Basın özgürlüğü
 21 Temmuz 2015, Salı
t24.com.tr - 21 Temmuz 2015
 
 
 
 
DİREN GAZETECİLİK!

AKP’nin iktidara geldiği 2 Kasım 2002 tarihi, Türkiye siyasi tarihi açısından olduğu kadar, Türkiye basın tarihi açısından da bir dönüm noktasıdır. Bu dönüm noktası, düşünce ve fikir özürlüğünden kamuoyunun bilgi edinme hakkına, basın emekçilerinin örgütlenme özgürlüğünden özlük haklarına kadar tüm kazanımlarının geriletilmesi, hatta güncel söylemle ‘sıfırlanmasına’ kadar ulaşmıştır.
Tüm alanlarda olduğu gibi faydacı bir zihniyetle –benim yanımdaysan varsın, değilsen yoksun– yola çıkan ve yol alan AKP iktidarı, 12 yıl önce işbaşına gelirken Avrupa Birliği’nin bireysel ve kolektif hak ve özgürlüklerini diline dolamış, takiye yeteneğini en üst düzeyde kullanarak, yıllardır kendisini bu topluma ‘aydın’ ve ‘entelektüel’ göstermeye çalışan, önceki iktidar odaklarıyla da koyun postuna bürünmüş kurt kurnazlığıyla iş tutan kişi ve kesimlerle gazetecilik mesleğini adeta kuşatmıştır. Halka karşı bu kirli işbirliği kısa zamanda sonuçlarını vermiş, bugün Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan medya gücüne de sahip siyasi muhaliflerini yok etmeye başlamıştır. Kendisi de popülist ve çıkarcı bir anlayışla var olan Uzan Grubu’nun bitirilmesi bunun en net örneği olurken, diğer medya gruplarının yaşananlara tavrı ellerini ovuşturup fırsat kollamak olmuştur. Ama bu fırsatçılık ve suskunluk, ellerinde tuttukları basın ve yayın kuruluşlarını, halka gerçeği ve doğruyu iletme araçları değil kâr-zarar dengesi üzerinden görenleri de yok etmeye yönelmiştir. AKP, devletin bir yandan istihbarat ve polis gücü, diğer yandan mali temelli birimleri aracılığıyla karşıtı basın-yayın organlarını ya sahiplik yapısını değiştirip ele geçirmeyi ya da tehdit ederek susturmayı her geçen gün daha sert bir şekilde uygulamaya koymaktan kaçınmamıştır. Erdoğan, doğrudan kendisine bağlayamadığı, tam olarak istediği kalıba sokamadığı basın yayın organlarında çalışan yazarları seçim meydanlarında yuhalatarak hedef göstermiş, bu kişilerin patronlarına seslenerek ‘işten atmaları’ çıkışında bulunmuş; olmadı, meydanlarda halkı söz konusu gazeteleri boykot etmeye çağırmıştır. Kendi siyasi ikbali için her türlü yolu deneyeceğini “kitabı bomba”, “gazeteciyi terörist” diye tanımlayarak defalarca gösteren AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, son yıllarda siyasi olduğu kuşku götürmez bir gerçek olan yargılama süreçleriyle yüzü (100) aşkın gazeteciyi demir parmaklıkların arkasına göndermiştir. Recep Tayyip Erdoğan hızla yol aldığı bu karanlık koridorda her zaman ‘paralel’leriyle de paslaşmıştır.
Türkiye basın hayatına ‘operasyonel’ amaçlı gazeteler giriş yapmış; ele geçirilerek ‘yandaş’ yapılan medya organlarıyla haysiyet cellatlığına soyunulmuş, gazetecilik mesleği halkın doğru haber alma hakkını sağlayan araçlar olmaktan çıkartılıp iktidarın kirli ve acımasız politikalarının meşrulaştırıldığı yapılara dönüştürülmüştür.
Bugün Türkiye öznelinde yaşadığımız gazetecilik faaliyetinin aslında basın tarihine dikkatli bakıldığında faşizmle örtüşmüş başka bir uygulamaya çok ama çok benzediği rahatlıkla görülebilir. Hitler’in Propaganda Bakanı Dr. Paul Joseph Goebbels’in uygulamaları, size de bugünkünden çok farklı görünmüyordur tahminimizce!
AKP iktidarı, basın ve yayın organlarını propaganda aracı haline dönüştürme çabasına, mesleğimiz adına utançla söylüyoruz ama ‘kendi gazeteci, yazarları’nı da oluşturarak devam etmiştir. İktidardan beslenen, iktidarın sözcülüğünü yapmaktan kaçınmayan ve sayıları gün geçtikçe artan ‘gazeteci’ kimliği altına sızmış kişiler nedeniyle, düşünce ve fikri namusu bilerek haber üreten çok sayıda gazeteci de işlerini yapamaz hale getirilmiş, daha da ilerisi işsizlik süreciyle karşı karşıya bırakılmıştır. İktidarla aynı masada oturan ‘yandaş’ basın yayın organlarının sahipleri ile yaşananlara ‘ben nasıl faydalanırım’diye bakan basın yayın organları sahipleri, bir kalemde yüzlerce gazeteciyi işinden çıkarmaktan kaçınmamıştır. Etik kuralların en üst düzeyde tutulması gereken basın yayın faaliyetlerine tam bir kuralsızlık hâkim kılınmış, ‘havuz medyaları’ oluşturulmuştur. Bu anlayış iktidarın güdülemesiyle ‘belli işadamları’nın para aktardıkları ‘havuz’ üzerinden basın-yayın kuruluşlarının satın alınması şekline büründüğü gibi, merkez medya tarafında da işten çıkartmalar, Ankara bürolarının tasfiyesi şeklinde uygulamaya konulmuş; iki uygulama da aynı sonucu, yani gazeteciliğini yok etmeyi hedeflemiştir.
AKP’nin işbaşında geçen yılları, basın emekçilerinin başta YIPRANMA HAKKI olmak üzere özlük ve örgütlenme haklarını da tırpanlamıştır. YIPRANMA HAKKI iktidar tarafından önce kaldırılmış daha sonra kuşa çevrilmiş bir şekilde geri getirilerek gazetecilere ‘sus payı’ verilmek istenmiştir. İktidar ve sermaye odaklı basın üzerindeki kara bulutlar, gazetecilerin örgütlenme bilinçlerine de ciddi darbe vurmuş; ‘yandaş’ ya da ‘sansür-otosansür’ girdabına sokulan gazeteciler, sendikal örgütlülüklerden uzak kalmaya zorlanmıştır. AKP’nin Anadolu Ajansı’nda sendikal faaliyete yönelik darbesi ise yıllar sonra dönüp bakıldığında da çok net derslerin çıkartılabileceği bir olay olarak Türkiye basın tarihine geçmiştir. Bu dönemde işten çıkartılan gazetecilerin özlük haklarını elde
etme yolları da daraltılmış; iş mahkemelerinde basın emekçileri lehine sonuçlanan davalar artık işveren lehine doğru kaymaya başlamıştır.
AKP’nin basın-yayın ve kitle iletişim araçları üzerinden kurmaya çalıştığı hâkimiyet hegemonya ilişkisine karşın geçen 12 yıllık süreçte AKP’ye rağmen doğru haber almanın bir hak olduğu halk tarafından da ortaya konulmaya başlandı. Özellikle Gezi Parkı Direnişi sonrasında kamusal yayıncılıktan uzaklaşan basın yayın organlarına halkın tepkisi ve sonrasında alternatif medya olarak tanımlanan internet medyası ve sosyal ağlar tüm baskılara karşı doğru haberleri yaygınlaştırma araçlarına dönüştürülmüştür.
Geride kalan 12 yıldaki tüm olumsuz gelişmelere karşın, halkın son dönemde göstermiş olduğu tepki, ‘gerçekler ve halk için habercilik’ anlayışındaki biz Çağdaş Gazeteciler Derneği üyeleri için de en büyük umutlardan biri olmuştur; bu bilinçle 37 yıldır yürüdüğümüz gazetecilik mesleğinde, emin adımlarla yürümeye ve olumsuz gelişmelere karşı tutumumuzu sürdürmeye devam edeceğiz.
ULUSAL VE ULUSLARARASI GAZETECİ
ÖRGÜTLERİNİN GÖZÜNDEN
“TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ”
FREEDOM HOUSE- KÜRESEL BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
HARİTASI (2014)
1
1
http://www.freedomhouse.org/report/freedom-press/freedom-press-2014#.U2OL44F_
sRo
adresinden indirilmiştir.
29
Freedom House
DÜNYADA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ RAPORU 2014
Merkezi Washington’da bulunan sivil toplum kuruluşu Freedom House’un, 3 Ma
-
yıs 2014 Dünya Basın Özgürlüğü gününde açıkladığı
Dünyada Basın Özgürlüğü Rapo
-
runda
Türkiye ‘kısmen özgür’ statüsünden ‘özgür değil’ statüsüne gerilemiştir. Bir önce
-
ki yıla göre 14 sıra gerileyerek 197 ülkeden 134. sıraya gelen Türkiye ile ilgili olarak, ra
-
porda şu sözlere yer verilmiştir:
— “Önce Gezi Parkı protestolarını takip eden gazeteciler güvenlik güçleri tarafından he
-
def alındı. Hükümete yönelik yolsuzluk iddiaları ile ilgili haber yapan gazetecilerin iş
-
lerine son verilmesi için baskı uygulandı.”
— “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı eleştirilerin en aza indirilmesi için bir dizi
strateji uygulandı...”
— “Medya yöneticileri, hükümeti eleştiren gazetecilerin susturulmaması halinde çeşitli
yaptırımlarla tehdit ediliyorlar.”
Raporda en dikkat çekici bölümlerden birisi de, Recep Tayyip Erdoğan hükümeti
-
nin basın özgürlüğünün karşısındaki önemli engellerden olduğunun söylenmesidir. Ay
-
rıca Türkiye’nin basın özgürlüğünde gerilemesinin nedeni olarak özel şirketlere hükü
-
metin çizgisi doğrultusunda hareket etmesi için baskı yapılması da gösterilmiştir.
Raporda;
— “Daha birkaç yıl önce Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik için ciddi müzakereler yürü
-
ten Erdoğan hükümetinin şimdi basın özgürlüğünün karşısında önemli bir engel oldu
-
ğu görülüyor”
denilmiştir
.
Yine Freedom House’un 2014 yılında yayınladığı
Dünya Özgürlük Raporunda
ise Türkiye ‘kısmen özgür’ ülkeler arasında yer almıştır. Söz konusu raporda yine ba
-
sın ile ilgili;
30
— “Hükümetin eylemleri konusunda kamuoyunda yürütülen tartışmayı daraltmak,
hükümetin iddialarına muhalefet eden gazeteci ve medya kuruluşu sahiplerini
cezalandırmak için hükümetin medya üzerindeki ağrılığını orantısız bir şekilde
kullandığı ve ülkedeki siyasi ve sosyal kutuplaşmayı daha da derinleştirdiği sonu
-
cuna varılmıştır”
denilmektedir.
Rapor hakkında ‘Akşam’ gazetesi yazarı Gönül Tol tarafından yazılan ve gazete ta
-
rafından yayınlanmayan yazı aşağıda yer almaktadır:
Freedom House, Yahudiler ve Düşündürdükleri...
2
GÖNÜL TOL
Freedom House raporunda, Türkiye’yi basın özgürlüğünün olmadığı ülkeler hari
-
tasına konumlandırdı. Freedom House bir sivil toplum örgütü. Tanımı gereği ‘sivil’ ol
-
ması, yani siyasi otoritenin kontrolünden bağımsız işlemesi gerekiyor. Fakat bütçesinin
büyük kısmı Amerikan hükümeti tarafından karşılanıyor. Sivil toplum örgütleri hükü
-
metlerden proje bazlı fon alır. Bu, prensipte sorunlu olmasına rağmen kabul edilebilir
bir durum haline geldi. Fakat Freedom House’u bir sivil toplum örgütü olarak sıkıntı
-
lı yapan en önemli faktör yönetim kurulunda hükümet yetkililerinin olması. Raporları
-
nı yazarken, verilerini toplarken kullandığı bilimsel yöntem de bazı siyaset bilimciler ta
-
rafından sistematik bulunmuyor.
Freedom House ve yayınladığı raporlar bütün bunlar yüzünden eleştirilebilir,
eleştiriliyor da. Fakat Türkiye’de bazı çevrelerin yaptığı gibi raporu başkanının Yahudi
kimliği üzerinden eleştirmek bambaşka bir şey. Her şeyden önce rapora bu kadar şid
-
detli tepki verilmiş olması tam da raporun hararetle karşı çıkılan ‘Türkiye’de farklı fi
-
kirlere toleransın olmadığı’ bulgusunu destekler nitelikte. Fakat rapora yöneltilen eleş
-
tirinin kişinin doğarken miras aldığı ve çoğu kez gelişiminde çok az rol oynadığı (pri
-
mordial) dini kimliğinin üzerinden yapılması Türk siyasi kültürünün her şeyi kimlik
perspektifinden gören ve çok daha problemli olan yanına işaret ediyor. Bu bakış açısı,
insanın sahip olduğu tüm fikirlerin, verdiği tüm kararların, yaptığı tüm seçimlerin altın
-
da değişmez, kaskatı bir etnik ya da dini kimliğin olduğunu varsayıyor. Bu anlayışa göre
Freedom House’un başkanı David Kramer dünyaya bakış açısını asla değiştirmeyecek.
Çünkü yaptığı her şeyi belirleyen ve değişmeyecek olan Yahudiliği.
Niyetim Kramer’ı savunmak, onun kişiliğine dair bir analiz yapmak değil. Yapma
-
ya çalıştığım bu tür dogmatik düşünme şeklinin demokrasi kültürüne vurduğu darbeyi
anlatmak. Karşısındakini böyle gören zihniyet bu varsayıma kendinden yola çıkarak va
-
2
http://t24.com.tr/haber/aksam-kendi-yazarinin-basin-ozgurlugu-testini-gecemedi,258221
31
rıyor. Kendisi de dünyayı içine doğduğu kimlik üzerinden görüyor; tüm kararlarını, si
-
yasi duruşunu, dünya görüşünü devraldığı bu kimlik üzerinden belirliyor. Bu bakış açı
-
sı kendi ait olduğu grubun dışındaki herkesi ötekileştiriyor ve kendi varlığına tehdit sa
-
yıyor. Dünyayı içinden çıkılmaz, sonsuz bir ‘biz ve bizden olmayanlar’ ikilemine hapse
-
diyor. Onlarca yıl Türkiye’de Kürt meselesinin çözülememesinin, Alevilerin ötekileşti
-
rilmesinin, o her fırsatta şikâyet ettiğimiz Batı’daki İslam korkusunun altında insanları
değişmez, dönüşmez etnik ve dini kimliklere indirgeyen bu bakış açısı yatıyor.
Oysa gerçek demokrasi bu katı sınıflandırmaları reddeder; düşünen, muhakeme
eden, yaşadıklarından öğrenen ve siyasi duruşunu, dünya görüşünü tüm bunların ışı
-
ğında belirleyen insanlar ister. Farklı toplumsal gruplar arasında demokratik diyalogun
olabilmesi için bu katı kimlik kalıplarının içinden çıkabilmek ve bu kalıpların dışında
ortak bir müştereğin olabileceğine inanmak gerek. Bunun içinse katı kimliklere hapsol
-
muş, ötekileştirici, dışlayıcı söylemden kurtulmak şart.
Freedom House’a dönelim. Kurumun, faaliyetlerinin, yayınladığı raporların pek
çok sorunlu tarafı var. Başkanının Yahudi olması bunlardan biri değil.
Dilerseniz raporu test edelim. Eğer bu yazı editöre takılmadan, olduğu gibi yayın
-
lanırsa Türkiye’de basın özgürlüğü Freedom House’un rapor ettiğinden biraz daha iyi
olabilir.
32
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ)
BASINA YÖNELİK SALDIRILAR – 2014
Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) raporuna göre Türkiye tutuklu gaze
-
teci sayısı ile birinciliği elden bırakmıyor. Gerek raporda gerekse raporun tanıtımında AKP
hükümetine dair çok sert eleştirilerde bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi, Türkiye’de
eleştirel haber ve yorum yapan gazetecilere baskı yapılmaya devam ettiğini belirtiyor.
Özellikle Gezi Parkı olaylarının ardından çok sayıda gazetecinin işten çıkarıldığına,
yeni internet yasası ile mahkeme kararları olmadan sitelere erişimin durdurulduğuna ve
sansüre imkân verildiğine dikkat çeken CPJ yetkilileri,
“Başbakan Erdoğan ve hükümetin önde gelenleri, gazetecileri azarlama ve hedef gös
-
termeyi alışkanlık haline getirdi”
demektedirler.
Raporda, Türkiye, geçtiğimiz yıl olduğu gibi dünyada en çok gazeteci hapseden ül
-
ke olarak ilk sıradaki yerini korurken, Gezi Parkı olayları sırasında hükümet karşıtı
ha
-
berler yaptıkları gerekçesiyle 59 gazetecinin de işinden kovulduğu ya da istifaya zorlandı
-
ğı kaydedildi. Yine söz konusu raporda, Gezi Parkı gösterileri sırasında CNN Internati
-
onal TV kanalının gelişmeleri canlı verdiği sırada CNN Türk’ün “penguen belgeseli” ya
-
yınladığı bilgisi de yer alıyor.
Ana akım medya kuruluşlarına hükümetin yoğun baskısı nedeniyle, halkın gösteri
-
ler sırasında daha çok sosyal medya ile internet medyasından bilgi edindiğine de değinen
raporda, gösterilere destek veren ya da hükümeti eleştiren bazı gazetecilerin işini kaybet
-
tiği de yazıldı. Raporda Gezi sürecinde, Yavuz Baydar, Can Dündar başta olmak üzere
22 gazetecinin işini kaybettiğine, 37’sinin ise baskılar sonunda işinden ayrılmak zorunda
kaldığına dikkat çekildi.
Raporun Türkiye bölümünde Erdoğan ve hükümetin yazarlar, gazeteciler gibi med
-
ya patronlarına da direkt baskı yaptığı dile getirildi. Doğan Medya grubuna 2009 yılında
kesilen 2,5 milyar dolarlık vergi cezasının da yazıldığı raporda:
“Medya patronları devlet i
le nahoş ekonomik işbirliği içindedir”
denildi.

ÇGD ödülleri sahiplerini buldu: Bedel ödeyen gazeteciler için
t24.com.tr - 27 Nisan 2018
Cumhuriyet'e ceza yağdı; gazetecilik örgütlerinden tepki: Haber alma hakkı bitiriliyor
t24.com.tr - 26 Nisan 2018
"Aydın Doğan sendikasızlaştırdı, Demirören gazetecisizleştirecek"
t24.com.tr - 23 Mart 2018
Bennu Yıldırımlar: Sinema parasız olmuyor
t24.com.tr - 28 Şubat 2018
Mediha Olgun ile Sözcü'nün yolları ayrıldı: Çok teşekkür ediyorum beni çıkardıkları için
t24.com.tr - 9 Şubat 2018
Hürriyet, tecrübeli muhabir Nurettin Kurt'un işine son verdi
t24.com.tr - 25 Aralık 2017
"Türk foto muhabirin kıymeti bilinmedi değil, ama hep dış dünyada"
t24.com.tr - 19 Aralık 2017
Yirmi4.com güçlü kalemleriyle yayına hayatına başladı
t24.com.tr - 10 Aralık 2017
Turkuvaz Medya Grubu'ndan yasak: Cumhuriyet ve Sözcü satılmıyor
t24.com.tr - 14 Ekim 2017
Hürriyet Okur Temsilcisi: Medya görevini hakkıyla yerine getiremedi; darbeye karşı çıkmak yetmez
t24.com.tr - 28 Ağustos 2017
AKP 16 yaşında; 'Erdemliler Hareketi'nden 'metal yorgunluğu'na, darbe girişiminden OHAL'e neler yaşandı?
t24.com.tr, İnan Ketenciler - 14 Ağustos 2017
ÇGD Genel Başkanı: Türkiye tutuklu gazeteci borsası gibi!
t24.com.tr - 5 Ağustos 2017
İddianameden: 1991 doğumlu gazeteci 3 yaşında 'Marksizm' kitabı yazdı!
t24.com.tr - 4 Ağustos 2017
Gazeteci Kaplanoğlu 'araç yok' diye mahkemeye götürülmüyor!
t24.com.tr - 2 Ağustos 2017
Aydın Engin: Cezaevlerinde 151 Murat Sabuncu var
t24.com.tr - 2 Ağustos 2017
"Cumhuriyet davasının bazı basın kuruluşları tarafından görmezden gelinmesini anlamaya başladım"
t24.com.tr - 26 Temmuz 2017
Basın örgütleri: Farklı ülkelerin izlediği Cumhuriyet davasını Türkiye'de haber yapmayan medyayı kınıyoruz, utanç verici
t24.com.tr, Miray Tamer - 24 Temmuz 2017
CHP'li İlgezdi Medya ve Özgürlük Raporu’nu açıkladı
t24.com.tr - 24 Temmuz 2017
TGC: Halkın haber alma özgürlüğü serbest kalsın istiyoruz
t24.com.tr - 22 Temmuz 2017
ÇGD medya raporunu açıkladı: İşte basının 3 aylık bilançosu
t24.com.tr - 21 Temmuz 2017
OHAL'de sene-i devriye; 1 yılda neler oldu?
t24.com.tr - 19 Temmuz 2017
'Adalet Yürüyüşü'ne, yeni katılımlar yaşandı; yüksek hava sıcaklığı nedeniyle fenalaşanlar oldu!
t24.com.tr, Gonca Tokyol - 30 Haziran 2017
Basın örgütleri, Sözcü çalışanlarının tutuklanmasına tepki gösterdi
t24.com.tr - 27 Mayıs 2017
"Yaşar Kemal'in son sözleri vasiyet gibi"
t24.com.tr - 21 Mayıs 2017
Cumhuriyet: Özgürlüklerinden mahrum 200 gün; özgürlük, hemen!..
t24.com.tr - 18 Mayıs 2017
Basın örgütlerinden "Oğuz Güven'i serbest bırakın" çağrısı
t24.com.tr - 17 Mayıs 2017
CHP'li Yarkadaş: Mayısın ilk 12 gününde gazetecilik konusunda 15 hak ihlali yaşandı
t24.com.tr - 13 Mayıs 2017
Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde Türkiye'deki tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması istendi
t24.com.tr - 4 Mayıs 2017
Yayınevi değil cezaevi; tutuklu gazeteci ve yazarlar aylardır iddianame bekliyor!
t24.com.tr - 31 Mart 2017
Basın örgütlerinden Erdoğan'a: Suç bulamıyorlar ki tutuklu gazeteciler hakkında halen iddianame yok
t24.com.tr - 23 Mart 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden Cumhuriyet'e 3 ödül
t24.com.tr - 21 Mart 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneği ödülleri, sahiplerini buldu
t24.com.tr - 19 Mart 2017
Hürriyet yönetiminde devir-teslim; Sedat Ergin, görevini Fikret Bila'ya devretti
t24.com.tr - 1 Mart 2017
Hürriyet'te Sedat Ergin dönemi bitti, yeni Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila
t24.com.tr - 28 Şubat 2017
Şubat ayında 24 gazeteciye soruşturma; 19 gözaltı, 4 tutuklama!
t24.com.tr - 28 Şubat 2017
ÇGD gazetecilik ödülleri açıklandı; Dayanışma Ödülü, tutuklu gazeteci Ahmet Şık’a
t24.com.tr - 13 Şubat 2017
“Bir sonraki aşama, saray odalarında haber başlıklarına karışılması mı?”
t24.com.tr - 3 Şubat 2017
"Cumhuriyet ve Milliyet'in okur temsilcileri gazetecilik yapamaz hale getirildi"
t24.com.tr - 30 Ocak 2017
24'üncü 24 Ocak; Uğur Mumcu katledilişinin 24. yılında anılıyor
t24.com.tr - 24 Ocak 2017
Uğur Mumcu Ödülleri sahiplerini buldu
t24.com.tr - 23 Ocak 2017
Ahmet Şık'ın annesi: 3 oğlum da hep ezilenin yanında oldu, eğer bu suçsa ne diyeyim...
t24.com.tr - 2 Ocak 2017
O mesajdan 8 ay sonra Hürriyet Ankara Temsilcisi değişti; Deniz Zeyrek'in yerine Hande Fırat geldi
t24.com.tr - 21 Aralık 2016
"Yasaklar Silivri Cezaevi'nin dışında da bizleri buldu"
t24.com.tr - 11 Aralık 2016
Tutuklu gazeteciler için Silivri'de yapılacak açıklamaya valilik engeli
t24.com.tr - 10 Aralık 2016
G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu: Bugün gelinen noktada avlanacak cadı bile kalmadı!
t24.com.tr - 1 Kasım 2016
Okurlar, gazeteciler, milletvekilleri Cumhuriyet için bir arada
t24.com.tr - 31 Ekim 2016
T24 yazarı Hasan Cemal ve Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın'ın sürekli basın kartları iptal edildi!
t24.com.tr - 30 Ekim 2016
“Yabancılara zahmetle anlatılan FETÖ, ifade özgürlüğü manzarası karşısında suya yazılan yazı gibi!”
t24.com.tr - 25 Ekim 2016
ÇGD: Basın kuruluşları üzerinde idarenin baskısı, teröre dönüşmüştür
t24.com.tr - 6 Ekim 2016
"Adalet olmadan, zulüm bitmeden, yüreğinde sevgiye yer olmayanlarla barış gelir mi?"
t24.com.tr - 1 Eylül 2016
Vuruldu ey halkı unutma: Uğur Mumcu 74 yaşında...
t24.com.tr - 22 Ağustos 2016
Özgür Gündem'in kapatılmasına tepkiler
t24.com - 16 Ağustos 2016
Özgür Gündem'in 12 nöbetçi eş yayın yönetmenine soruşturma; 5 gazeteci ve avukat ifade verdi
t24.com.tr - 31 Mayıs 2016
İMC TV Haber Müdürü Hamza Aktan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
t24.com.tr - 30 Nisan 2016
'Heyecanlı' olduğu gerekçesiyle tutuklanan JİNHA muhabiri Beritan Canözer'in ilk duruşması yarın
t24.com.tr - 28 Mart 2016
Basın örgütleri “Habere özgürlük istiyoruz!” kampanyası başlattı
t24.com.tr - 9 Mart 2016
Gazetecilerden Mazlum Dolan için Diyarbakır Valiliği'ne mektup
t24.com.tr - 19 Şubat 2016
Sur’da mahsur kalan DİHA muhabiri Mazlum Dolan gözaltına alındı
t24.com.tr - 19 Şubat 2016
Cumhuriyet gazetesine 3 ödül birden
t24.com.tr - 16 Şubat 2016
Uğur Mumcu 23 yıl önce bugün katledildi: Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
t24.com.tr - 23 Ocak 2016
AKP’nin çıkmazı içinde unuttuğu ‘İslamcı yazarlar’ ve A. Turan Alkan’ın yazısı
t24.com.tr - 16 Aralık 2015
Kürtler barikatlarda, canlı kalkanlar dağlarda: 'Devletin rahat durmasını bekliyoruz'
t24.com.tr - 31 Ağustos 2015
Kürtler kapsama alanı dışında!
t24.com.tr - 25 Ağustos 2015
Can Dündar'ın, işten çıkardığı editör Tokaçoğlu'nu sigortasız çalıştırdığı iddia edildi
t24.com.tr - 8 Ağustos 2015
Ve Cüneyt Özdemir Kanal D Ana Haber'den alındı!
t24.com.tr - 7 Ağustos 2015
Basın özgürlüğü
t24.com.tr - 21 Temmuz 2015
Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi düzelmiyor
t24.com.tr - 3 Mayıs 2015
‘Bazı gazeteler meslek etik kurallarına uymayarak iktidar sözcülüğüne girişti’
t24.com.tr - 5 Nisan 2015
Utku Çakırözer, Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmenliği’nden alındı!
t24.com.tr - 30 Ocak 2015
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
t24.com.tr - 24 Ocak 2015
Uğur Mumcu, 21 yıl önce bugün katledildi
t24.com.tr - 24 Ocak 2014
Gazetecinin, Erdoğan'dan aldığı bayram harçlığı Twitter'da tartışılıyor
t24.com.tr - 15 Ekim 2013
Ahmet Abakay: Annem, Ermeni olduğunu 82 yıl boyunca sakladı...
t24.com.tr, Hazal Özvarış - 26 Eylül 2013
Oral Çalışlar'ın 12 Eylül'de Aydınlık için Kenan Evren'e yazdığı mektup
t24.com.tr, Hazal Özvarış - 26 Eylül 2013
'Oyla kafa tutan Mursi demokrasinin seçimden ibaret olmadığını anladı mı?'
t24.com.tr - 4 Temmuz 2013
Çağdaş Gazeteciler Derneği Ödülleri sahiplerini buldu
t24.com.tr - 1 Şubat 2013
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun!
t24.com.tr - 10 Ocak 2013
Polis Akademisi polis muhabiri yetiştirecek
t24.com.tr - 25 Eylül 2012
Başka bir gazetecilik mümkün! Türkiye'nin 24 kalemi T24'ü yazdı
t24.com.tr, Hazal Özvarış - 3 Eylül 2012
AKP'den basın özgürlüğüne sınırlama getirecek teklif!
t24.com.tr - 13 Temmuz 2012
KCK savcısı devletin imajını bozan haberleri 'terör suçu' saydı!
t24.com.tr - 14 Mayıs 2012
Pozantı Belediye Başkanı çocukları değil, ilçenin itibarını düşünmüş!
t24.com.tr - 3 Mart 2012
Müge Anlı'ya Dava Açılıyor!
t24.com.tr - 24 Ekim 2011
Doğan Yurdakul, ring aracıyla cenazeye katıldı
t24.com.tr - 18 Eylül 2011
Can Yücel'e daha görkemli mezar yapılacak
t24.com.tr - 21 Ağustos 2011
Cumhuriyet çizeri Musa Kart, Erdoğan'ı yine kızdıracak
t24.com.tr - 3 Haziran 2011
Yakınları Defne Joy Foster'ı anlattı!
t24.com.tr - 6 Şubat 2011
Hıncal Uluç'a 'su testisi' tepkisi!
t24.com.tr - 5 Şubat 2011
Balbay yerine Çakırözer getirildi
t24.com.tr - 12 Nisan 2010
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   bilgi@cgd.org.tr