir ticarethane satışı kadar dahi ciddi bir alışverişin konusu olamamaktadır.

Satışı yapılan Doğan Medya Grubu bünyesindeki kuruluşlarda binlerce basın emekçisinin çalıştığı göz önüne alındığında, aileleriyle birlikte on binlerce insan, yarın işbaşı yapıp yapamayacağı kaygısı içindedir. Buralarda çalışan basın emekçilerinin işlerine devam edip etmeyeceği, iş akitlerine son verilecekse özlük haklarının hangi şartlarda teslim edileceği; yeni işverenin, grup şirketleri üzerinde nasıl değişiklikler yapacağı konuları bizler açısından, satışla birilerinin cebine giren parayla hiçbir şekilde ölçülemeyecek önemdedir. Satışla ilgili pazarlıkların başında, bu kurumlarda çalışan basın emekçilerinin maaş, tazminat, izin, fazla mesai gibi hakları olduğunun ve emekçilerin alın teriyle kurulan milyar dolarlık bu varlıklardan, emekçilerin payının nasıl azaltılacağı hesapları yapıldığının farkındayız. Tabii bir de bu kurumlarda ‘gazeteci yönetici’ sıfatıyla görev alan kişilerin, bu günlerde ortalıkta fazla gözükmeyip, yerlerini korumak için yeni patronla ilişki kurmaya çalıştığından da eminiz.

Süreç Doğan Medya Grubu bünyesindeki kuruluşlarda çalışanlar açısından olduğu kadar Milliyet ve Vatan gazetelerinde çalışan Demirören Holding A.Ş.’nin basın emekçileri açısından da belirsizdir. Bu satın almayla birlikte, nasıl bir istihdam politikası izleneceği; gazeteler, televizyonlar ve ajansın ortak bir havuzda toplanacağı dedikoduları çalışanların endişeleri arasındadır. Söz konusu grupta çalışanların, maaşlarına 4 yıldır herhangi bir zam yapılmazken, bu yıl için planlanan zammın da bu satın alma sürecinin ardından iptal edildiği ifade edilmektedir. Bu yeni dönemde, yeni bir yayın politikası izlenip izlenmeyeceği konusunda da çalışanlara açıklama yapılmamıştır.

Doğan ve Demirören grubu sahiplerini, alışverişini yaptıkları kuruluşların basın kuruluşu olduğunu fark ederek, gerekli sorumlulukla davranmaya ve basın kuruluşları için olmazsa olmaz güvenirlilik ilkesini dikkate alarak, sürecin politik nedenleri, sonuçları, bünyelerinde çalışan basın emekçilerinin hakları konusunda vakit geçirmeksizin, şeffaf bir anlayışla kamuoyunu bilgilendirmeye çağırıyoruz. Türkiye’nin içinden geçtiği siyasi atmosferden kaynaklı birçok kuşkuyu içinde barındıran bu büyük ‘basın alışverişi’nin, basın emekçileri açısından ayrı bir erozyona, hak kaybına dönüşmemesi için Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak yaşananların en yakın takipçisi olacağımızı ve burada çalışan basın emekçileriyle her platformda yan yana bulunacağımızı, özellikle parasını ya da malını alıp köşede sayma düşüncesinde olan ‘holdingci anlayış’a bildiriyoruz. 

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU


 BU TARİHİ AYAR SADECE MEDYAYA DEĞİL TÜM TOPLUMA SUS İŞARETİDİR...
 23 Mart 2018, Cuma


Tüm topluma baskı, medyaya sansür, basın çalışanına işsizliği reva görenlere karşı herkesi örgütlü mücadeleye çağırıyoruz

Türkiye’de basın, yeni bir döneme girmiş bulunuyor. Yalnızca medyayla değil siyasal gündemle, yalnızca bugünle değil tarihle ilgili, belki de en önemli gelişmelerden biri yaşanıyor. Türkiye’nin en büyük yayın grubu olan Doğan Yayın’ın bütün kurumlarıyla Demirören’e satılmış olması, ülkenin içinde bulunduğu koşullar düşünüldüğünde medyanın şimdikinden çok daha büyük bir baskı, sansür ve işsizlik dalgasının içine sürükleneceği anlamına geliyor.

Bir yanda uluslararası siyasette savaş politikaları bir yanda iç siyasette giderek artan otoriterleşme ve baskı, medyanın sesini zaten oldukça kısmış ve AKP lehine bir propaganda aracına dönüştürmüşken, bu son gelişme oldukça kritik öneme sahiptir.

Görülmektedir ki AKP, hedeflediği istibdat rejimine, ceza davalarıyla habercilik yapan basın kuruluşları ve gazetecileri susturarak, internet yayıncılığını Radyo ve Televizyon Üst Kurulu denetime alarak erişemeyeceği düşüncesiyle kendisine destek yarışında biraz olsun geride kalanlara dahi tahammül göstermeyerek yarışın hızını iyice artırmaktadır.

Önümüzdeki yıl yapılması planlanan seçimler öncesinde gerçekleşen bu satış, sadece iktisadi bir gelişme değil aynı zamanda tüm toplumu ilgilendiren siyasi bir kırılmadır.

Bu satış, AKP’nin Cumhuriyet kazanımlarının yok edilerek yeni bir rejimin inşası olarak yürürlüğe koyduğu programının giderek keskinleşeceğinin; önümüzdeki yıllarda toplumun, olağanüstü hal gibi araçlarla daha da baskı altına alınacağının göstergesi ve böyle bir dönemin hazırlığıdır.

Öte yandan, basında sendikasızlaştırmayı başlatan Aydın Doğan’ın şirketlerini satın alan Demirören’in, basında gazetecisizleştirmeyi başlatması şaşırtıcı olmayacaktır. Hatta bir süredir Doğan Grubu içinde “işten atılacaklar listeleri”nin oluşturulduğu, kimseye bir açıklama yapılmadan yüzlerce basın çalışanı için işten çıkarma stratejileri geliştirildiği bilinmektedir.

Basının yeni amirali Demirören’in yine Doğan’dan 2011 yılında satın aldığında yaklaşık bin çalışanı bulunan Milliyet ve Vatan gazetelerinden 600 kişiyi çok kısa sürede işten attığı hatırlanacak olursa, önümüzdeki günlerin aynı zamanda yüzlerce işsiz basın çalışanı yaratacağını tahmin etmek zor değil.

Kamuoyunda bir süreden beri konuşulan bu satışın taraflarınca duyurulmasının hemen ardından kimi köşe sahiplerinin de kendi küçük hesaplarını faş etmeyi ihmal etmediği, çalışanların tazminatlarına güvence vermeye varan hadsizliklere giriştiği, adeta cenaze levazımatçısı gibi hazırlık yaptığı ve hatta çöpleri eşelemeye başladığı bile görülmektedir.

Tüm bunlar bize göstermektedir ki Türkiye için çok daha anti-demokratik koşullar, medya için daha fazla sansür, baskı ve şiddet, özellikle satışı yapılan kurumlardaki basın emekçilerinin en azından bir kısmı için de işten atmalar hedeflenmektedir. Çok kısıtlı da olsa AKP dışında başka seslere de yer verilen ve medya içinde denge unsuru olan bir yayın grubunun ortadan kaldırılması, sadece medyaya değil aynı zamanda tüm topluma verilen bir sus işareti ve tehdit anlamı taşımaktadır.

Gazeteci ve gazetecilik örgütleri olarak, başta toplumun susturulmasına, geleceğimizin cendere altına alınmasına, gazetecilerin işlerinden edilmesine ve basın özgürlüğüne karşı mücadelemizi daha da güçlü sürdüreceğiz. Önümüzdeki günlerin ekonomik, siyasi ve mesleki mücadele ihtiyaçları için gerekenleri bir arada ve kararlılıkla yerine getirmek için çalışacağız.

Başta satışı yapılan grupta çalışan meslektaşlarımız olmak üzere tüm medya çalışanlarını örgütlü mücadele çatısı altında toplanmaya ve ancak mücadeleyle mümkün olan direnme ve değiştirme iradesini yükseltmeye çağırıyoruz.

G9 GAZETECİLİK ÖRGÜTLERİ PLATFORMU

Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ)
Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN)

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD)

Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK BASIN-İŞ)

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)

 

 


 Onlar Çocuklarına Onurlu Bir Gelecek Bırakacak Ya Siz?
 09 Mart 2018, Cuma



Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” iddiasıyla açılan davanın görülmesine İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün devam ediliyor. Dava kapsamında Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ile Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu 495, muhabir Ahmet Şık 434 gündür özgürlüğünden yoksun bırakılmış durumda.

Dava kapsamında meslektaşlarımıza yöneltilen suçlamalar, tamamen gazetecilik faaliyeti olup, iddianamede de delil olarak ağırlıkla haberler ve Cumhuriyet gazetesinin yayın politikasına ilişkin savcılığın kendinden menkul yorumları yer almaktadır. Her gazetenin yayın politikasının, o gazetenin varlık nedeni olduğunu bilmeyenler, gazeteciliği ya ‘havuz medyası’ üzerinden tanımlamakta ya da bugüne kadar Resmi Gazete dışında bir gazete okumamış olmalılar.
Sadece gazetecilik faaliyeti nedeniyle bugüne yine hâkim karşısına çıkan meslektaşlarımızın, 1.5 yılı aşkın süredir tutuklu bulunması, hiçbir açıdan hukuki değildir. Yakın zamanda Die Welt gazetesi Türkiye Temsilcisi Deniz Yücel’in tahliyesinde de gördüğümüz gibi, mevcut iktidarın siyasi ikbaline göre meslektaşlarımız rehin alınmakta ve yargılamaları pazarlıklarla yürütülmektedir. Her değeri pazarlık konusu yapanların idrak etmesi zor olsa da, haber alma hakkı yolunda habercilik yapan gerçek gazeteciler için en önemli değer kalemini satmadan onurlu yaşamaktır. Onlar çocuklarına onurlu bir gelecek bırakacak ya siz?

Cumhuriyet gazetesi davasından tutuklu bulunan tüm meslektaşlarımız derhal serbest bırakılmalı ve siyasi nitelikli bu davaya son verilmelidir.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 
 
 

 ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 2017 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜLLERİ
 08 Mart 2018, Perşembe
 

YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ - 2017

Dayanışma Ödülü:
Türk Tabipleri Birliği

Haber Ödülü:
Cumhuriyet Gazetesi’nden Hazal Ocak’ın 18-19 Eylül 2017 tarihli “İSTANBUL PARSEL PARSEL NASIL VERİLDİ” ve 26 Ocak 2017 tarihli “12 ÖLÜMLÜ PAZARLAMA” başlıklı haberleri.

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü:
Cumhuriyet Gazetesi’nden Çiğdem Toker’in 2017 yılı içindeki “3. HAVAALANI”; “AGROBAY SERACILIK”, “VARLIK FONU”, “ŞEHİR HASTANELERİ” gibi konularda yazdığı köşe yazıları.

Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü:
Evrensel Gazetesi’nden Eylem Nazlıer’in 26 Mayıs 2017 tarihli “ANAOKULU ETKİNLİĞİ’NDE KORKUNÇ MANZARA” haberi.

Rafet Genç Haber Ödülü:
Birgün Gazetesi’nden Uğur Şahin’in 30 Ağustos 2017 tarihli “AKADEMİDE PARTİLİ REKTÖRLÜK” başlıklı haberi.

Behzat Miser Kent Haber Ödülü:
Habertürk Gazetesi’nden Esra Boğazlıyan’ın 7, 9 ve 10 Aralık 2017 tarihlerinde yayımlanan “AYÇİÇEK TARLASINA 12 KAT”, “12 DEĞİL 8 TERANESİ-TARLAYA BİNA EKECEKLER” ve “BİR ZAMANLAR VERİLİ TARIM ALANIYDI” başlıklı Silivri’deki verimli tarım arazilerinin KİPTAŞ tarafından alınması ile ilgili haberleri.

Röportaj Ödülü:
Hürriyet Gazetesi’nden Gülseven Özkan’ın 17 Eylül 2017 tarihli “DÜŞLER TARLASI” başlıklı haberi.

İnceleme-Araştırma Haber Ödülü:
Cumhuriyet Gazetesi’nden Pelin Ünker’in 6-11 Kasım 2017 tarihli “PARADİSE PAPERS (Cennet Belgeleri)- OFF SHORE’UN GİZLİ DÜNYASI” başlıklı yazı dizisi şeklindeki haberleri.

İzzet Kezer Fotoğraf Ödülü:
AFP’den Yasin Akgül’ün, 330 gün tutuklu kalan Kadri Gürsel’in eşiyle buluşma anı fotoğrafı.

Karikatür Ödülü:
Aslı Alpar’ın KAFA Dergisi, KaosGL.org internet sitesinde ve diğer yayınlarda çıkan eserleri.

Televizyon Haber Ödülü:
FOX TV’den Beril Oğuz’un “SAHTE ET-BALIK KURUMU SATIŞ ŞUBELERİ” haberi.

Radyo Program Ödülü:
Nergis Demirkaya’nın Radyo Özgür’deki “ÖZGÜR’DE GÜNE MERHABA” programı

İnternet Haber Ödülü:
journo.com.tr’den Fırat Yeşilçınar’ın 9 Ekim 2017 tarihli “DEVLET ER SEFTER TAŞ’IN IŞİD TARAFINDAN YAKILDIĞINI KABUL ETTİ” başlıklı haberi.
 

Yerel Basın Haber Ödülü:
İskenderun SES gazetesinden Akın Bodur’un 6 Şubat 2017 tarihli “SU KAYNAĞINA OSB KARARI” ve 7 Şubat 2017 tarihli “BEZDEN ÇADIRDA SOBAYLA ISINMA” başlıklı haberleri.
 
 
 
 

 

 
 
 
 

 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   bilgi@cgd.org.tr