“Uyarıyoruz: Bir gazetecinin canına kast edilirse sorumlusu İKTİDARDIR!”
 30 Ekim 2015, Cuma

Değerli basın emekçileri;

Bugün karşınıza Derneğimizin Ankara Şubesi’nin, üç aylık dilimleri kapsayan ‘Medya Raporu’nun üçüncüsünü paylaşmak için çıktık. İlkini (Ocak-Mart dönemi) 5 Nisan 2015 günü, ikincisini (Nisan-Haziran) 3 Haziran 2015 günü açıkladığımız ‘Medya Raporu’muzun bugün açıklayacağımız üçüncüsüne ilişkin içerik değerlendirmesi yapmadan önce bir zorunluluk olarak raporumuzun da çerçevesini oluşturan, içinden geçtiğimiz toplumsal ve siyasi süreçle ilgili bazı görüşlerimizi sizinle paylaşmak isteriz.

Bildiğiniz üzere 7 Haziran 2015 tarihinde 25’nci Dönem Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘başkanlık’ hevesi ile şekillenen ve rejim tartışmalarıyla girdiğimiz seçimler, halkın sağduyusu ve sivil inisiyatiflerin çabasıyla olağanüstü olaylar yaşanmadan sonuçlandı ve 4 yıl boyunca görev yapacak Meclis tablosu oluştu. Seçimler birbiriyle bağlantılı iki sonucuyla tarihe geçti; ilki yaklaşık 13 yıldır Türkiye tek başına yöneten AKP iktidarının son bulması, ikincisi ise siyasetinin merkezine Kürtlerin hak ve taleplerini yerleştiren bir partinin, yüzde 10’luk antidemokratik seçim barajını aşarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmesiydi. Farklı kesimlerde farklı yorumlara tabi tutulsa da bu sonuçlar Türkiye’nin geleceğini, sıradan bir seçimden çok daha fazla şekillendirecek sonuçlar yarattı. Seçimler, ‘başkanlık’ hevesini birilerinin kursağında bırakırken, seçimle işbaşına gelenlerin, ‘milli iradeye saygı’ ilkesini, kendilerini iktidar yapmadıkça tanımadıklarının da kanıtı oldu. 

Bununla bağlantılı olarak, 10 Ekim’de, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamı yaşandı. İslamcı terör örgütü IŞİD’in gerçekleştirdiği intihar saldırılarında 102 yurttaşımız hayatını kaybetti. O alanda “Barış” talebiyle bulunanlar, benzerine Ortadoğu’da rastlanan bir saldırıyla yok edilmeye çalışıldı. AKP iktidarının bizleri sürüklediği Ortadoğu yaşamı, bu coğrafyadaki İslamcı terör örgütlerinin eylem haritasına ülkemizi de ekledi. İktidar tarafından tırlarla silah gönderildiği iddiası çürütülemeyen bir İslamcı terör örgütü, ülkemizdeki bir arada yaşama iradesine saldırmış ve karanlığında 102 insanımızı kaybetmemize neden olmuştur. Basında da bir turnusol görevi gören bu saldırı, iktidar tarafından sansürün bir sebebi de olacak şekilde adeta fırsat olarak görülmüş, saldırıyı yayın yasakları izlemiştir. Bu katliamın ardından medyada yaşananlar, bir sonraki raporumuzda ayrıntısıyla ele alınacaktır.

Şiddeti uzun zamandır bir yönetme aracı olarak kullanan iktidarın, savaşı da ciddi bir alternatif olarak gündemde tuttuğu anlaşılmaktadır. Savaşarak kazanacaklarını, barışta kaybedeceklerine kurban vermek istemeyen bir iktidarın ülkeyi getirdiği durum, toplumun hayatına kastedecek noktaya varmıştır.

Üzülerek görüyoruz ki bu şartlarda medyanın büyük kısmı, iktidarın manipülasyon aracı olarak görev yapmış, terör saldırılarında hedef şaşırtmayı iş edinmiş durumdadır. Toplumsal gerilimi artıracak şekilde iktidar yanlısı yayınlar, gazetecilik mesleğinin de değersizleşmesine neden olmaktadır.

Hürriyet Gazetesi’ne yapılan baskınlar ve gazetenin yazarı Ahmet Hakan’ın uğradığı saldırı ve bu saldırıların faillerinin AKP ile ilişkileri göz önüne alındığında, iktidar partisinin adeta sokak eylemlerini örgütlediği görülmektedir.

Değerli meslektaşlarımız,

Raporumuzun kapsadığı bu dönemde ne yazık ki görev başındaki gazetecilere kolluk kuvvetlerinin saldırıları da sürmüş, şiddet ve gözaltı olayları yaşanmıştır. İfade özgürlüğünün pratik karşılığı olan mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelen bu tutumlar, halkın haber alma hakkının engellenmesi demektir.

Basına yönelik bu engelleme girişimleri, baskıcı iktidar tarafından tüm topluma yayılmak istenmektedir. Sosyal medya yasaklarının yanı sıra, TCK 299’da düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” ve yine hakaret davalarına dayanak olan TCK 125. madde, bütün bir ülkenin zapturapt altına alınmasının göstergeleridir. Şu ana kadar onlarca kişi, bu davalara muhatap olmuş, lise öğrencisinden tutun da gazetecilere kadar çok farklı kesimlerden insanlar, cezaevi tehdidiyle karşı karşıya gelmiştir. Bunlar, demokratik ülkelerde ancak korku hikayelerinin konusu olabilirken ülkemizde maalesef kanıksanan gerçekler durumuna gelmiştir.

Öte yandan, yaptığı haberler çalıştığı gazetenin patronunun iş bağlantılarına zarar getireceği düşüncesiyle gazeteciler işlerinden edilmekte, bazı yayın organlarının yayınları engellenmekte, yayın platformlarından kimi kanalların çıkarıldığı görülmektedir. Bazı haber portalları ve internet sitelerinin yayınları onlarca kez durdurulmakta, ülke adeta sessizliğin sularında boğulmak istenmektedir.

Özetle, görülmektedir ki ülkemiz katliamların sıradanlaştığı, İslamcı terörün güç kazandığı, sermayenin iyice fütursuzlaştığı ve savaşın kapılarının zorlandığı bir ülke haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Görülmektedir ki Türkiye, ifade özgürlüğünün yok edilmeye, basının bir kısmının susturulmaya diğer kısmının ise tetikçileştirilmeye, gazetecilerin ise sindirilmeye çalışıldığı bir ülke haline getirilmektedir. O kadar ki gazetecilerin, ölümle karşı karşıya kalmaya alışması istenmektedir.

Hal böyleyken Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz ki, ülkede gazetecilerin başına gelecek her hangi bir olumsuzluktan iktidar sorumludur. Gazetecileri ve basın kuruluşlarını açıktan hedef gösteren, gazetecilere ve basın kuruluşlarına saldıranların parti üyesi olduğu bir iktidar, ülkede işlenecek böylesi tüm suçlardan olduğu gibi gazetecilere dönük saldırılardan da sorumludur.

Tüm bunlara karşı, halkımızı duyarlı olmaya, meslektaşlarımızı da örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.

 

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU

 



M. Tali Öngören'i özlemle anıyoruz
GAZETECİ COŞKUN'A HAPİS CEZASI, BAĞIMSIZ YARGININ DEĞİL PARTİLİ YARGININ KARARIDIR
MESLEĞE BİR DARBE DAHA!
BİZ UTANMAYACAĞIZ “GAZETECİ” DİYENLER UTANMAYA MAHKUMDUR
BAĞIMSIZ, ÇOĞULCU VE ÖZGÜR BASIN İÇİN DAYANIŞMA VE MÜCADELEYE
1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI'NDA ALANLARDAYIZ
2017 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜL TÖRENİ
DOĞAN VE DEMİRÖREN GRUPLARINA SORUMLULUK ÇAĞRISI!
BU TARİHİ AYAR SADECE MEDYAYA DEĞİL TÜM TOPLUMA SUS İŞARETİDİR...
Onlar Çocuklarına Onurlu Bir Gelecek Bırakacak Ya Siz?
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 2017 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜLLERİ
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 40 YAŞINDA
UĞUR MUMCU GAZETECİLİĞİ ÖLÜMSÜZDÜR!
10 OCAK’I KUTLAMIYOR, OHAL REJİMİNİ REDDEDİYORUZ
ÇGD'DE GÖREV DEĞİŞİMİ
TEVFİK KIZGINKAYA GENEL BAŞKANLIK GÖREVİNDEN AYRILDI
Cumhuriyetçilerin hukuksuz tutukluğuna son verilmelidir!
ÇGD'NİN "YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ" YARIŞMASINA BAŞVURULAR BAŞLADI
SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ'NE KATILIM
"SANİYELİK TWEETE 3 YIL HAPİS VERENLERE, 'ÖMÜR BOYU BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DÜŞMANI ÖDÜLÜ' VERİLMELİDİR"
MUHABİRDEN MUHBİR YARATAMAZSINIZ!
Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Basın Özgürlüğü!
Gazetecilere yönelik baskılar bumerang gibidir, döner sizi vurur!
MESLEKTAŞLARIMIZA YÖNELİK SALDIRIYI KINIYOR, GERÇEKLERİN SÖZCÜSÜ OLACAĞIMIZI BİR KEZ DAHA HATIRLATIYORUZ!
RTÜK’E VATAN ŞAŞMAZ ÇAĞRISI
Tevfik Kızgınkaya'nın Adalet Kurultayı'nda "Medya ve Tarafsızlık" konulu toplantıda yaptığı konuşmanın metni
ÇGD, AB'nin ifade özgürlüğü konferansına davet edildi
MİT TIR’ları davasından çıkan ceza hukuka ihanet, gazeteciliğin başına silah dayamaktır
Arda Turan zihniyetini kınıyoruz
Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gazeteciliği asla!
Sözcü’ye yönelik operasyon derhal durdurulmalıdır!
Mustafa Ekmekçi'yi anıyoruz
Gazeteci Güven’in tutuklanması, adaletin yok edildiğinin son kanıtıdır!
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BUGÜN BİR KELEPÇE DAHA TAKILDI; YÖNETİCİMİZ KAPLANOĞLU DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!
BASINI ÖZGÜR OLAMAYAN BİR ÜLKENİN, NE BUGÜNÜ NE DE GELECEĞİ ÖZGÜRDÜR
1 MAYIS'TA ALANLARDAYIZ!
Wikipedia'ya yasak kabul edilemez
ÇGD 23. Dönem yönetimi göreve başladı
1 MAYIS'TA ALANLARDAYIZ
Demirhan derhal serbest bırakılmalıdır
Çağdaş Gazeteciler Derneği 23. Olağan Genel Kurul duyurusu
Cumhuriyetçiler derhal salıverilmelidir!
Çağdaş Gazeteciler Derneği 23. Olağan Genel Kurul duyurusu
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ, YAŞASIN ÇGD!
ÇGD YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016
Bir sonraki aşama Saray odaları mı?
Uğur Mumcu’yu anan gazeteci Deniz’in işine son verenler suikasta ortak olmuştur!
Yılın Başarılı Gazetecileri 2016 yarışmasına başvuru süresi uzatıldı
Kenan Kırkaya’nın gözaltına alınması haksız ve hukuksuzdur!
"YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016" BAŞVURULARI BAŞLADI
ÇOCUKLARA TACİZİ DUYURMAK SUÇ DEĞİL HABERCİLİKTİR!
Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!
Gazetecilik beğenilmeyen soruları sorma; saklanılan gerçekleri ortaya çıkarma işidir
IFJ'DEN "HEPSİNİ ÖZGÜR BIRAKIN" KAMPANYASI
Bugün gazeteciliği savunmak, özgürlükleri savunmaktır!
Emin Pazarcı’yı kınıyor, gazetecilik adına utanç duyuyoruz
Sınırsız yetki ve toptancı anlayışların karşısında olacağız
Ne darbe ne diktatörlük, halka ve gazetecilere yönelik tüm saldırıları kınıyoruz
Terörü de terör üreten politikaları da kınıyoruz
GAZETECİLERİN TUTUKLANMASI SİYASÎ KARARDIR!
Gazeteci Murat Güreş’e yapılan bıçaklı saldırıyı kınıyoruz, saldırganın bulunarak cezalandırılmasını istiyoruz
Çağdaş Gazeteciler Derneği, 2008 Yılının Başarılı Gazetecilerini açıkladı
Soruşturmalarınız bizleri yıldıramaz!
Gazeteci Tartanoğlu'nun haberi haberimiz, davası davamızdır!
YİNE GAZETECİLİK CEZALANDIRILDI, YİNE GAZETECİYE KURŞUN SIKILDI...
ANKARA KATLİAMI SORUMLULARINI YAZAN ÜÇ GAZETECİ HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILMASI HUKUKSUZDUR
G-9: ANKARA’DAKİ SALDIRIYI LANETLİYORUZ
GÖP: KAYYUM YOLUYLA MEDYA SUSTURULMAK İSTENİYOR
ÇGD ÖDÜL TÖRENİ 13 MART 2016 PAZAR GECESİ YAPILACAK
GÖP: Dündar ve Gül’ün tahliyesini selamlıyoruz
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 2015 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ
Mumcu’nun bıraktığı boşluk büyüyor, duvar yükseliyor
İMC TV muhabiri Refik Tekin’in kurşunlanmasını protesto ediyoruz
YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2015
Yöneticilerini tutuklattın, sıra el koymaya mı geldi?
İNADINA GAZETECİLİK!
AKP, gazetecilerin tazminatlarına ve işsizlik parasına göz koyacak kadar alçaldı
Özgür basını susturmak mümkün değildir!
AKP hem gazeteciliğin hem de emekçilerin düşmanıdır
“Uyarıyoruz: Bir gazetecinin canına kast edilirse sorumlusu İKTİDARDIR!”
Söylemiştik: Sorumlusu iktidardır!
AKP faşizminin medyayı susturma girişimini lanetliyoruz
YILMAZ BARIŞ SAVUNUCUSU ÖNGÖREN'İ SAYGIYLA ANIYORUZ
ANKARA MİTİNGİNİ KANA BULAYAN İKTİDARDIR
HÜKÜMET SAVAŞ SUÇU İŞLEMEKTEN DERHAL VAZGEÇMELİDİR
AHMET HAKAN'A YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ
DİHA’ya yapılan baskının tek amacı gerçeklerin öğrenilmesini engellemektir
Sendika.org ve Balcı yalnız değildir
Nokta Dergisi baskınını kınıyoruz
İHA Hakkari Temsilcisinin gözaltına alınmasını kınıyoruz
Hürriyet Gazetesi binasını basan güruh, insan hayatına kastetmiştir
Tunceli'deki meslektaşlarımızın yanındayız
Savaş hükümeti savaş medyasını dizayn ediyor
İngiliz meslektaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
HaberTürk Patronu ve Genel Yayın Yönetmeni ellerini gazetecilerin üzerinden çekmelidir
Milliyet'teki işten çıkarmalar, yeni bir medya operasyonunun habercisidir
Bir cumhurbaşkanı savaş çığırtkanlığı yapamaz, basını tehdit edemez
Basın Kartı sansür ve basına saldırının dayanağıdır, kaldırılsın
Savaş bölgelerinde gazetecilere saldırmak bir savaş suçudur!
Gazeteciler emekçilerin haklarını gasp etmemelidir, edemezler
1 - 2 - 3 - 4
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   bilgi@cgd.org.tr