"YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016" BAŞVURULARI BAŞLADI
 30 Kasım 2016, Çarşamba

ÇGD ÖDÜLÇağdaş Gazeteciler Derneği’nin geleneksel “Yılın Başarılı Gazetecileri 2016” yarışmasına başvurular başladı. Yarışmaya katılacaklar ürünlerini en geç 10 Ocak 2017 akşamına kadar Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Merkezi’ne (Şehit Gönenç Caddesi, Çankaya Belediye Zabıta Yerleşkesi, Maltepe/Ankara) adresine posta ile ya da elden teslim edebilirler. Yarışmaya aşağıda belirtilen dallarda başvuru yapılabilir.

- Haber
- Fotoğraf
- Karikatür
- Röportaj
- İnceleme-Araştırma
- Sayfa Düzeni
- Televizyon Haber
- Televizyon Programı
- Televizyon Belgesel
- Radyo Programı
- Yerel Basın
- Kent Haber
- İnternet Medyası

"ÇGD Yılın Gazetecileri 2016" Yarışması Katılım Koşulları
- Yarışmaya katılacak ürünlerin 2016 yılı içinde yayınlanmış olması gerekmektedir.
- İsteyen birden fazla ürünle yarışmaya katılabilir.
- Basılı ürünlerden bir adet gönderilmelidir.  
- Görüntü ve ses içerikli ürünler CD, VCD veya DVD formatında gönderilmelidir.
- Yarışmaya katılacak ürünle birlikte yarışmaya katılanın açık kimliği, iletişim bilgileri belirtilecektir.

Saygılarımızla.

 
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU






 ÇOCUKLARA TACİZİ DUYURMAK SUÇ DEĞİL HABERCİLİKTİR!
 15 Kasım 2016, Salı

Bağımsız basın-yayın organlarına siyasi iktidarın kaynaklık ettiği baskı ve ‘yok etme’ politikaları, yargı kararlarında da yerleşik hale gelmiş vaziyettedir. Adıyaman’ın Gerger İmam Hatip Lisesi’ndeki taciz olayını, habercilik görevinin zorunluluğu olarak kamuoyuna duyuran www.gergerfirat.com internet haber sitesi, Gerger Sulh Ceza Hâkimliği tarafından erişime engellenmiştir.
 
Gerger Sulh Ceza Hâkimliği erişim engeli kararını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), yargı mensuplarının “yüksek korumaya ihtiyacı olduğu” ve “…mahkemelerin çalışmaları, temelsiz saldırılara karşı korunmalıdır” içerikli kararlarının yanı sıra Basın Kanunu, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İle İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun bazı hükümlerine gönderme yaparak almıştır. Gerger Sulh Ceza Hâkimliği’nin almış olduğu bu kararda temel belirleyici ne yazık ki hukuki dayanaklar değil, içinden geçtiğimiz otoriter dönemin ‘yasakçı’ anlayışıdır. Çünkü; basını, demokrasinin bekçisi olarak gören ve kamuyu ilgilendiren konularda basın özgürlüğünü kural, sınırlamayı istisna olarak kabul eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, “demokratik bir ülkede hükümetin tüm eylemleri ya da eylemsizlikleri sadece yargının ve yasamanın değil, aynı zamanda kamuoyunun da dikkatli incelemesine ve denetimine tabi tutulmalı. Hükümet ise eleştirilere karşı ceza yargısına başvurmaktan kaçınmalı” yönündeki kararları ilgili mahkemece görmezden gelinmiştir. Gerger Sulh Ceza Hâkimliği’nin, www.gergerfirat.com haber sitesine getirdiği ‘yasağı’ haklılaştırmak için gösterdiği dayanaklar, ifade özgürlüğü ile iç içe geçmiş ‘basın özgürlüğü’ne karşı bir karar olup, tartışmasız kamuoyunun bilgisi dâhilinde olması gereken çocuklara taciz gibi bir olayın gizlenmesine hizmet etmektedir.
 
Söz konusu haberin yer aldığı engellenen www.gergerfirat.com internet haber sitesinin kurucusu ve yazarı Hacı Boğatekin, ‘kamunun haber alma hakkı’ bilinciyle zor şartlarda yıllardır habercilik yapmaya çalışan bir meslektaşımızdır. ‘Havuz Medyası’nın birçok haksız ithamına sessiz kalan yargının, mesleğini hakkıyla yapan meslektaşlarımıza yönelik bu tür kararları ‘çifte standart’dır ve bilinmelidir ki ‘çifte standart’, hukuksuzluğun diğer adıdır.
 
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU



 Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!
 31 Ekim 2016, Pazartesi
         
Türkiye Cumhuriyeti, özellikle 15 Temmuz 2016’dan itibaren tarihi bir eşikten geçmektedir. Bu eşik, yaşam hakkından sosyal haklara kadar evrensel değerlerin yok edildiği; insansız bir toplumu, yani faşizmi hâkim kılma eşiğidir. Bunun en net göstergesi, Türkiye basınına yönelik her gün artarak devam eden baskı ve ‘yok etme’ politikalarıdır. Kanun hükmünde kararnamelerle dün yine basın-yayın kuruluşlarını kapatan ‘tek adamcı’ anlayış, bugün de Türkiye basının çınarı Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırmaya başladı. Cumhuriyet Gazetesi bürolarına bu sabah ‘operasyon’ düzenlenerek arama yapılırken, çok sayıda yönetici ve yazarı da gözaltına alındı, evlerinde aramalar yapıldı.
    
Her gün yenisine şahit olduğumuz bu durum; ifade ettiğimiz üzere, özgür düşüncenin ve bu temeldeki bir toplumu ‘yok etme’ sürecinin inşasıdır. Topluma her gün kendi karanlığını dayatmaktan başka çaresi kalmamış olan AKP iktidarı, aydınlanmanın başladığı ilk saniyelerde yok olmaya mahkûmdur. Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedip körü körüne ‘karanlık’ diyenler, sabahın ilk saatlerinin korkusuyla doludur.
    
Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak, her gün aydınlığın sözcüsü olan Cumhuriyet Gazetesi’nin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmekten gurur duyuyor; Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetici ve yazarlarının bir önce serbest kalması için mücadele etmeye kararlı olduğumuzu duyuruyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU



 Gazetecilik beğenilmeyen soruları sorma; saklanılan gerçekleri ortaya çıkarma işidir
 25 Ekim 2016, Salı

 

Türkiye’de siyasi iktidar tarafından normalleştirilen, ‘‘düşünce ve ifade özgürlüğü’ ile ‘basın ve yayın özgürlüğü’ne yönelik baskı ‘yok etme’ politikaları, kanserli bir hücre gibi yayıldıkça yayılıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, bugün Meclis’te bir gazetecinin sorusunu beğenmeyerek, terslemesi, iktidarıyla muhalefetiyle Türkiye’de siyasetçilerin geldiği noktanın özetidir. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ‘başkanlık sistemi’yle ilgili bir gazetecinin "Neden şimdi bu tartışmayı gündeme getirdiniz, 15 Temmuz soruşturması var, Türkiye'nin öncelikleri var, AK Parti'nin gündeminden düşen bir tartışmayı zamanlama olarak neden gündeme getirdiniz?" sorusuna, "Onu ileriki günlerde çok daha iyi anlayacaksınız. Türkiye'de fiili durumun devamını arzulayanlar 15 Temmuz'dan sonra çok ciddi olayların yaşandığı bir ortamda kaos kriz arzulayanlar ikinci dalga darbecilerdir. Onu da önümüzdeki günlerde hep beraber görürsünüz" yanıt verirken; aynı gazetecinin "Bekleyin görün dediniz. FETÖ ile ilgili ikinci bir risk mi var? Hala tehlike geçmiş değil mi?" sorusu üzerine, “Siz hangi gazetenin mensubusunuz efendim?” deyip, “ANKA Ajansı” yanıtı verilince de “Zaten siz böyle soru sorarsınız” demiştir.

Söz konusu yanıtından kaynaklı öncelikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere tüm siyasetçiler iyi bilmelidir ki; gerçek gazeteciler, konu mankeni değildir. Gazeteciler yanınızda dolaştırdığınız ‘basın danışmanlarınız’ da, önceden hazırladığınız yanıtları verebilmeniz için sorular soranlar kişiler de değildir. Gerçek gazeteciler, beğenmediniz, hoşunuza gitmeyen soruları soran; gerçeklerin ortaya çıkması için halk adına kamusal faaliyet yürütenlerdir. İngiliz gazeteci ve romancı George Orwell'in da dediği gibi “Gazetecilik, birilerinin basılmasını istemediği şeyi yayımlayabilmektir. Geri kalan her şey, halkla ilişkiler faaliyetidir”.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şunu da çok iyi bilmelidir ki; kendince küçük göstermeye çalıştığı ANKA Ajansı, Türkiye basın tarihi açısından yeri doldurulmaz bir kurumdur. Aralarında Altan Öymen, Müşerref Hekimoğlu ve Uğur Mumcu gibi Türkiye basınının onur duyduğu yüzlerce gazetecinin çalıştığı ve Türkiye basını için okul özelliği olan ANKA Ajansı’nın, onurlu geçmişini tüm siyasetçilerin öğrenmesi, yarın yapabilecekleri benzeri hataların önüne geçmeleri açısından ciddi önemdedir.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU



 IFJ'DEN "HEPSİNİ ÖZGÜR BIRAKIN" KAMPANYASI
 20 Ekim 2016, Perşembe
 

IFJ/FIJ, Türkiye’deki gazetecilere ve Türkiye’deki üye kuruluşları Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne destek olmak üzere 21 Ekim’de küresel bir dayanışma etkinliği düzenliyor.

(Türkiye’de) şu anda 90 gazeteci cezaevinde bulunuyor. Temmuz ortasında gerçekleşen başarısız darbe girişiminden bu yana da130 basın-yayın kuruluşu yasaklandı/kapatıldı.

Eylem, IFJ/FIJ ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun Türkiye’de 2010’dan bu yana sürdürdükleri “gazeteciliği özgür bırakın” kampanyasının bir parçası.

Nasıl katılabilirsiniz?

- 21 Ekim’de Türkiye’de cezaevindeki gazetecilere destek için sosyal medya üzerinden bir günlük dayanışma eylemine katılın ve üyelerinizi de katılmaya teşvik edin. #FreeThemAll (hepsini özgür bırakın hashtagi ile)

- Türk hükümetini tutuklu gazetecileri hemen serbest bırakmaya ve yayın kuruluşlarına tekrar yayın izni vermeye çağıran online imza kampanyasına katılın. http://www.ifj.org/nc/en/news- single-view/backpid/1/article/ 90-journalists-in-jail-have- your-say/

Desteğiniz için teşekkürler,

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ

 


 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2016   |   bilgi@cgd.org.tr