Büyük bir PR çalışması: Hacı Boğatekin
 02 Nisan 2011, Cumartesi
evrensel.net - 2 Nisan 2011

Büyük bir PR çalışması: Hacı Boğatekin



Yerel medyada çalışan gazeteciler genellikle pek tanınmazlar. Adıyamanlı Hacı Boğatekin (61), basın özgürlüğünün ateşli tartışmalara konu olduğu şu günlerde Türkiye’nin en “ilginç” yerel gazetecilerden biri. Çünkü yazılarından dolayı Boğatekin hakkında bugüne kadar 121 dava açıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Ahmet Şık’ın kitap taslağının imha edilmesiyle ilgili “O gazeteciler ve kitap için en büyük PR (tanıtım) çalışmaları oldu. Savcılar, 10 bin satacak kitabı yüz binlerce sattıracaklar” sözleri Hacı Boğatekin’in başına gelenleri hatırlatıyor. Çünkü Boğatekin’in 4 Ocak 2008’de yazdığı ve hakkında 16 dava açılmasına neden olan “Feto ve Apo” başlıklı yazısı yerel gazetecinin isminin önce tüm ülke, sonra da dünya basınında duyulmasına neden oldu. Yani Cumhurbaşkanının deyişiyle savcılar, Boğantekin için “Büyük PR yaptı.”

Sahibi ve yazarı olduğu Gerger Fırat gazetesinin ismini tüm ülkeye duyurmayı başaran Boğatekin, geçtiğimiz günlerde tutuklu meslektaşlarına destek vermek üzere İstanbul’daydı. Kendisini Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümünün haber portalı HaberVs’de ağırlama imkanı bulduk.

GERGER’İN HABERİ VE REKLAMI

Gazeteciliğe Hürriyet Haber Ajansı’nda 1976’da başlayan Boğatekin, memleketi Adıyaman’ın Gerger ilçesinde 16 yıl boyunca bu ajansın muhabirliğini üstleniyor. Simavi ailesinin gazeteyi elinden çıkarması, kendi anlatımına göre Boğatekin’in haberlerini de etkiliyor: “(Erol) Simavi zamanında çok ciddi haberler çıkıyordu. Biz muhabirler, yayınlanan haberlerimize göre prim alıyorduk. Gazete satılınca baktılar ki Antep gibi büyük bir ilin muhabiri, Gerger ilçesinin muhabirinin yarısı kadar prim alıyor. Dikkatlerini çekti. Geldiler baktılar, Gerger köy gibi bir yer. ‘Yav’ dediler, ‘Bu kadar haberi buradan mı çıkarıyorsun?’ Antep’te çok reklam alıyoruz, Gerger’de reklam yok. Böyle kıstılar sesimizi.”
Gönderdiği haberlerin çok azının yayımlanması nedeniyle yerel bir gazete çıkartma kararı verdiğini söylüyor Boğatekin. Gazetenin ismine anketle karar veriyor. “Fırat ismi başta geldi, sonuna Gerger koyduk” diye aktarıyor Boğatekin, yayın hayatına 10 Temmuz 1992’de başlayan Fırat Gerger’i anlatırken.

“ADIYAMAN’DA ÜCRETSİZ: TUVALET VE GAZETE”

Taslaklarını hazırlayan ve bunları yerel bir matbaaya götüren Boğatekin, burada görevli olan arkadaşı İbrahim Çelikel’e “Gazeteyi basalım mı? Basmayalım mı ?” sorusunu sorduğunu ve cevap olarak “Bohçasını alıp da kaçan kıza benziyorsun. Belli ki basacaksın” yanıtını alınca basmaya karar verdiğini anlatıyor. Çelikel’in “Gazeteyi basacaksın ama Adıyaman’da iki şey ücretsizdir: Biri umumi tuvalet, diğeri aylık gazete” demesi üzerine ekonomik bir kaynak oluşturamazsa gazetenin yaşayamayacağını fark ediyor. Abone bulmak için İstanbul’a gidip, Adıyamanlı gurbetçilerle görüşüyor. İlk 250 abonesini böylece edinen gazeteyi bugün yaklaşık 3 bin abone destekliyor.

“HASAN’IN ADI HASO’DUR”

Hacı Boğatekin ismini son iki yılda en çok duymamızı sağlayan şey ise, 4 Ocak 2008’de yazdığı ve hakkında 16 dava açılmasına neden olan “Apo ile Feto” başlıklı yazısı. Boğatekin “Fettullah’ın demir başları, Abdullah’ın yurt severleri, laik cumhuriyetin bekçileri” alt başlığını kullandığı bu yazı yayımladıktan bir saat sonra kendisini Gerger Savcısının karşısında bulmasını şöyle anlatıyor: “Savcı Sadullah Ovacıklı ‘Hacı Boğatekin bu nedir?’ dedi ve gazeteyi fırlattı. Dedim ki, ‘Gazete’. ‘Biliyorum gazete. Nedir Feto, Apo?’ diye sordu tekrar. ‘Sen o terörist başına ne dersen de ama milyonların sevgilisi bir Fettullah Gülen’e böyle diyemezsin’ dedi. ‘Ben hakaret etmedim. İşte Kürtçede Fettullah’ın kısaltması Feto’dur. Abdullah’ınki Apo’dur. Hasan’ın ki Haso’dur. Mustafa’nın ki Musto’dur. Ben sadece üç siyasi görüş arasında bir mücadele var. Bu iktidar mücadelesinden bahsettim.” Savcı’nın tutuklama istemiyle mahkemeye sevk ettiği Boğatekin hakim kararıyla serbest kalıyor.

YAŞAMI ZORLAYAN CEZALAR

Yaşadığı olayı İnternet ve gazetesi üzerinden duyuran Boğatekin’in yazıları ulusal medya da yer bulunca, hakkında 20 soruşturma açılıyor ve bunların 16’sı davaya dönüşüyor. Savcı Sadullah Ovacıklı’ya ait İnternet sitesinin tasarımının Nur Asya cemaatince yapıldığını iddia etmesi üzerine “Yargıyı etkilemek, savcıya hakaret etmek ve iftira atmak” gerekçeleriyle 13 Nisan 2008’de tutuklanarak Kahta Cezaevine götürülüyor.

Boğatekin 109 gün tutuklu yargılandıktan sonra 30 Temmuz 2008’de tahliye ediliyor. Ancak tahliyeden önce 25 Haziranda, yine aynı yazı nedeniyle yargılandığı Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde “Terör örgütü propagandası yaptığı” gerekçesi ile 18 ay hapse mahkum oluyor. Üçü bu yazıyla ilgili olmak üzere dört ayrı davadan toplam 12 yıl hapse mahkum edilen Boğatekin, Yargıtaya yaptığı itirazların sonucunu bekliyor. 61 yaşındaki gazetecinin, bu davaların sonuçları hakkındaki tespiti de çarpıcı: “Cezalar onaylanırsa, belki de yaşamım cezaevinde sona erecek.”

‘DEVLET SIRRI’ CİVCİVLER

Türkiye’de gazetecilik yapmanın zor, Güneydoğu’da gazetecilik yapmanın ise çok zor olduğunu dile getiren Boğatekin bu görüşünü çarpıcı örneklerle anlatıyor: “Kaymakamlık köylülere civciv dağıtıyor. Gidip soruyorsun: ‘Kaç civciv” diye. ‘Aman’ diyor, ‘Devlet sırrı, söyleyemem.’ Yahu civcivin devlet sırrıyla ne ilgisi var? ‘Trafik kazası olmuş, soruyorsun, ‘Kaç ölü kaç yaralı var?’ ‘Aman’ diyor, ‘devlet sırrı!’ ‘Gerger Mezbahası kokuyor’ diye yazıyorsun. Belediye başkanı senin suyunu kesiyor. Seninle birlikte mahalleye gelen hattı kesiyor. Ya da yazıyorsun işte ‘Elektrik direğine çarpılan insan can verdi.’ Sana elektrik cezası kesiyor. Kaymakamı yazıyorsun, yolsuzluk yapmış, belge var elimde. Sana vergi dairesinden birini gönderiyor. Bana 2004’te 400 milyon lira ceza kesildi. Bugün Aydın Doğan’a kesilen ceza gibi.”

‘TUTUKLAMA, AHMET VE NEDİM’E ÖDÜL’

Hacı Boğatekin, hapiste olduğu Mayıs 2008’de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ile İletişim Araştırmaları Derneği (İLAD) tarafından ‘Basın ve Düşünce Özgürlüğüne katkı” plaketiyle ödüllendirildi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) 2008 yılı Dayanışma Ödülü’nü ona verdi. 2009’da Britanya Basın Ödülleri’nin (British Press Awards) Yılın Uluslararası Gazetecisi dalının ikinciliğine layık görüldü. Boğatekin bu ödülleri önemli buluyor: “Halkın yanında olduğun zaman dayağa, copa, nezarete hazır olacaksın. Biz bunu seçtik. Hakkımda hiçbir dava, tutuklama olmasaydı demek ki ben de ‘şakşakçı’ bir gazeteci olacakmışım. Cezalara bakınca ‘Demek bu türde bir gazetecilik yapamıyorum’ diyorum. Ödüllere bakınca, ‘Demek ki bu işi becerebiliyorum’ diyorum. Tutuklanan Ahmet Şık, Nedim Şener şimdi gerçek birer gazeteci oldular. En büyük ödül tutuklama onlar için.” (HaberVs)


Haberin linki:
https://www.evrensel.net/haber/3311/buyuk-bir-pr-calismasi-haci-bogatekin
 
 

Şavşat Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı
evrensel.net - 23 Temmuz 2015
Gazeteci örgütlerinden çağrı: Gazetecilik için ayağa kalk
evrensel.net - 3 Mayıs 2015
Gazeteciler özgürlük için yürüyecek
evrensel.net - 2 Mayıs 2015
ÇGD'den üç aylık medya raporu
evrensel.net - 5 Nisan 2015
'Selam olsun insanlık tükenmeden umudun tükenmeyeceğini gösterenlere'
evrensel.net - 28 Şubat 2015
Twitter linklerine erişim yasağına tepki
evrensel.net - 21 Ocak 2015
‘Yolsuzluğun temeli 2002’de atıldı’
evrensel.net - 5 Ocak 2015
GÖP sözcülüğü Abakay’ın
evrensel.net - 21 Aralık 2014
Akreditasyon, gazetecilik faaliyetini engelliyor
evrensel.net - 8 Kasım 2014
Mumcu Araştırmacı Gazetecilik ödülü Evrensel'den Hasan Akbaş'ın
evrensel.net - 10 Mart 2014
ÇGD Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik ödülü, Evrensel'e
evrensel.net - 26 Ocak 2014
Metroda satış yasağı belgelendi
evrensel.net - 5 Ocak 2014
Gazeteci Kırkaya ring aracında darp edildi
evrensel.net - 3 Aralık 2013
Muhabir, Erdoğan'dan bayram harçlığı istedi, Erdoğan da verdi!
evrensel.net - 15 Ekim 2013
ÇGD: Beni de Fazıl Say!
evrensel.net - 22 Nisan 2013
ÇGD: Gazeteci kıyımından vazgeçin
evrensel.net - 8 Şubat 2013
Sorumluları devlet bulmalı
evrensel.net - 20 Temmuz 2011
Büyük bir PR çalışması: Hacı Boğatekin
evrensel.net - 2 Nisan 2011
TUTUKLU GAZETECİLER ULUSLARARASI KAMUOYUNDA
evrensel.net - 19 Mayıs 2010
Basın özgürlüğü unutuldu
evrensel.net - 5 Mayıs 2009
TSK örgütleri fişlemiş
evrensel.net - 15 Ağustos 2008
Koray Düzgören'e ne oldu sahi?
evrensel.net - 16 Haziran 2008
ÇGD: TRT'de 12 Eylül anlayışı
evrensel.net - 12 Mart 2008
Haklar kalmasa da bayram kutlandı
evrensel.net - 11 Ocak 2007
Gazeteciye rüşvet caiz mi?
evrensel.net - 19 Şubat 2002
<<< <
1 - 2
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   bilgi@cgd.org.tr