Cumhuriyet – 15 Haziran 1995
En çok kırmızı şarap içmeyi ve yürümeyi özlediğini söyledi
Başkaya tahliye edildi
► Paradigmanın İflası adlı yapıtı nedeniyle DGM’ce 20 ay hapis cezasına çarptırılan Doç. Dr. Fikret Başkaya’nın Haymana Cezaevi’ndeki cezası tamamlandı. Başkaya, siyasi partilerin, general hapishanesinin gardiyanı olduğunu söyledi.
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) – Terörle Mücadele Yasası’nın düşünce açıklamayı suç sayan 8. maddesinin değiştirilmesiyle ilgili tartışmalar sürerken, düşüncelerini yayımladığı için İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 20 ay hapis, 41 milyon lira para cezasına çarptırılan Doç. Dr. Fikret Başkaya, dün tahliye edildi.
TMY’nin 8. maddesinin kaldırılması için mücadele veren CHP yöneticilerinin Başkaya’yı karşılayanlar arasında bulunmadıkları dikkat çekti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkaya, “cezaevinde bulunduğu süre içinde en fazla kırmızı şarap içmeyi ve büyük bir alanda yürümeyi özlediğini” belirterek, Türkiye’de demokratikleşmenin kolay olamayacağını savundu. Başkaya, “Siyasi partiler, generallerin yarattığı hapishanenin bekçiliğini yapıyorlar” dedi. ‘Paradigmanın İflası’ adlı kitabından dolayı İstanbul DGM tarafından hapis ve para cezasıyla cezalandırılan Fikret Başkaya, dün cezasının büyük bölümünü geçirdiği Haymana Cezaevi’nden tahliye oldu. Haymana Cezaevi önünde eşi Şevinç Başkaya, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Mustafa Ekmekçi, eski Ankara milletvekillerinden Kâmil Ateşoğulları ile Birleşik Sosyalist Parti ve HADEP yöneticileri tarafından karşılanan Başkaya, Gölbaşı’nda bir lokantada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’deki gelişmelerin olumlu olmadığını belirten Başkaya, “Toplumda bilinç çürümesi söz konusudur, iyimser olmak için bir neden görmüyorum” dedi. Bir gazetecinin, “Cezaevinde bulunduğunuz süre boyunca en fazla neyi özlediniz?” sorusuna, “Kadehte kırmızı şarap içmeyi ve geniş bir alanda yürümeyi özledim” yanıtını veren Başkaya ve eşine birer kadeh kırmızı şarap ikram edildi.
‘Uzman çavuş cumhuriyeti’
Demokratikleşme ile ilgili soruları da yanıtlayan Başkaya, 1923’ten beri siyasetin sadece “muvazaa partileri”ne kaldığını belirterek bu durumu “uzman çavuş cumhuriyeti” olarak niteledi. İnsan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı’nı da “saçma” bir kuruluş olarak değerlendiren Başkaya, “Devlet hem işkence yapacak, bir de bunun bakanlığı olacak. İnsan hakları, sivil toplum örgütlerinin işi olmalı” diye konuştu. Koalisyon partilerini de eleştiren Başkaya, şöyle dedi: “Dünyada demokratik mücadele geleneğinin zayıf olduğu böyle bir toplum yoktur. Siyasi partiler, 12 Eylül düzeninin bekçileridir. Generaller tarafından yaratılan bu büyük hapishanenin gardiyanlığını yapıyorlar. Kolay kolay demokratikleşme olmaz.”
Başkaya, daha sonra eşi ile birlikte Ankara’daki evine gitti.


