Milliyet – 15 Nisan 2000
Tehdide tepki yağdı
Ali Şener’in yazarımız Umur Talu’ya gönderdiği ‘tehdit’ mektubuna tepkiler; TGC: Ahlak kurallarıyla bağdaşmıyor. ÇGD: Saltanatlar sarsıldı
BELMA AKÇURA İstanbul
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve köşe yazarı Umur Talu’nun dün kösesinde yer verdiği Ali Şener’in ‘tehdit’ mektubuna, gazeteciler ve hukukçular tepki gösterdi. Devlet ihalelerinin ve kredilerin iş takipçisi olduğu iddia edilen Ali Şener’in Çankaya Köşkü’nün mutfak masraflarını 80 ay cebinden ödediği’ yolundaki açıklamasına köşesinde yer vererek, bir durum değerlendirmesi yapan Talu’ya, Şener’in gönderdiği mektubun üslubu tartışma yarattı.
■ Nail Güreli (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı):
Ali Çetin Şener’in yanıtının seviyesi meslektaşımız Nuriye Akman’a altı yıl önce söylediklerine uygun görünüyor ve kişiliği hakkında da bir fikir veriyor. Aslında böyle bir üslupla yazılan ve etik kurallarla bağdaşmayan bit yanıtın, gazetede yer almaması gerekir.
Ama Umur Talu, bu kişinin kamuoyunca daha iyi tanınması için yanıtın tamamını yayınlamış, iyi de olmuş. Nasıl bir devlet yönetimi anlayışının sona ermekte olduğunu ve bundan kimlerin öfkelendiğini açıkça görmüş oluyoruz.
Biz gazeteciler bu tip kişilerin zaman zaman politika sahnesinin şurasında burasında yer alarak geçip gittiklerini çok gördük. O nedenle şaşırmadım.
■ Oktay Ekşi (Basın Konseyi Başkanı – Hürriyet Gazetesi Başyazarı): Umur Talu Basın Konseyi’ne başvuruda bulunursa konuyu ele alır değerlendiririz. Böyle durumlarda da benim bir şey söylemem söz konusu olamaz.
■ Hasan Pulur (Milliyet Gazetesi yazarı): Eskilerin “üslubu beyan, ayniyle insan” diye bir deyimi vardır. Yani insanın üslubu ne ise aynen kendisini yansıtır. Bir başka deyimle “Kem söz sahibine aittir.” Bu iki deyimin ışığında Ali Şener’in Umur Talu’ya yolladığı cevabın değerlendirilmesi gerekir.
■ Necati Doğru (Sabah Gazetesi yazarı): Ali Şener’in, Umur Talu’ya gönderdiği mektubu yakışıksız, hamasi bir üslup olarak değerlendiriyorum. Talu yazısında araştırıyor, doğruları sergilemeye çalışıyor, Cumhurbaşkanı’nın kayınbiraderi olabilir, ama Köşk’te ne işi var? Bu bir gazeteciyi korkutma, yıldırma taktiğidir.
■ İsmet Demirdöğen (Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı): En güzel yanıt gazetede yayınlanarak, bu kimliğin ve kişiliğin kamuoyunca tanınması sağlanarak verilmiştir. Sokakta bile bu dilin kullanılmadığını, bu kişiliklerin bilmesi gerekir. Gazetecilerin sivri kalemlerinin nereye dokunacağını herkes bilir. Bu çevrelerden biri de saltanatları sarsılanlar olsa gerek.
■ Doğan Tılıç (Avrupa Gazeteciler Birliği Üyesi): Talu’ya “sayın” Ali Şener tarafından gönderilen açıklamayı bir gazetecinin görevini yapmasına karşı açık saldırı ve çirkin bir tehdit olarak niteliyor, şiddetle protesto ediyoruz. Bu tür tehditlerin görevi doğru söylemek olan gazetecileri yıldıramayacağı inancıyla ifade sahibini kınarken. Sayın Talu’ya da dayanışma duygularını iletiyoruz.

