Türkiye’de medyanın kamera arkasını gösteren istifa: Türkiye’de medya tek seslidir, o ses de ‘saray’ işaretiyle çıkar!
 04 Aralık 2020, Cuma

Yüzyılımızın teknoloji ve iletişim çağı olduğu gerçeği; bilgi, haber, eğlence hatta eğitimi de kapsayacak şekilde her geçen gün daha da genişleyen medyayı, yaşanan gelişmelerin ve toplumların yönlendirilmesinin merkezine yerleştirmiş durumda. Bu açıdan bağımsız ve eleştirel nitelikli, yaygın ve etkin ulusal medyası bulunan ülkeler, gerçeklerin bilgisine sahip olarak geleceklerine güven içinde adım atabilmektedir. Dolayısıyla medya bir toplum için ışık yayan fener de ışığı engelleyen perde de olabilir.

Türkiye medyasının büyük kısmı, toplumun her geçen gün daha da fazla karanlığa gömülmesine neden olan perde işlevini benimsemiş durumdadır. Özellikle iktidarın imkânlarıyla ayakta duranlar ile iktidarın güdümündeki gazete, televizyon, radyo ve internet siteleri adeta iktidarın bir uzvu gibi hareket etmekte, iktidara yönelen her türlü eleştiriye kalkan olma görevi üstlenmektedir. Ne yazık ki bu durum medyanın ‘normali’ haline gelmiştir. İçine düşülen çukurun derinliği ise ancak olağanüstü olayların yaşandığı dönemlerde kesif şekilde görülebilmektedir.

İşte bu olaylardan biri geçen ay yaşandı ve Türkiye’deki medyanın büyük kısmının hüviyeti ortaya saçıldı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifası; sırtını iktidara dayayan, iktidarın güdümüne giren basın-yayın organlarının varlık nedenlerini yitirdiğini ve Türkiye halkına zarardan başka hiçbir şey vermeyeceği bir kez daha gösterdi. Hem Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik krizde bulunduğu konum hem de Tayyip Erdoğan’ın en yakınındaki kişi olmasından kaynaklı istifası yıllarca konuşulacak bir haber niteliği taşıyan Berat Albayrak, iktidar medyası ve güdümlü medya anlayışının hâkim olduğu televizyon kanalları ve internet sitelerinde saatlerce tek satır yer almadı. Cumhuriyet, Sözcü ve BirGün gazeteleri ile Tele-1 ve Halk TV, internet sayfaları ya da o anda yayında olan programları aracılığıyla istifa kararını kamuoyuyla paylaşırken, iktidarın hakim olduğu medyada bir günden daha fazla süre, 27 saat boyunca herhangi bir yayın yapmadı. RTÜK kayıtlarına göre; istifa, Türkiye genelindeki 1780 kanaldan sadece 5’inde ilk saatlerde haber oldu, geriye kalan 1775 kanalda haberleştirilmedi. Albayrak’ın istifası, ertesi gün habercilik yapan gazetelerin dışındaki yayın organlarında da yer almadı.

Bu durumu daha da vahim noktaya getiren gelişme ise, 27 saat sonra yaşandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı aracılığıyla yapılan ve Berat Albayrak’ın görevinden ‘affını istediği’ ve ‘kabul edildiği’ yönündeki açıklama sonrası söz konusu iktidar hakimiyetindeki yayın organları, gelen talimat doğrultusunda ‘harekete’ geçti. Tahmin edilebileceği gibi haberler, hükümette herhangi bir kriz yaşanmadığı bir içerikte; adeta bir şube müdürünün görevinden ayrılması şeklinde yansıtıldı. Albayrak’a şube müdürü görevinden ayrılmış muamelesi yapan medya kuruluşlarının gözden kaçırdığı şey ise, kendilerinin de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde bir masaya dönüştükleriydi.

Kasım ayında yaşanan bir diğer gelişme ise gazetecilerin ‘yıpranma hakkı’ olarak bilinen fiili hizmet süresine ilişkin düzenlemeydi. Anayasa Mahkemesi bu hakkı, yönetmelik düzeyindeki bir mevzuat kapsamında basın kartı şartına bağladığı için eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etmiş; bunun üzerine yeniden yasa çıkarılması gerekliliği gündeme gelmişti. TBMM’ye sunulan ve AKP-MHP milletvekillerinin oylarıyla yasalaşan düzenleme, kanun hükmünde kararnameye atıf yaparak soruna çözüm üretilmek istenmiş ancak basın kartı verilmesi yine yönetmelik düzeyinde kaldığı için Anayasa Mahkemesi’nin kararı yerine getirilmemiş oldu. Basit bir hukuki hata olarak görülemeyecek bu durum basın örgütleri tarafından iktidar temsilcilerine ısrarla anlatılmasına karşın gereken yönde değişikliğe gidilmedi. Çünkü; iktidarın gözünde mesleğimiz gazetecilik, sıradanlaştırılmak, basitleştirilmek, kontrol altına alınmak ve kimliksizleştirilmek istenmektedir. Böylelikle de gerçeklerin halktan gizlenmesi, toplumun yalanlarla yönlendirilmesi sağlanabilecektir.

Geçen ay yaşanan ve iktidar medyasının kirlilik düzeyini aşikâr eden bir olaya da raporumuzda yer verdik. İktidar yanlısı yayın yapan TV100 kanalının yöneticilerinin şantajla bir iş insanından para almak istediği iddiası gündeme geldi. Buna göre; 3N Medya grubuna bağlı TV100 kanalı ve internet sitesinin patronu Necat Gülseven ile kanal yöneticisi Murat Kelkitoğlu, “elektronik para” programı Papara’nın sahibi Ahmed Faruk Karslı’dan, Papara’nın “kaçak bahis ve kumar çetelerinin para trafiğine aracılık ettiği” ve babası Abdürrahim Karslı’nın “FETÖ’yle bağlantılı olduğu” yönünde haber yapmakla tehdit ederek para almak istedi. Ahmet Faruk Karslı, ses kayıtlarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Türkiye’de gazeteciliğin daha da fazla kan kaybına uğramaması için bu davanın takipçisi olacağımız iyi bilinmeli.

Türkiye’de medyayı ‘tek sesli’ hale sokmaya; afet, salgın, deprem, patlama, baskı, sansür ve adliye koridorlarında yıpranan meslektaşlarımızın haklarını gasp etmeye ve mesleğimizin adını kirletmeye çalışanlara karşı halkın doğruları öğrenme hakkı, düşün ve ifade özgürlüğü yolunda yürümeye devam edeceğiz.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu


Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Basın Özgürlüğü!
Gazetecilere yönelik baskılar bumerang gibidir, döner sizi vurur!
MESLEKTAŞLARIMIZA YÖNELİK SALDIRIYI KINIYOR, GERÇEKLERİN SÖZCÜSÜ OLACAĞIMIZI BİR KEZ DAHA HATIRLATIYORUZ!
RTÜK’E VATAN ŞAŞMAZ ÇAĞRISI
Tevfik Kızgınkaya'nın Adalet Kurultayı'nda "Medya ve Tarafsızlık" konulu toplantıda yaptığı konuşmanın metni
ÇGD, AB'nin ifade özgürlüğü konferansına davet edildi
MİT TIR’ları davasından çıkan ceza hukuka ihanet, gazeteciliğin başına silah dayamaktır
Arda Turan zihniyetini kınıyoruz
Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gazeteciliği asla!
Sözcü’ye yönelik operasyon derhal durdurulmalıdır!
Mustafa Ekmekçi'yi anıyoruz
Gazeteci Güven’in tutuklanması, adaletin yok edildiğinin son kanıtıdır!
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BUGÜN BİR KELEPÇE DAHA TAKILDI; YÖNETİCİMİZ KAPLANOĞLU DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!
BASINI ÖZGÜR OLAMAYAN BİR ÜLKENİN, NE BUGÜNÜ NE DE GELECEĞİ ÖZGÜRDÜR
1 MAYIS'TA ALANLARDAYIZ!
Wikipedia'ya yasak kabul edilemez
ÇGD 23. Dönem yönetimi göreve başladı
1 MAYIS'TA ALANLARDAYIZ
Demirhan derhal serbest bırakılmalıdır
Çağdaş Gazeteciler Derneği 23. Olağan Genel Kurul duyurusu
Cumhuriyetçiler derhal salıverilmelidir!
Çağdaş Gazeteciler Derneği 23. Olağan Genel Kurul duyurusu
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ, YAŞASIN ÇGD!
ÇGD YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016
Bir sonraki aşama Saray odaları mı?
Uğur Mumcu’yu anan gazeteci Deniz’in işine son verenler suikasta ortak olmuştur!
Yılın Başarılı Gazetecileri 2016 yarışmasına başvuru süresi uzatıldı
Kenan Kırkaya’nın gözaltına alınması haksız ve hukuksuzdur!
"YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016" BAŞVURULARI BAŞLADI
ÇOCUKLARA TACİZİ DUYURMAK SUÇ DEĞİL HABERCİLİKTİR!
Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!
Gazetecilik beğenilmeyen soruları sorma; saklanılan gerçekleri ortaya çıkarma işidir
IFJ'DEN "HEPSİNİ ÖZGÜR BIRAKIN" KAMPANYASI
Bugün gazeteciliği savunmak, özgürlükleri savunmaktır!
Emin Pazarcı’yı kınıyor, gazetecilik adına utanç duyuyoruz
Sınırsız yetki ve toptancı anlayışların karşısında olacağız
Ne darbe ne diktatörlük, halka ve gazetecilere yönelik tüm saldırıları kınıyoruz
Terörü de terör üreten politikaları da kınıyoruz
GAZETECİLERİN TUTUKLANMASI SİYASÎ KARARDIR!
Gazeteci Murat Güreş’e yapılan bıçaklı saldırıyı kınıyoruz, saldırganın bulunarak cezalandırılmasını istiyoruz
Çağdaş Gazeteciler Derneği, 2008 Yılının Başarılı Gazetecilerini açıkladı
Soruşturmalarınız bizleri yıldıramaz!
Gazeteci Tartanoğlu'nun haberi haberimiz, davası davamızdır!
YİNE GAZETECİLİK CEZALANDIRILDI, YİNE GAZETECİYE KURŞUN SIKILDI...
ANKARA KATLİAMI SORUMLULARINI YAZAN ÜÇ GAZETECİ HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILMASI HUKUKSUZDUR
G-9: ANKARA’DAKİ SALDIRIYI LANETLİYORUZ
GÖP: KAYYUM YOLUYLA MEDYA SUSTURULMAK İSTENİYOR
ÇGD ÖDÜL TÖRENİ 13 MART 2016 PAZAR GECESİ YAPILACAK
GÖP: Dündar ve Gül’ün tahliyesini selamlıyoruz
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ 2015 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ
Mumcu’nun bıraktığı boşluk büyüyor, duvar yükseliyor
İMC TV muhabiri Refik Tekin’in kurşunlanmasını protesto ediyoruz
YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2015
Yöneticilerini tutuklattın, sıra el koymaya mı geldi?
İNADINA GAZETECİLİK!
AKP, gazetecilerin tazminatlarına ve işsizlik parasına göz koyacak kadar alçaldı
Özgür basını susturmak mümkün değildir!
AKP hem gazeteciliğin hem de emekçilerin düşmanıdır
“Uyarıyoruz: Bir gazetecinin canına kast edilirse sorumlusu İKTİDARDIR!”
Söylemiştik: Sorumlusu iktidardır!
AKP faşizminin medyayı susturma girişimini lanetliyoruz
YILMAZ BARIŞ SAVUNUCUSU ÖNGÖREN'İ SAYGIYLA ANIYORUZ
ANKARA MİTİNGİNİ KANA BULAYAN İKTİDARDIR
HÜKÜMET SAVAŞ SUÇU İŞLEMEKTEN DERHAL VAZGEÇMELİDİR
AHMET HAKAN'A YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ
DİHA’ya yapılan baskının tek amacı gerçeklerin öğrenilmesini engellemektir
Sendika.org ve Balcı yalnız değildir
Nokta Dergisi baskınını kınıyoruz
İHA Hakkari Temsilcisinin gözaltına alınmasını kınıyoruz
Hürriyet Gazetesi binasını basan güruh, insan hayatına kastetmiştir
Tunceli'deki meslektaşlarımızın yanındayız
Savaş hükümeti savaş medyasını dizayn ediyor
İngiliz meslektaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
HaberTürk Patronu ve Genel Yayın Yönetmeni ellerini gazetecilerin üzerinden çekmelidir
Milliyet'teki işten çıkarmalar, yeni bir medya operasyonunun habercisidir
Bir cumhurbaşkanı savaş çığırtkanlığı yapamaz, basını tehdit edemez
Basın Kartı sansür ve basına saldırının dayanağıdır, kaldırılsın
Savaş bölgelerinde gazetecilere saldırmak bir savaş suçudur!
Gazeteciler emekçilerin haklarını gasp etmemelidir, edemezler
Yurt Gazetesi’nde yaşananlar kabul edilemez
Genel Yayın Yönetmenleri toplantının gerçek içeriğini açıklamalıdır
TURHAN SALMAN'I KAYBETTİK
Sansür kaldırılmalı, halka ve basın emekçilerine yönelen şiddet derhal son bulmalıdır
Sahte bayramlara değil barışa ihtiyacımız var
SURUÇ'TA YAŞANAN KATLİAMLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMAMIZ
Barış içinde yaşama iradesine saldırılar son bulmalı
Star gazetesi gazetecilik mesleğini reddetmiştir
Akçakale Sınır Kapısı'nda gazetecilerin tehdit edilmesine ilişkin basın açıklaması
Şanlıurfa'da gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili basın açıklamamız
G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu’nun Metal İşçileri Direnişi'yle ilgili açıklaması
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL MERKEZİ 22. OLAĞAN GENEL KURUL ÇAĞRISI
Avrupa Parlamentosu heyeti Ankara’da seçim güvenliği ve basın özgürlüğünü değerlendiriyor
ÇGD 1 MAYIS AÇIKLAMASI
Dünya Basın Özgürlüğü günü etkinliği
ÇGD: ‘Kaçak Saray’a şirin gözükmek isteyen Avea’yı kınıyor ve özür dilemeye çağırıyoruz
Gerçekler yasaklarla saklanamaz
Cenazede akreditasyon uygulamasını kınıyoruz
Yeni Şafak Gazetesi’ni kınıyoruz
BERKİN ELVAN ANMASINDA POLİSİN BASINA UYGULADIĞI ŞİDDETİ KINIYORUZ
2014 YILININ BAŞARILI GAZETECİLERİ ÖDÜL TÖRENİ
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2021   |   bilgi@cgd.org.tr