Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın “makbul gazeteci” yetkisine Danıştay’dan: ‘dur!’
 01 Nisan 2021, Perşembe

Danıştay’dan Saray’ın medya düzenine darbe

''Milli Güvenlik ve kamu düzenine aykırı davranış'' kart iptal gerekçesi olamayacak

Basın kartı almak '' keyfi'' olarak engellenemeyecek

Danıştay: Basın Kartı Yönetmeliği gazetecileri baskı altında tutuyor

Gazetecilerin Baskı Altında Tutulması Kabul Edilemez

Danıştay, iktidarın kendisine yakın olmayan basını cezalandırmak amacıyla değiştirdiği Basın Kartı Yönetmeliği’ne basın özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle “dur” dedi. İktidara “makbul” gazeteci incelemesi yapamazsın” diyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ''milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırılık veya bunları alışkanlık edinme'', “gazetecilik meslek onurunu zedeleyecek işler yapılması” gibi muğlak ve keyfi gerekçelerle basın kartlarının iptal edilemeyeceğine karar verdi. Gerçek gazetecilerin basın kartları iptal edilirken Cumhurbaşkanlığı çalışanları başta, bürokrat ve memurlara hiçbir şart aramadan “ulufe” gibi basın kartı verilmesine imkân sağlayan Yönetmeliğin önemli maddelerinin yürütmesi durduruldu. Danıştay kararında mevcut Yönetmeliğin gazetecileri baskı ve endişe altında tutacağına dikkat çekilirken basın kartının verileceği kişilerde aranacak şartları içeren temel ilkelerin, bu hakka keyfi bir şekilde müdahale edilmesini önleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği uyarısı yapıldı.

ÇGD açmıştı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hazırladığı tartışmalı Yönetmelik Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) tarafından yargıya taşınmıştı. ÇGD avukatı Onur Can Keskin’in açtığı davada Danıştay 10. Daire, Yönetmeliğin sadece bir maddesinin yürütmesini durdurmuştu. Avukat Keskin ÇGD adına karara itiraz ederek, konuyu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşıdı.

Danıştay’ın en üst organı olan İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) kararı belli oldu. Kurul, yüzlerce gazeteciyi mağdur eden tartışmalı Yönetmeliğin en önemli düzenlemelerinin yürütmesini durdurdu. Kurul kararına göre, İletişim Başkanlığı’nın "basın meslek onurunu zedeleyecek işler yaptığı/yapması", "milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırı davranışlarda bulunması" ile "bunları alışkanlık edindiği/edinmesi" gibi “ muğlak ve keyfi” gerekçelerle basın kartları ve sürekli basın kartlarını iptal yetkisi engellendi.

İşte gerekçeler

Kararları bağlayıcı nitelik taşıyan Danıştay İDDK kararında “hukuk devleti” “basın özgürlüğü” “eleştirme ve değer yargısında bulunma hakkı” “gazetecinin savunma hakkı”na vurgu yaparken iktidara çok kuvvetli “hukuk devleti” mesajları verdi. Kurul, Anayasanın 2. Maddesine göre hukuk devletinin hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkelerinin bulunduğunun bilincine sahip devlet olduğu vurguladı.

Net ve açık olmalı

Kaydedilen kararda “öngörülebilirlik” ilkesinin, hukukun temel ilkelerinden olduğu ve bu ilkeye göre, kanunî ve idari düzenlemelerin açık ve net olması gerektiği kaydedildi. Kararda, “Buradaki amaç, ilgili kişilerin davranışlarını belirleyebilmesi ve belirli eylemlerin yol açabileceği sonuçları önceden öngörebilmesidir” denildi.

Belirsiz düzenleme yapamazsın

Kararında AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına da atıf yapan Kurul “belirlilik” ilkesine de vurgu yaparak, “Düzenlemenin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde yani idare tarafından takdir yetkisine dayanılarak keyfi uygulamalara imkân verilmeyecek şekilde yapılması gerekmektedir” gerekçesine dayandı.

Gazeteci rahatsız edebilir

Kararda, basın özgürlüğüne ilişkin anayasal kurallar ve demokratik toplumlardaki fikir özgürlüğüne ilişkin ilkeler sıralandı. Basının, kamu güçlerine olduğu kadar özel güçlere karşı da korunması gerektiğinin anlatıldığı kararda şöyle denildi:

“Bağımsız ve tarafsız yayıncılığın sürdürülebilmesi için alınacak önlemler de bu ödev kapsamındadır. İfade özgürlüğünün sözü edilen toplumsal ve bireysel işlevini yerine getirebilmesi için, AİHM’in de ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında sıkça belirttiği gibi, sadece toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü “haber” ve “düşüncelerin” değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekmektedir.”

Demokratik toplum için özgür basın

İfade özgürlüğünün çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olduğu, bu özgürlük olmaksızın “demokratik toplumdan” bahsedilemeyeceğinin anlatıldığı kararda, basın kartının, gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yürütürken etkin çalışmaları, sektörün her türlü zorlukları karşısında kendilerini savunabilmeleri için önemli olduğu anımsatıldı.

Basın kartı sadece kart değildir

Basın kartının ayrıca her türlü kamusal faaliyete katılma konusunda akreditasyon vazifesi gördüğü belirtilerek, “Basın kartı sadece bir meslek kartı olmayıp, aynı zamanda basın kartı sahibi olan kişiye habere, bilgiye, olaya erişebilme imkânında kolaylık sağlayan ve bu doğrultuda toplumun doğru bilgilendirilmesine araç olan bir karttır” denildi.

“Keyfi biçimde engellenemez”

Kararda, bu nedenle, basın kartının niteliği ile ne şekilde verileceği konusunda ve bu kartın verileceği kişilerde aranacak şartları içeren temel ilkelerin, anılan hakka keyfi bir şekilde müdahale edilmesini önleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

İŞTE DURDURULAN MADDELER

Danıştay İDDK öncelikle Basın Kartı Yönetmeliğinin sürekli basın kartı ve basın kartı iptallerine dayanak yapılan maddelerinin yürütmesini durdurdu.

Milli güvenlik ve kamu düzeni muğlak

Tartışmalı maddelerden bazıları 25, 29 ve 30. Maddelerinde düzenleniyordu. Yönetmeliğin "Basın meslek onurunu zedeleyecek işler yapması, davranışlarda bulunduğu veya alışkanlıklar edindiği ", "Milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırı davranışlarda bulunması veya bu tür davranışları alışkanlık edinmesi" hallerinde kartların iptal edilebileceğini düzenleniyordu. Kararda bu ifadelerin tanımının Yönetmelikte olmadığı vurgulanarak, şöyle denildi:

“Muğlak ifadeler içeren bu düzenlemeler, yukarıda açıklamasına yer verilen, 'hukuki öngörülebilirlik' ve 'hukuki belirlilik' ilkelerine aykırı olduğu gibi, bu ibarelerin yer aldığı düzenlemelerin basın kartı sahibi ilgilileri, mesleğini baskı altında, endişe içinde yerine getirmek zorunda bırakabileceği; bu nedenle de, anılan ibarelerin basının görevini tam olarak yerine getirmesine engel olabileceği sonucuna varılmıştır.”

Gazeteciye savunma hakkı şart

Kararda “Diğer taraftan, anılan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilen fiillere ilişkin tespitin hangi usul ile ne şekilde yapılacağı soruları açıkta kalmakta olup; bu sürece ilişkin soruşturma ya da inceleme yapılıp yapılmayacağı; ilgililerin savunmalarının alınıp alınmayacağı da belirsizdir. Kaldı ki, 'savunma hakkı'nın, bireyin en temel haklarından olduğu ve Anayasamızda da bu durumun hüküm altına alındığı; bu hakkın ihlal edilmesinin hukuka aykırılık oluşturacağı açıktır.

İdare tarafından, bu düzenlemelerin içeriğinin geniş tutulması, muğlak ifadeler kullanılarak, sınırlarının tam olarak belirtilmemesi nedeniyle basın kartının iptali konusunda tanınan yetkinin keyfi olarak kullanılabileceği ve idare ile bireyin bu anlamda karşı karşıya gelebileceği de göz önünde bulundurularak, düzenlemenin çerçevesinin açık ve net şekilde belirlenmesi gerekmektedir.” denildi.

Net ve açık olun

Kararda, basın kartının verilip verilmeyeceği yetkisinin komisyona bırakılmasına karşılık, nasıl ve kim tarafından iptal edileceğinin yönetmelikte belirtilmediği, yönetmelik düzenlemelerinin, muğlak ifadeler içermesi, net ve açık olmaması, sınırlarının tayin edilmemesi nedeniyle hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkesine aykırı vurgulandı.

“İstediğin kamu görevlisine basın kartı veremezsin”

Danıştay gerçek gazetecilerin basın kartları iptal edilirken Cumhurbaşkanlığı çalışanları başta, bürokrat ve memurlara hiçbir şart aramadan “ulufe” gibi basın kartı verilmesine imkan sağlayan düzenlemeyi de durduruldu. Kurul kararında, Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c bentleri sıralandı. Bu düzenlemelere göre, şu kişilere basın kartı verilebileceği anlatıldı:

''- Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatında basın-yayın faaliyeti yürüten ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda basın-yayın biriminde çalışan personelden en üst yönetici tarafından belirlenecek kişilere

- Bakanlıklarda, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği birimi amiri ile basın-yayın faaliyeti yürüten personelden bakan tarafından belirlenecek iki kişiye

- İletişim Başkanlığında; Başkan ve başkan yardımcılarına, 1. hukuk müşaviri, daire başkanları, taşra teşkilatı müdürleri, basın müşavirleri, basın ataşeleri ile Başkanlık birimlerinde fiilen görev yapan hukuk müşavirlerine, iletişim uzmanlarına ve uzman yardımcılarına, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı birimlerinde fiilen görev yapan personelden Başkanlıkça uygun görülenlere…''

Basın kartı gazeteciye verilir

Kararda, İletişim Başkanlığı’na basın kartı düzenleme yetkisinin verildiği ancak kartın kamu görevlilerine verilmesine ilişkin düzenleme yapma yetkisi tanınmadığı vurgulandı. Yönetmelikte, basın kartı verilmesine ilişkin değerlendirmelerin komisyon tarafından yapılacağı belirtilmesine rağmen dava konusu düzenlemelerde sadece en üst düzey yöneticinin, bakanın ya da başkanın uygun görmesinin yeterli sayıldığı vurgulandı.

Basın kartı verilecek personel konusunda da yönetmelikte sınırlama olmadığının anlatıldığı kararda, “Oysa ki basın kartı verilecek kişilere ilişkin hangi ölçütlerin esas alınacağının somut olarak ortaya konulması; nesnel ölçütlerin dava konusu Yönetmelik ile belirlenmesi gerekmektedir” denildi.

Hukuki belirlilik ilkesine aykırı

Kararda, bu nedenle, söz konusu düzenlemelerin hukuki belirlilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, “Yönetmeliğin 6. maddesinde basın kartı verilecek kişiler için belirli şartlar aranırken dava konusu düzenlemelerde herhangi bir şart aranmadan kısacası bu kartın sınırlama getirilmeden her konumdaki personele verilebilir olması Yönetmeliğin kendi içerisinde çelişkili hükümler barındırmasına yol açmıştır. Bu itibarla, hukuki belirlilik ilkesine aykırı şekilde düzenlenen anılan hükümlerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır” denildi.

Şimdi ne olacak?

İletişim Başkanlığı, basın kartı başvurusu yapan gazetecilere, yanıt vermeyerek, dosyalarını incelemede tutuyor ya da işleme koymuyordu. Başkanlığın basın kartı almaya hakkı olup olmadığı yönündeki şekli şartların dışına taşan ve yorum yoluyla ulaşılabilecek “makbullük” incelemesini mümkün kılan yasal dayanak ortadan kalktı. Danıştay İDDK kararı kesin ve bağlayıcı.

Hemen uygulanması gerekiyor

Karara göre, İletişim Başkanlığı, bu yolu izlemeksizin, başvuruları komisyona iletmek zorunda olacak. Başkanlığın bu yönde inceleme yapmasını gerektirecek bir süreye de ihtiyacı kalmadı. Yine karara göre, yürütmenin durdurulması kararı derhal uygulanacak, davanın bitmesi beklenmeyecek.

Danıştay’ın bu kararıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın bugüne kadar verdiği basın kartı ve sürekli basın kartı iptal kararları, basın kartı yenilememe ve basın kartı vermeme kararları hukuki dayanaktan yoksun hale geldi. Dosya bu karar üzerine Danıştay 10. Dairesine geri gönderildi. Şimdi, başvurudaki iptal istemleri esastan görülerek karara bağlanacak.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu

Mesleğimizi Savunmak, En Ağır Bedelleri de Öngörse Artık Yaşamsal Önemdedir!
GAZETECİLERE GİYDİRİLMEYE ÇALIŞILAN DELİ GÖMLEĞİ YIRTILMIŞTIR!
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın “makbul gazeteci” yetkisine Danıştay’dan: ‘dur!’
ÇGD 2021 Şubat Ayı Medya Raporu Basın Açıklaması
ÇGD 2021 Ocak Ayı Medya Raporu Basın Açıklaması
Mücadelemizin örgütü ÇGD 43 yaşında!
Üyemiz Uğur Mumcu’yu özlem ve saygı ile anıyoruz
10 Ocak gazetecilerin mücadele günüdür...
Biz bu ‘OLAY’ı biliyoruz!
ÇGD "Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri” için başvuru duyurusu
ÇGD: Bir meslektaşımız daha yargı sopasıyla susturulmak istendi!
Türkiye’de medyanın kamera arkasını gösteren istifa: Türkiye’de medya tek seslidir, o ses de ‘saray’ işaretiyle çıkar!
YIPRANMA HAKKIMIZ, İKTİDAR VE SERMAYENİN ‘YANDAŞ GAZETECİLİĞİ’NE BASAMAK YAPILMAK İSTENMİŞTİR!
ANA AKIM MEDYA KURULUŞLARI HALKIN HABER ALMA HAKKINA İHANET ETMİŞTİR!
GAZETECİLİĞE YÖNELİK BASKILAR ‘TEK MERKEZ’DEN ORGANİZE EDİLMEKTE!
HER GEÇEN AY ÖNCEKİNİ ARATIYOR! EYLÜL AYINDA EKRANLARA UTANÇ YAZILARI HAKİMDİ!
RTÜK, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DÜŞMANLIĞININ BAYRAKTARLIĞINI YAPMAKTA; FRENİ PATLAMIŞ KAMYON GİBİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ EZİP GEÇMEKTEDİR!
YEREL BASINDA ÇALIŞAN MESLEKTAŞLARIMIZ YALNIZ DEĞİLDİR!
DANIŞTAY, BASIN KARTI İÇİN SİGORTA PRİMLERİNİN ÖDENMESİ KOŞULUNA YAPTIĞIMIZ İTİRAZI HAKLI BULDU!
GAZETECİLİKTEN ETİK DEĞERLERİ ÇIKARDIĞINIZDA GERİYE KOSKOCA BİR HİÇ KALIR!
GEÇTİK BAYRAMI GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!
İçişleri Bakanı Soylu, RTÜK Başkanı Şahin ve BİK Genel Müdürü Duran İstifa Etmelidir!
GAZETECİLERİ SUSTURAMAZSINIZ!
GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR MESLEKTAŞLARIMIZ BIRAKILSIN!
KAMU KAYNAKLARIYLA BESLENİP BASININ BOĞAZINA ÇÖKEN, CELLAT KESİLEN KURUMLARI REDDEDİYORUZ! RTÜK VE BASIN İLAN KURUMU KURULUŞ AMAÇLARINA DÖNMELİDİR!
GAZETECİLİĞİ VİRÜS DEĞİL EMEKÇİ DÜŞMANI VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARŞITI UYGULAMALAR TEHDİT EDİYOR!
AYM SİYASETİ DEĞİL ANAYASAYI ESAS ALMALI, GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALIDIR!
BUGÜN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SUÇ SAYANLAR, YARIN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ARAR DURUMA DÜŞEBİLİRLER!
DİKKAT! SORUMSUZ YAYINCILIK CAN ALIR!
Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş ile yazar Işık Kansu’yu kınıyoruz!
GAZETECİLİK YARGILANAMAZ!
GAZETECİLER ŞUBAT AYINDA SINIR TANIMAYAN SALDIRI VE BASKILARA UĞRADI
2019 YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜLLERİ BELİRLENDİ
GAZETECİLERE YÖNELİK SALDIRILARI VE MESLEKTAŞLARIMIZIN GÖZALTINA ALINMASINI PROTESTO EDİYORUZ
GÜNE TANIK, YARINA UMUT OLMAK İÇİN ÇIKTIĞIMIZ YOLDA 42 YAŞINDAYIZ!
İSTANBUL TEMSİLCİMİZ UĞUR GÜÇ’E AÇILAN DAVA, HUKUKU DEĞİL 'SARAY’I EKSEN ALMIŞTIR!
SİSTEMATİK BASKIYA KARŞI TEK ÇIKIŞ YOLU ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDİR!
Basın kartları üzerinde planlanan kirli oyunlara derhal son verilmeli! İletişim Başkanlığı, hukuksuz kararlarıyla açıkça suç işliyor!
ANADOLU AJANSI KAHİRE BÜROSUNDA GÖZALTINA ALINANLAR SERBEST BIRAKILMALIDIR!
Mesleğimiz ve Haklarımız İçin Mücadelemizi de Dayanışmayı da Büyütelim
Gerçeklerle yalanların keskinleştiği bir döneme giriyoruz. Medya hiçbir provokasyona alet olmamalı
Bursa'da örgütümüzü hedef alan 'Şehir Gazetesi'ni uyarıyoruz: GAZETECİLİK, NE BEZİRGÂNLIK NE DE HEDEF GÖSTERMEKTİR...
BASIN İLAN KURUMU'NU UYGULADIĞI CEZALARI KALDIRMAYA VE ŞEFFAF OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ
ÇGD "Yılın Başarılı Gazetecileri" yarışmasına başvurular başladı
KONU GAZETECİLİK OLUNCA AYM BİLE ANAYASAYI İHLAL EDECEK NOKTAYA DÜŞMÜŞTÜR!
Hürriyet işvereni suç işlemiştir, çürümüşlüğünü göstermiştir
Basın özgürlüğü tehdit değil, yarınlara güvenli bakabilmemizin teminatıdır!
"Antarktika Güney Kutbe ve Küresel Isınma" Belgesel Gösterimi
Cumhuriyet Gazetesi'ni sorumluluğa çağırıyoruz
24 TEMMUZ, BAYRAM DEĞİL BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE GÜNÜDÜR!
Türkiye'de basın özgürlüğü için tünelden önceki son çıkıştayız!
SETA, fişleme belgesi ile suç işlemiştir!
BASIN KARTI YÖNETMELİĞİNİN İPTALİ DAVAMIZDA CUMHURBAŞKANLIĞI SAVUNMA VERECEK
Bayramı cezaevinde geçirmek zorunda kalan gazeteciler yalnız değildir!
Gazetecilere yönelik saldırılara iktidar tepki vermelidir
TRT halkındır, şirketleştirilemez
24. Olağan Genel Kurul Duyurusu
2018 YILI BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜLLERİ BELİRLENDİ
İzmirGazetesi’ndeki meslektaşlarımızın hakları bir an önce verilmelidir!
ÇGD 41 Yaşında
Gazeteciler İşsiz, Gazeteler Habersiz
ÇGD "Yılın Başarılı Gazetecileri" yarışmasına başvurular başladı
Gazeteciler sarayın memuruna dönüştürülmek isteniyor, reddediyoruz!
ÇAĞDAŞ GELENEĞİ BURSA ŞUBEMİZLE GÜÇLENİYOR
ANKA'ya Kilit Vuranlar, Hesabını Vermelidir
Basın Özgürlüğü Olmadan Cumhuriyet; Cumhuriyet Olmadan Basın Özgürlüğü Olamaz! Yaşasın Cumhuriyet!
M. Tali Öngören'i özlemle anıyoruz
GAZETECİ COŞKUN'A HAPİS CEZASI, BAĞIMSIZ YARGININ DEĞİL PARTİLİ YARGININ KARARIDIR
MESLEĞE BİR DARBE DAHA!
BİZ UTANMAYACAĞIZ “GAZETECİ” DİYENLER UTANMAYA MAHKUMDUR
BAĞIMSIZ, ÇOĞULCU VE ÖZGÜR BASIN İÇİN DAYANIŞMA VE MÜCADELEYE
1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI'NDA ALANLARDAYIZ
2017 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜL TÖRENİ
DOĞAN VE DEMİRÖREN GRUPLARINA SORUMLULUK ÇAĞRISI!
BU TARİHİ AYAR SADECE MEDYAYA DEĞİL TÜM TOPLUMA SUS İŞARETİDİR...
Onlar Çocuklarına Onurlu Bir Gelecek Bırakacak Ya Siz?
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 2017 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜLLERİ
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 40 YAŞINDA
UĞUR MUMCU GAZETECİLİĞİ ÖLÜMSÜZDÜR!
10 OCAK’I KUTLAMIYOR, OHAL REJİMİNİ REDDEDİYORUZ
ÇGD'DE GÖREV DEĞİŞİMİ
TEVFİK KIZGINKAYA GENEL BAŞKANLIK GÖREVİNDEN AYRILDI
Cumhuriyetçilerin hukuksuz tutukluğuna son verilmelidir!
ÇGD'NİN "YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ" YARIŞMASINA BAŞVURULAR BAŞLADI
SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ'NE KATILIM
"SANİYELİK TWEETE 3 YIL HAPİS VERENLERE, 'ÖMÜR BOYU BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DÜŞMANI ÖDÜLÜ' VERİLMELİDİR"
MUHABİRDEN MUHBİR YARATAMAZSINIZ!
Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Basın Özgürlüğü!
Gazetecilere yönelik baskılar bumerang gibidir, döner sizi vurur!
MESLEKTAŞLARIMIZA YÖNELİK SALDIRIYI KINIYOR, GERÇEKLERİN SÖZCÜSÜ OLACAĞIMIZI BİR KEZ DAHA HATIRLATIYORUZ!
RTÜK’E VATAN ŞAŞMAZ ÇAĞRISI
Tevfik Kızgınkaya'nın Adalet Kurultayı'nda "Medya ve Tarafsızlık" konulu toplantıda yaptığı konuşmanın metni
ÇGD, AB'nin ifade özgürlüğü konferansına davet edildi
MİT TIR’ları davasından çıkan ceza hukuka ihanet, gazeteciliğin başına silah dayamaktır
Arda Turan zihniyetini kınıyoruz
Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gazeteciliği asla!
Sözcü’ye yönelik operasyon derhal durdurulmalıdır!
Mustafa Ekmekçi'yi anıyoruz
Gazeteci Güven’in tutuklanması, adaletin yok edildiğinin son kanıtıdır!
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BUGÜN BİR KELEPÇE DAHA TAKILDI; YÖNETİCİMİZ KAPLANOĞLU DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2021   |   bilgi@cgd.org.tr