2003 ŞUBAT İhlal Raporu
 28 Şubat 2003, Cuma
mazlumder.org - 28 Şubat 2003

2003 ŞUBAT İhlal Raporu

MAZLUMDER

ŞUBAT 2003 INSAN HAKLARI RAPORU

YAŞAMA HAKKI

Faili Meçhul Cinayetler/Şüpheli Ölümler :

Çatışmalarda Ölenler ve Yaralananlar:

Sivillere Yönelik Eylemler :

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ

Kaçirma ve Kayiplar :

Cinsel Taciz/Tecavüz:

İşkence/İşkence İddiasi :

Çeşitli Amaçlarla Yapilan Baski ve Tehditler:

Gözaltilar :

Tutuklamalar :

Yerleşim Merkezlerine Yönelik Baskilar :

Cezaevlerinde Yaşanan Olaylar :

Cezaevlerinde Ölüm :

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜGÜ:

İstenen Ceza:

Verilen Ceza:

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Kapatılan/Toplatılan/Yasaklanan Yayın ve Etkinlik :

Gazetecilere Ve Yayın Organlarına Yönelik Baskılar :

Gözaltına Alınana Gazeteciler: 20

DİN ÖZGÜRLÜĞÜ:

Soruşturma Geçiren/Ceza Alan/Atilan Ögrenci :

Gayrimüslimlere Yönelik Baskılar:

Gözaltılar :

ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ:

Soruşturma Geçiren/Ceza Alan/Atilan Ögrenci :

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ:

Sivil Toplum Örgütlerine Yönelik Baskilar :

SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER:

ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELIK IHLALLER

Ölenler :

Yaralananlar:

İşten Atılanlar :

SAĞLIK:

____________________

(*) MAZLUMDER İnsan Hakları İhlallerini İzleme Komisyonu'nca hazırlanmıştır.

MAZLUMDER

ŞUBAT 2003 INSAN HAKLARI RAPORU

YASAMA HAKKI

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ ÖLÜMLER -(31)

İstanbul Kadıköy'de Fenerbahçe Birleşik Grup Başkanı Aziz Yılmaz'ın koruması Hasan Sanıvar (34), 31 Ocak 2003 tarihinde saat 12.00 civarında Kadıköy Moda Caddesi'nde, daha önce müdürlüğünü yaptığı AS Sineması'nın önünde 34 FB 5118 plakalı özel otomobiline bindiği sırada kimliği belirlenemeyen bir kişitarafından silahla öldürüldü.

31 Ocak 2003 tarihinde İzmir'in Buca İlçesi'nde Yıldız Mahallesi 206/5 Sokak'taki ormanlık alanda sabaha karşı 35 T 5087 plakalı taksinin sürücüsü Hasan Fırlatan (50), kimlikleri belirlenemeyen kişiler tarafındantabanca ile vuruldu. Ayrıca, olay yerine 10-15 metre uzaklıkta 35 T 6691 plakalı taksinin sürücüsü Himmet Mazarngoz (43), aracın dışına çıkarılıp, başından vurularak öldürüldü. Marangoz'un aracı da yakıldı.

2 Şubat 2003 tarihinde Istanbul Laleli Ordu Caddesi 275 numarada faaliyet gösteren avukat Hüseyin Özer'in (45) bürosuna gelen bir kişi, çikan tartişma sonucu silahini çekerek Özer'i sag koltuk altindan tek kurşunla yaraladi. Saldirgan olay yerinden kaçarken, Istanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tip Fakültesi Hastanesi'ne kaldirilan Özer, müdahalelere ragmen kurtarilamadi.

Demirkiran Mahallesi Velioglu Caddesi Nihan Sokak'a giren ve plakasi bezle sarili kirmizi renkli otomobilden, yola atılan Osman Tali hayatını kaybetti.

2 Şubat 2003 tarihinde Istanbul Bagcilar'da, Yüzyil Mahallesi, TEM Otoyolu üzerinde bulunan Mahmutbey Köprüsü'nde, Yusuf Atalay (41), henüz kimligi belirlenemeyen kişi ya da kişilerin tabancali saldirisi sonucunda olay yerinde öldü.

2 Şubat 2003 tarihinde Ankara'nin Kizilcahamam Ilçesi'nde, 06 BJ 801 plakali şarampole yuvarlanmiş otomobilin içinde tabancayla öldürülmüş Kazan Turizm şirketinin ortaklarindan Adem Akdere'nin (40) cesedi bulundu.

Şirnak'in Silopi ilçesinde, 31 Ocak 2003 Cuma günü Silopi'ye bagli Verimli (Wahsit) köyünden, eve bayram erzaki almak için ayrilan ve bir daha kendisinden haber alinamayan 11 yaşindaki Suat Aykan, Silopi Devlet Hastanesi yakinlarinda boş bir inşaatta ölü olarak bulundu.Şubat'tan alindi)

5 Şubat 2003 tarihinde Istanbul Eyüp'te Alibeyköy Karadolap Mahallesi Ilkbalatli Sokak 19 numarada oturan ailesinin, kendisini başindan vurarak intihar ettigini söyledigi Zeynep Mengügeç'in (21) ölümü şüpheli bulundu. Başinda kurşun yarasi olan genç kizin cesedinin yaninda bir adet ruhsatsiz tabanca ile 2 adet boş kovan bulan ekipler, silahta, Zeynep Mengügeç'in agabeyi Akin Mengügeç'in parmak izi bulundugunu tespit ettiler.

5 Şubat 2003 tarihinde Balikesir'in Avşa Adasi'nda, Kamburtepe Mevkii'nde balikçilarin ihbari üzerine halk plajina giden güvenlik güçleri, çürümüş halde kimligi belirsiz bir erkek cesediyle karşilaşti.

8 Şubat 2003 tarihinde Samsun Çatalçam Beldesi Karakavuk Köyü ormanlik alaninda, 20-25 yaşlarinda bir kadina ait yanmiş ceset bulan vatandaşlar, durumu Jandarma Komutanligi'na bildirdi.

9 Şubat 2003 tarihinde Gaziantep'te güvenlik güçlerine, 69 yaşindaki Mehmet Toy'un kaldigi otelde, merdivenlerden düşerek hayatini kaybettigi bildirildi. Polisin yaptigi incelemenin ardindan, ölüm olayi şüpheli bulunarak soruşturma başlatildi.

10 Şubat 2003 tarihinde Sakarya Akyazi Ilçesi'ne bagli Kepekli Köyü'nde oturan 55 yaşindaki Şerafettin Esen köy yakinlarinda ölü bulundu.

13 Şubat 2003 tarihinde Istanbul Beşiktaş'ta, Etiler Incesu Sokak'ta Tamer Apartmani'nin 2'nci katindan gelen sesler üzerine olay yerine çagirilan polis, çilingir yardimiyla girdigi dairede, Kemal Baş'in cesedini buldu.

13 Şubat 2003 tarihinde Malatya'da ihbar üzerine Begre Köyü Madolar mezrasi yakinlarina gelen Jandarma ekipleri, Süleyman Çoban'a ait cesetle karşilaşti.

İzmir'in Buca İlçesi'nde 15 Şubat 2003 gecesi , 35 CDC 88 plakalı otomobil içinde Gülçimen Bayantemur'u (32) başından iki kurşunla vurulmuş olarak bulundu.

15 Şubat 2003 tarihinde Eskişehir'de, 11 suçtan sabikali Kazim Serçe, Beceri Sokaktaki müstakil evinde bogazi kesilerek öldürülmüş halde bulundu.

16 Şubat 2003 tarihinde Haydarpaşa Gari'ndaki bir trende, 4 parçaya ayrilmiş bir erkek cesedi bulundu.

16 Şubat 2003 tarihinde Konya'da, Kömürcüler Sitesi arkasindaki boş arazide bir çuval içinde bogularak öldürülen Sezai Çakar'in cesedini buldu.

16 Şubat 2003 tarihinde Ankara'da, Gölbaşi-Haymana yolundaki kullanilmayan ahşap atölyesinin kuyusunda Y.D. 'ye ait oldugu belirlenen bir ceset bulundu.

18 Şubat 2003 tarihinde Istanbul Kartal'da Çamçeşme Mahallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulunan boş bir arazide kimligi henüz belirlenemeyen, 19-20 yaşlarinda bir erkek cesedi bulundu.

Üsküdar Paşalimani sahilinden 2-3 metre açikta görülen bir ceset, itfaiye tarafindan kiyiya çekildi. Cesedin Yahudi asilli Türk vatandaşi Moiz Erol Benson'a (72) ait oldugu anlaşildi.

18 Şubat 2003 tarihinde , sabah namazi için evinden ayrilan Çanakkale ilçe merkezinde oturan Hasan Kasçi (61) bogazi kesilmiş bir halde bulundu.

19 Şubat 2003 tarihinde saat 10.00 siralarinda Keçiören Ovacik Köyü Kavaklar Mevkiinde kimligi tespit edilemeyen20-25 yaşlarinda genç kadin cesedi bulundu.

19 Şubat 2003 tarihinde Manisa Taytan Beldesinde tavuk besiciligi yapan Enver Karacaoglan'in evinden silah sesi gelmesi üzerine, durum jandarmaya bildirdi. Karacaoglan'in, pencereden açilan ateş sonucu vurularak öldügü belirlendi.

20 Şubat 2003 tarihinde Denizli Serinhisar ilçesine bagli Yatagan beldesinde bir evin çati katinda cesedi bulunan Hasan Gökalan'in, yapilan otopsiyle, yaklaşik 7 ay önce öldügü belirlendi.

21 Şubat 2003 tarihinde Istanbul Küçükçekmece'de, Altinşehir Olimpiyat yolu kenarindaki kanala, başindan iki kurşunla vurularak öldürüldükten sonra el ve ayaklari bagli şekilde cesedi atilan kişinin, Istanbul Tip Fakültesi Dermatoloji Bölümü'nde görev yapan Dr. Aykut Ege (38) oldugu anlaşildi.

23 Şubat 2003 tarihinde Nevşehir'in Kozakli Ilçesi'nde, Kizilkoyunlu Mahallesi'nde yalnız yaşayan Döndü Erbay (75), gece pencereden evine giren kimligi belirlenemeyen kişi ya da kişilerce elleri ve gözleri baglandiktan sonra dövülerek öldürüldügü bildirildi.

25 Şubat 2003 tarihinde Hatay Gazipaşa Mahallesi'ndeki evinde yalniz yaşayan 56 yaşindaki Tevfik Zeydan, evinde ölü olarak bulundu.

26 Şubat 2003 tarihinde Nigde Üniversitesi Mimarlik Mühendislik Fakültesi Sekreteri Mehmet Karacaevinde ölü olarak bulundu.

26 Şubat 2003 tarihinde Tokat'ta, Erbaa trafik ekipleri, D-100 karayolu üzerinde, kafasina aldigi darbe ile öldügü anlaşilan Musa Taşova'ya (73) ait cesedi buldu.

YERİNDE İNFAZ ve İŞKENCE İLE ÖLÜM (3)

Mardin'in Ömerli İlçesi'ne bağlı Kayaballı Köyü'nde 1994 yılında Mehmet Zeki Özdemir adlı köylünün dövülerek öldürülmesi olayına karıştıkları iddia edilen 32 korucu hakkında aradan 9 yıl geçtikten sonra dava açıldı. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 7 Şubat'ta görülen davaya 23 Ağustos 2002'de Ömerli Kaymakamı Muammer Balcı "soruşturma izni" vermişti.

Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Birtan Altınbaş'ı 1991'de işkenceyle öldürdüğü iddia edilen dört polisin yargılandığı davada, davanın başından bu yana bulunamayan emekli polis memuru Naip Kılıç, avukatların iki yıl önce "bu adreste oturuyor" diye mahkemeye bildirdikleri adreste bulundu. İki yıldır mahkemeye "bu adreste kimse yok" yanıtını veren polis, bu kez davanın başından bu yana aynı adreste oturan sanıklardan İbrahim Dedeoğlu'nun bulunamadığını bildirdi. Altınbaş'ın öldürülmesinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen halen sonuçlandıramayan ve 2006'da zamanaşımına girecek olan davanın kayıp polisi Kılıç, İstanbul'da yakalandı. Polisin davaya bakan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne "emekli olduğu için nerede oturduğu bilinmiyor" şeklinde yanıt vermesi nedeniyle bulunamayan Kılıç, oturduğu evde gözaltına alındı ve Ankara'ya getirildi. Kılıç, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Altınbaş ailesinin avukatları ise iki yıl önce Kılıç'ın maaşını çektiği banka şubesini, daha sonra da ev adresini buldu ve adresi mahkemeye bildirdi. Mahkeme de adresi polise vererek incelemelerini istedi. Ancak, polis "Bu adreste kimse oturmuyor" yanıtını verdi. Mahkemeye getirilen Kılıç ise ifadesinde yıllardır avukatların verdiği adreste oturduğunu, polisin de kendisini bu adresten gözaltına aldığını söyledi. Polis bu kez de 57. hükümette bakanlık danışmanı olarak görev yapan, son iki seçimde MHP'den milletvekili aday adayı olan İbrahim Dedeoğlu'nun Sincan'da oturduğu siteyi bulan polis, kendilerine verilen adreste hangi blokta oturduğunun belirtilmemesi nedeniyle tebligatı iletemedi. Daha önce dört polis çeşitli hapis cezalarına mahkum edilmiş, Yargıtay kararı usul yönünden bozmuştu. Altınbaş'ın avukatı Oya Aydın, davanın zamanaşımına uğrama tehlikesi olduğu belirterek, adresler belli olduğu halde sanıkları bulmamakta direnen emniyet müdürlükleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kocaeli'nin Gebze İlçesinde, Hereke Beldesinde çaldıkları 41 LA 312 plakalı otomobile ait 34 ZE 9691 numaralı plakayı takarak gezen Seyfettin Arslan (20), Erdal Akyol (20) ve Selçuk Mardin (21), AKSA Sapağında, polisin "dur" ihtarına uymayarak kaçtı. Trafik ve Asayiş Ekiplerinin takip ettiği oto hırsızları, Güzeller Mahallesi Bağdat Caddesindeki cezaevi yakınında, polise tabancayla ateş ettiler. Polisin de açtığı ateş sonucu otomobilin arka koltuğunda oturan Seyfettin Arslan öldü, diğer iki kişi ise sağ olarak gözaltına alındı.

Limiter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'i gözaltında işkence yaparak öldürdükleri iddiasıyla yargılanan polisler Ahmet Okuducu, Mehmet Yutar ve Erol Erşan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya katılmadı.Duruşma ertelendi.

SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER :2

İstanbul Bahçelievler Çavuşbaşı Mahallesi'ndeki Bağlar İlköğretim Okulu'nun yanında plakası alınamayan otomobildeki kişilerce ateş açılması sonucu, Hayati İlhan ve Mert Delican yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren kişiler aynı araçla kaçarken, İlhan ve Delican Özel Gelişim Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Kayseri'nin MHP'li İncesu İlçesi Belediye Başkanı Ali İpiçürük'ün evine kimliği belirlenemeyen kişi tarafından av tüfeğiyle 2 kez ateş edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.

BOMBA VE MAYIN PATLAMASI(16 olay)

Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde, Tepebaşı Mahallesi'ndeki AK Parti İlçe Başkanlığı binasına, kimlikleri henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce molotofkokteyli atıldı maddi hasar meydana geldi.

İstanbul Merter'de E-5 Karayolu kenarında bulunan 2 katlı Mc Donalds'daki bir görevli, giriş katında masaların altında mukavva bir kutuda zaman ayarlı bomba buldu.

Mardin'in Midyat İlçesi'nde, Sivrice Köyü yakınlarındaki dağlık alanda mayın patlaması sonucu hayvan otlatan Ramazan Akpınar (17), öldü,Zübeyir Ağırman (16) ile Sait Ağırman (16) ise yaralandı.

AKP'nin Kağıthane'deki irtibat bürosuna atılan molotofkokteylileri küçük çapta maddi hasara neden oldu.

Güngören Genç Osman Mahallesi Doğanbey Caddesi'ndeki Blok Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin önünde park halinde bulunan, firmaya ait 2 adet minibüse molotofkokteyli atıldı. Araçalarda maddi hasar meydana geldi.

İstanbul Saraçhane'de toplanan yaklaşık 30 kişilik bir grup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı'nın giriş kapısına molotofkokteyli ve ateş attı.

Üsküdar Demokrasi Meydanı'nda toplanan yaklaşık 20 kişilik başka bir grup , park halindeki bir İETT otobüsüne molotofkokteyli attı.Maddi hasar meydana geldi.

Bahçelievler'de de bir banka şubesine molotofkokteyli atildi.

İzmir'de Metin Tüfekçi yönetimindeki belediye otobüsüne, Yamanlar Mahallesi'nde molotofkokteyli atıldı.Olayda can kaybı olmadı.

Van'da bir anaokuluna molotofkokteyli atılması sonucu çıkan yangın, maddi hasara yol açtı.

Van 'da bayram tatili süresince bir ilköğretim okulu , bir lise ve bir otobüs benzin dökülerek kundaklandı.

İstanbul Esenler'de, İnönü Caddesi üzerinde bulunan Bayrampaşa Telekom Müdürlüğü'ne yüzleri kaşkolla örtülü 2 kişi tarafından atılan molotofkokteyli, binada küçük çaplı maddi hasara yol açtı.

Taksim'de, Tepebaşi'ndaki TÜSIAD binasinin arka giriş kapisinin önündeki kaldirima, kimligi belirsiz bir kişi tarafindan ses bombasi atildi .Sesten etkilenen Deniz Uyan (25), Alman Hastanesi'ne götürüldü.

İstanbul Taksim Divan Kavşağı'nda bulunan İngiliz havayolu şirketi British Airways'in bürosuna kimliği belirsiz şahıslar tarafından konulan ses bombası patladı.Olayda maddi hasar meydana geldi.

İstanbul'da Beşiktaş Barbaros Bulvarı Hoşsohbet Sokak 1 numarada bulunan Unidet Parcel Service adlı kargo şirketinin giriş kapısı önüne, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce yerleştirilen bombanın patlaması nedeniyle, işyerinin kapısı parçalandı.

Girne Amerikan Üniversitesi temsilciliğin faaliyet gösterdiği 8 katlı binanın girişindeki şirkette gerçekleşen patlamada, cam ve tabelalar parçalanırken, işyerinin içinde de maddi hasar meydana geldi.

KISI ÖZGÜRLÜGÜ

KAÇIRMA/KAYIP:2

İstanbul'da 31 Aralık 2002 tarihinde kaybolan Taylan Mengeş'ten halen haber alınamadığı bildirildi.

Samsun'un Bafra ilçesinde, 20 milyar liralık emekli ikramiyesini almak için evden ayrılan, Ballıca Sigara Fabrikası'ndan emekli olan Mustafa Esmer (46) adlı kişiden haber alınamadığı bildirildi.

1994'te Dersim'in Mirik Mezrası'na düzenlenen operasyondan sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan 7 kişinin yakınları, olaydan 9 yıl sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak, dönemin askeri yetkilileri hakkında dava açılmasını istedi. Bolu Komando Tugayı'na bağlı askeri birliklerin Mirik Mezrası'na 24 Eylül 1994 tarihinde yaptığı operasyon sonrasında Hıdır Işık, Hatun Işık, Elif Işık, Yeter Işık, Düzali Serin, Gülizar Serin ve Dilek Serin'den haber alınamadı. Kaybolan kişilerin yakınları, aradan 9 yıl geçtikten sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak, sorumluların cezalandırılmasını talep etti. Kayıp yakınları Süleyman Işık ve Kamer Serin, Tunceli Baro Başkanı Hüseyin Aygün ve avukat Özgür Ulaş Kaplan aracılığıyla yaptıkları başvuruda, dönemin askeri yetkilileri hakkında TCK'nın 448. maddesi uyarınca, 24 yıldan 30 yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarını istedi. Başvuruda, dağlık alanda bulunan mezraya operasyon öncesi giriş ve çıkışların güvenlik kuvvetlerince yasaklandığı kaydedilerek, operasyon çerçevesinde güvenlik görevlilerinin, 24 Eylül 1994 tarihinde Hıdır Işık, Hatun Işık, Elif Işık, Yeter Işık, Düzali Serin, Gülizar Serin, Dilek Serin'i evlerinden aldıkları, o tarihten itibaren bu kişilerden hiçbir haber alınamadığına dikkat çekildi. Dilek Serin'in o zaman 3 yaşında olduğu belirtilen başvuruda, Ali Işık'ın da ertesi gün ailesinin akıbetini öğrenmek için köye gitmesinden bir süre sonra başı ezilmiş vaziyette ölü olarak bulunduğu ifade edildi. Başvuruda, "Her iki aileye ait büyük ve küçükbaş hayvanlar birkaç gün sonra köyün karşısında bulunan karakol yetkililerince ailelere teslim edildi. Operasyon bitiminden sonra güvenlik güçlerinden izin alarak köye giden kişiler, evlerin içindeki eşyalar ile birlikte roket atılarak yakıldığı ve köyün bir bütün olarak harabeye çevrildiğini görmüşlerdir" denildi.

1995 yılında Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde operasyon gerçekleştirilen askerler tarafından "PKK'lilerin izini sürmesi" için yanında götürülen, ancak bir daha da kendisinden haber alınamayan Ahmet Er'in kardeşi Ali Er, AİHM'e başvurdu. PKK'lilerin Kavuşak Köyü yakınlarında konuşlanan seyyar tabura 17 Temmuz 1995 tarihinde yaptıkları baskının ardından Çukurca İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı'na bağlı askerler, bölgede başlattıkları operasyon çerçevesinde, bölgeyi iyi tanıdığı ve PKK'lilerin saklanacağı yeri bildiği gerekçesiyle Kavuşak Köyü'nde ikamet eden 50 yaşındaki Ahmet Er'i de yanlarına aldı. Bölgede 2 gün operasyon yürüten askerler üslerine geri dönerken, köylü Er'den ise haber alınamadı. Er'in kardeşi Ali ER AİHM'e başvurdu.

İŞKENCE/ISKENCE IDDIASI ve KÖTÜ MUAMELE

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Bakırköy'de takip ettikleri oto hırsızını yakaladıktan sonra dayak atan polisler hakkında soruşturma açıldığını bildirdi. Açıklamada, "Polis yetkileri dahilinde zor kullanmak suretiyle şahsı yakalamak zorunda kalmıştır" ifadesine yer verildi.

İzmir'de düzenlenen bazı basın açıklamaları ile mitinglere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Ali Durmuş, gözaltında hakaret ve dayağa maruz kaldığını belirterek İHD'ye başvurdu.

Kayseri Sarız İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan ve isimleri öğrenilemeyen bir üst teğmen ile 3 asker, 29 Ocak 2003'te Yeni Atılım gazetesi muhabiri Selver Orman'ın çatışmada öldüğü iddiasıyla Tavla Köyü'nde oturan ailesine başsağlığı dilemeye gitti ,sonra aileyi bir saat sorguladı.

29 Ocak günü İdil'e giden İHD heyeti tarafından hazırlanan raporda, İdil Cumhuriyet Savcısı Turgay Talas, İdil İlçe Jandarma Komutan Vekili Ahmet Şen, İdil İlçe Emniyet Amiri Ömer Elhan ile Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı'nda gözaltında tutulan 24 kişiyle görüşmeler yapıldığı belirtildi. Raporda, İdil İlçe Jandarma Komutanlığında gözaltında tutulanlar ile yapılan görüşmelerde arama izni olmadan evlere yapılan baskınlarda gözaltına alınanların yaklaşık 30 saat karakolun yemekhanesinde sandalyede oturtuldukları, kimseyle konuşmalarına, hareket etmelerine, uyumalarına izin verilmediği, yeterince yiyecek alamadıkları, ayrıca kendilerine işkence yapıldığı ifade edildi.

Şebinkarahisar'in bir köyünde 2000 yilinda yaşanan olayda, köye giden Astsubay Mesut, fail Kemal'i bulamayinca, oglu Abdurrahman'i gözaltina aldi. Abdurrahman'i dövüp, sakalini ve biyigini kestirdi. Şebinkarahisar Agir Ceza Mahkemesi'nde Astsubay 6 ay hapis cezasina çarptirildi ve karari temyiz etti. Yargitay 8. Ceza dairesi, sanigin 5 yila kadar hapis cezasi öngören işkenceden cezalandirilmasi gerektigini bildirdi. Ancak yerel savcilik sanik aleyhine temyiz başvurusu yapmayinca Yargitay, az buldugu cezayi onamak zorunda kaldi.

Siirt'in Kurtalan ilçesine bağlı Erdurak (Kelemerane) Köyü korucuları M. Emin Cangir, Metin Cangir, İdris Cangir, Ömer Cangir ile Engin Cangir , Çayırlı (Sıarta) mezrasını bastıktan sonra 2 çobanı dövdü, 400 baş koyuna da el koydu. Korucu baskınına ilişkin herhangi bir yasal işlemin yapılmadığı öğrenildi.

Yaşlari 15 ile 21 arasinda degişen 11 kişiye işkence yaptiklari iddiasiyla 6 polisin yargilandigi ve kamuoyunda "Ikinci Manisa Davasi" olarak bilinen davada,Mahkeme Heyeti, sanik polislerden Ahmet Bereket, Mustafa Taner Paylaşan, Fatih Berkup ve Yakup Dogan hakkinda, TCK'nin 102/4 maddesi geregince davanin zaman aşimi sebebiyle ortadan kaldirilmasina karar verdi. 1 sanik polis de ölümü nedeniyle dosyalari ortadan kalkarken, Başkomiser Mustafa Sara 2 kişiye işkence yapmaktan 2 yil hapis cezasina çarptirildi.

Ankara'daki Newroz kutlaması sırasında İHD Ankara Şube yöneticisi Saadet Erdem'i dövdüğü iddia edilen polis İzzet Açıkgöz'ün Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davasına devam edildi.Hakim olay sırasında çekilen video kasetlerinin izlenmesi için duruşmayı erteledi.

Haydar Durmaz isimli kişiye işkence yapmakla suçlanan, ancak mahkemede Durmaz'i gözaltina aldiklarini bile kabul etmeyen polisleri, gözaltindaki Rus kadinlarla ilgili belgeler yalanladi. Durmaz'in, "Gözaltindayken iki Rus kadini da oradaydi" ifadesi, belgelerle kanitlanirken, gözaltini ve işkence iddialarini kabul etmeyen polislere cezaevi yolu göründü.

"KADEK'e üye olduğu" iddiasıyla tutuklanarak cezaevine konulan Mijdin Beyav'ın annesi Behice Beyav, oğlunun gözaltında işkence gördüğünü ileri sürerek, İHD Adana Şubesi'ne başvurdu. Savcılığı'na da suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.

Cizre İlçesi'nde, AK Parti binasına giderek, tecridi protesto etmek isteyen siyahlar giyinmiş yaklaşık 100 kadın, ilçe merkezinde polisin saldırısına uğradı. Saldırı sırasında Ayşe Ölmez, Gulê Uysal, Cane Gasır, Nadire İnedi ve Fatma Erkul adlı kadınlar cop ve kalas darbeleri sonucu çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay sırasında gözaltına alınan Halime Çağlı, Fehime Dalmış, Emine Dalmış ve Besna Kulanç ise ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Şanliurfa'nin Bozova Ilçesi'ne bagli Hacilar Köyü'nde okul bahçesindeki Atatürk büstünü kirdiklari gerekçesiyle gözaltina alinan O.D. (13), A.B. (16), R.Ö. (17), M.K. (17), A.K. (16), M.K. (15), Ö.D. (15) adli çocuklara jandarma tarafindan "işkence" yapildigini iddia eden aileler, jandarma görevlileri hakkinda suç duyurusunda bulundu

Batman'da tecride karşi yapilan eyleme katildigi iddia edilen A.I. (12) adli çocuk, 4 polis tarafindan kalaslarla dövüldügünü iddia etti.

Hakkari'nin Biçer Mahallesi'nde bulunan eski Medrese önüne yağan kar üstüne "Tecride hayır" ve "Biji serok Apo" şeklinde slogan yazıldığını tespit eden Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi'ne bağlı polisler, 11 Şubat 2003 'te çevrede bulunan bazı evlere baskın düzenledi. Baskında A.A (14), İ.A. (15), M.A. (16) ile S.A. (17) adlı çocuklar, "Ayakları ile karı ezerek, yazı yazdıkları" gerekçesiyle gözaltına alındı. Çocuklar kendilerine gözaltında iken işkence yapıldığını ileri sürdü.

Adana Savaş Karşiti Platform adina açiklama yapan ÇHD Adana Şube Yöneticisi Hüseyin Kiliç'in konuşmasi sirasinda polisin kalabaliga müdahale ettigi bildirildi.Polisin müdahalesine karşi çikan ÇHD Adana Şube Başkani Şiyar Rişvanoglu, Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kiliç, Egitim-Sen Adana Şube Başkani Halil Kara polisler tarafindan dövüldü.Çogunlugunu DEHAP ve HADEP'lilerin oluşturdugu 24 kişi gözaltina alinarak, Adana Il Emniyet Müdürlügü'ne götürüldü.

Kırıkkale'de bir vatandaş, hastanede yatan babası için ikametgah ilmühaberi istediği muhtarın, mahallede kaydının bulunmadığını söyleyerek, oğluyla birlikte kendisini dövdükleri iddiasıyla polise başvurdu. Olay, Kırıkkale'nin Çallıöz Mahallesinde meydana geldi. Aynı mahallede oturduğunu iddia eden Murat Karabay (36), babası Nail Karabay'ın hastane işlemlerini yaptırabilmek için muhtarlığa gitti. Muhtar Demirtaş, Karabay'a talebi üzerine mahallede kaydı bulunmadığı gerekçesiyle, söz konusu evrakı düzenleyemeyeceği cevabını verdi. Çıkan tartışmanın ardından, mahalle muhtarı Ahmet Demirtaş ile oğlu Ömer Demirtaş'tan dayak dayak yediği iddia edilen Murat Karabay, hastaneye kaldırıldı. Karabay, hastanede polise verdiği ifadede, muhtar Ahmet Demirtaş ve oğlundan şikayetçi olduğunu söyledi.(???)

Batman'da Abdullah Öcalan'ın lehine yapılan gösteriye katıldığı iddiasıyla gözaltına alınan 40 yaşındaki zihinsel engelli Selma Beyazoğlu, İl Emniyet Müdürlüğü'nde işkence gördü.

Siirt'te Çakmak mahallesinde ikamet eden 25 yaşindaki Cevher Kaçar, 15 Şubat akşami gece saat 22.00'de hayvanlarina yem vermek için gittigi ahirdan çikarken, telsizli ve maskeli 4 polis tarafindan mahallenin çikişinda bulunan kuytu bir köşeye götürülerek dövüldügünü iddia etti.

Öcalan'la ilgili gösteriye katıldıkları belirtilen 9 çocuğa İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında iken işkence edildiği iddia edildi.

Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) Genel Başkan Yardimcisi Ibrahim Güçlü, Parti üyesi olan Fikret Şahin'in, 15 Şubat gecesi saat 01.00'da evinin önünden kendini polis olarak tanitan 4 kişi tarafindan bir arabaya alinarak sorgulandigini tehdit ve şiddete maruz kaldigini iddia etti.

Adana, Hatay ve Mardin'de yapılan savaş ve tecrit karşıtı gösterilerde gözaltına alınanlardan 61 kişi tutuklandı. DİHA'ya konuşan avukat Cemşit Tabak, tutuklanan 30 kişinin Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevine girişleri sırasında jandarmalar tarafından dövüldüğünü söyledi.

Van'da bir fotograf stüdyosunda çalişan Hecer Orhan,14 Şubat 2003 gecesi Abdullah Öcalan'in Türkiye'ye getirilişinin yildönümü öncesinde protesto gösterilerinin yogunlaştigi Hacibekir (Xaçort) Mahallesindeki evine giderken kar maskeli polisler tarafindan feci şekilde dövüldügünü anlatti..

Hacıbekir mahallesi Bayirli ve Sürmeli sokaklarindaki birçok eve baskin düzenleyerek, çocuklari dövdügü bildirildi. Mahalle sakinlerinden Muhteber Bor, 15 Şubat 2003 gecesi kar maskeli kişilerin evlerine baskın düzenlediğini , çocukları ve kendisine kötü muamelede bulunarak dövdüklerini ileri sürdü.

Gözaltına alındığı Edremit Karakolunda yaşamını yitiren, ardından intihar ettiği yönünde rapor hazırlanan Özgür Ünal'la ilgili olarak 7 polisin yargılanmasında dosyanın ağır cezaya gönderilmesi istemi yanıtsız kaldı.

DEHAP Adana İl Başkanı Mehmet Cançelik, parti binasında 15 Şubat 2003 tarihinde Adana Savaş Karşıtları Platformunun düzenlediği savaş karşıtı eylemde yaşanan polis müdahalesini, mahallelerde üyelerine yönelik uygulanan baskıyı ve eylemde gözaltına alınarak tutuklananlara karşı geliştirilen keyfi uygulamaları yaptığı basın açıklamasıyla kınadı.

DEHAP Büyükçekmece Kavaklı Belde Örgütü yöneticisi Nigar Yıldız, bir gurup arkadaşı ile birlikte bayramlaşmak üzere AK Parti Esenyurt Belde Teşkilatına gelen İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun yanına gitti. Aksu ile bayramlaşan Yıldız savaş ve tecrit karşıtı konuşmalarından ötürü gözaltına alındı.Yıldız gözaltında,işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını iddia etti.

Siirt'te oy istemeye gelen AK Parti milletvekili Yekta Haydaroğlu ile eski milletvekili Mervan Gül'e, "Türkiye'yi savaşa sürüklüyorsunuz, hangi yüzle gelip oy istiyorsunuz" diye soran gençler, AK Parti Baykan İlçe Başkanı Halil Tanboğa tarafından dövüldü.

TAYAD, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ndeki 10 kadın tutuklunun işkence ve dayak ile Uşak ve Gebze'deki cezaevlerine sevk edildiğini bildirdi. Jandarma baskınından birçok tutuklunun yaralandığı Elif Yaş'ın da bayıldığı bildirildi.

Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) ve İHD, 15 Şubat 2003'te tecrit ve savaş karşıtı eylemlerde gözaltına alınarak tutuklanan38 kişiye ilişkin olarak düzenlenen basın toplantısında tutukluların, Kürkçüler E Tipi Cezaevi'nde baskılara maruz kaldığı belirtildi. tutukluların saç ve bıyıklarının kesilmek istendiği, buna karşı çıkanların gardiyanların saldırısına uğradığı bilgileri verildi. Tutukluların falakaya yatırıldığının ve hücrelere atıldığının bildirildiği açıklamada, görüşe giden ailelerin de baskılara maruz kaldığı dile getirildi. Açıklamada, işkencenin bir an önce son bulması ve işkencecilerin yargı önüne çıkarılması istendi.

Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde Öcalan lehine yapılan gösterilere katıldığı gerekçesiyle 15 Şubat 2003'te gözaltına alınarak Ceyhan Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan Ali Avcı, Esat Söylemez ile Abdurrahman İnanç, işkence gördüklerini belirtti.

Diyarbakır'da 27 Şubat'ta polis olduklarını söyleyen kişiler tarafından kaçırılıp zorla bir araca bindirilen Özgür Halk Dergisi çalışanı Cevat Düşün (18), kendisinin dövüldüğünü,tehdit edildiğini ve kendisine ajanlık teklif edildiğini ileri sürdü. Düşün, can güvenliginin olmadigini dile getirerek, Cumhuriyet Savciligi'na suç duyurusunda bulunacagini söyledi.(27)

ÇEŞITLI AMAÇLARLA YAPILAN BASKI VE TEHDITLER

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde taşeron statüsünde çalişan ve toplu sözleşmesinden dogan ücret farklarini almak için dava açan işçiler, Rektör Ferit Koçoglu'nun davadan vazgeçmeyen işçileri işten atacagi tehditiyle karşilaşti.

Savaş karşiti eylemlere katilarak alanlarda barişi ve gelecegini savunan gençler, polisin tehditleri ile karşilaştiklarini açikladilar. Üniversite ögrencileri Deniz Sevimli ve Taner Güzelkaya, polisin kendilerini tehdit ettiklerini ileri sürdü.Güzelkaya ,5 Şubat günü Mamak Mutlu Mahallesindeki evinden çikarken sivil polisler tarafindan zorla bir arabaya bindirildigini ve Kizilay'a gelince tehdit edildigini söyledi.Sevimli de yaklaşik bir aydir polislerin kendisini sürekli takip ettigini belirtti.

GÖZALTILAR

15???: Yeniden Atılım Gazetesi'nin teknik işlerinin yapıldığı Etkin Ajans'a baskın düzenleyen polis tarafından 15 kişi;

53-ADANA: Savaş Karşiti Platform adina açiklama yapan ÇHD Adana Şube Yöneticisi Hüseyin Kiliç'in konuşmasinin ardindan polisin müdahalesinde, aralarinda çogunlugunu DEHAP ve HADEP'lilerin oluşturdugu 24 kişi; Seyhan ve Yüregir ilçesinde polisin yaptigi ev baskinlarinda çogu HADEP üyesi 9 kişi; Bariş talebinde bulunan bir gruptan 20 kişi;

44-ANKARA: Sakarya Caddesi'nde gerçekleşen eylemden sonra dagilan toplulugun arasindan Taylan Gürel, Sevilay Yildirim ve Kerem Tekoglu isimli DEHAP üyeleri polisler tarafindan; Irak'a yönelik muhtemel ABD saldirisini protesto amaciyla TBMM önünde eylem yaptigi sirada, 11 Greenpeace üyesinin eylem sebebiyle; Güvenlik güçlerinin, Kugulu Park'ta eylem yapilmasinin yasal olmadigi yönünde uyarilarina ragmen savaşa karşi oturma eylemini sürdüren 9 TAYAD üyesi; Temel Hak ve Özgürlükler Dernegi üyesi bir grubun AK Parti Genel Merkezi önünde yapmak istedigi basin açiklamasina müdahale eden polis tarafindan, 18 kişi; Gazi Üniversitesi ögrencisi Sevilay Y., Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ögrencisi Taylan G. ve işçi oldugu bildirilen Kerem T., molotofkokteyli eylem planladiklari iddiasiyla;

64ANTALYA: Yavuz Özcan Parkı içinde toplanan 64 savaş karşıtı, polis tarafından;

7ARTVİN: Hopa İlçesi'nde tüm dünyada yapılan ışık söndürme eylemine destek vermek için Sundura Mahallesi'nde yapılmak istenen savaş karşıtı gösteride 7 kişi;

9-AYDIN: Kuşadasi Ilçesi Güzelçamli Beldesi'nde, DSP ve MHP belde başkanlari, parti binalarindaki Türk Bayraklari'nin yirtik ve sökük olmasindan dolayi; Emniyet Müdürlügü'ne bagli birimlerde görevli 350 polisin görev aldigi operasyonda, durumlari şüpheli görülen 9 kişi;

2-BATMAN: Abdullah Öcalan'ın avukatları ve ailesi ile görüştürülmemesinin protesto edildiği eylemi izleyen Azadiya Welat gazetesi muhabiri Mahmut Akıl ile Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Gönül Morkoç Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri tarafından;

3BURSA: Kaçak kurban derisi topladıkları iddia edilen 3 Kur'an Kursu hakkında yasal işlem yapılırken, kurslara ait derileri taşıyan üç kamyon sahibi;

35-DİYARBAKIR: İnönü Caddesi üzerinde savaş karşıtı basın açıklaması yapmak isteyen Demokrat Gençlik Platformu'ndan yaklaşık 20 kişi; HADEP Merkez ilçe binası önünde arama yapan Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler tarafından, parti binasından çıkan 13 HADEP'li; Savaşa karşı düzenlenen basın açıklaması sırasında BTS Diyarbakır eski Şube Başkanı Hasan Soysal ve BES Diyarbakır Şube Başkanı Serdal Savaşçı tartaklanarak;

1-EDİRNE: Demokratik Halk Partisi (DEHAP) Tekirdağ İl Başkanı Gültekin Atmaca;

4-HAKKARİ: Ayaklarıyla kara "Tecride hayır" ve "Biji serok Apo" sloganlarını yazdıkları iddiasıyla A.A (14), İ.A. (15), M.A. (16) ile S.A. (17) adlı 4 çocuk;

231-(1000?)İSTANBUL: Avcılar'da bir hayır kurumu için deri topladığı iddiasıyla bir kişi; AK Parti İl Merkezi önünde toplanarak ABD ve savaş karşıtı eylem yapmak isteyen ve kendilerine "Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği" adını veren savaş karşıtlarından 7 kişi ile TAYAD, Özgür Der, Savaşa Hayır Platformu'nun da destek verdiği yaklaşık 40 kişilik grubun tamamı; ABD askerinin Türkiye'ye konuşlanmasına olanak sağlayan tezkerenin Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesini protesto etmek için AK Parti İl Başkanlığı'na bayram hediyesi olarak ABD bayrağını vermek isteyen 40 kişi yaka paça; Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Girişimi üyesi bir grubun, AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya gelerek savaş karşıtı yapmak istediği basın açıklamasına müdahale eden polis tarafından 12 kişi ve polisin bu tutumunu protesto eden başka bir gruptan 28 kişi; Irak'ta Savaşa Hayır diyenler aralarında yer alan "Çocuklar Duymasın" dizisinin oyuncuları Tamer Karadağlı, Özgür Ozan ve dizinin senaristi Birol Güven'in de bulunduğu bir grup sanatçı ve sanatçı arkadaşlarının durumunu öğrenmek üzere emniyete giden Memet Ali Alabora; KESK Eğitim-Sen 1 No'lu Şube Başkanı Musa Biçer ve 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Toprak; "Halka Sor" kampanyasının parçası olarak dünyada diğer savaş karşıtlarıyla aynı gün Kadıköy İskele Meydanı'nda yapılacağı duyurulan kitlesel basın açıklamasına katılmak üzere Bakırköy'den bir otobüsle Kadıköy'e gitmek isteyen 31 kişi ile Kadıköy'den, İskele Meydanı'na toplu halde yürümeye çalışan 30 kişi; Kadıköy İskele Meydanı'nında, savaşın mücadele ile durdurulabileceği vurgulayan, aralarında sendikacı ve sanatçıların da bulunduğu bini aşkın kişi; Kadıköy'de yapılan barış eyleminde stajyer muhabir Gökhan Durmuş; Maltepe Savaş Karşıtı Platformunun düzenlediği, "Savaşa karşı bir dakika karanlık" eyleminde 23 kişi; DEHAP Büyükçekmece Kavaklı Belde Örgütü yöneticisi Nigar Yıldız, bir gurup arkadaşı ile birlikte bayramlaşmak üzere AK Parti Esenyurt Belde Teşkilatına gelen İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun yanından ayrıldıktan sonra; Ümraniye Çakmak Mahallesi Atatürk Parkında yapılan "Barış için 1 dakika karanlık" eylemden sonra evlerine dönene Taner Doğan, Özcan Yüce ve Şahin Doğan, sivil polisler tarafından; Maltepe Savaş Karşıtı Platformu'nun yapmak istediği 1 dakika karanlık eylemine müdahale polis tarafından 4 kişi; Kartal Endüstri Meslek Lisesi önünde savaş açıklaması yapmak isteyen öğrencilere müdahale eden polis tarafından, Dursun Çuhalcı, Ali Can Yıldırım ve Halil İbrahim Önal adlı öğrenciler;

50-İZMİR: HADEP Torbalı Gençlik Kolları Sorumlusu Burhan B. (19), Ersin S. (21), Sedat S. (20), Muhterem G. (22), Şahin İ. (19) ve Ramazan Ç. (30) Torbalı İlçesi ve Kadifekale Semtinde, "korsan gösteri düzenlemek, karayolunu trafiğe kapatmak, yasak yayın bulundurmak, yasadışı slogan atmak ve terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçları iddiasıyla; Menderes İlçesi'ne bağlı Küner Köyü'nün muhtarı ile öğretmeni, izinsiz kurban derisi topladıkları iddiasıyla; Kınık ilçesinde, yasadışı yollardan ülkeye giriş yaptıkları belirtilen 31 kişi ile söz konusu kişilerin, kaçmasını organize ettikleri gerekçesiyle Hayati Kılıç ve Hasan Koştu; İzmir ve ilçelerinde, izinsiz deri topladıkları iddia edilen 18 kişi; Urla'da 'Savaşa hayır' dövizleriyle eylem yaptıkları iddia edilen ilköğretim okulu öğrencileri S.Ö., A.D., A.G., N.B., S.Ç., G.S., C.S., M. T. ve B.S.;

26KONYA: Beyşehir ilçesindeki "Hatirli Kahvehanesi"nde arkadaşlari ile okey oynarken öldürülen Egireler Köyü eski muhtari Abdullah Alaboga'nin (58), katilini görmediklerini söyleyen, aralarinda kahve sahibi Süleyman Çakir'in da bulundugu 25 kişi;

23MALATYA: Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Girişimi tarafından yapılan, "savaşa karşı referandum" talepli basın açıklaması sırasında, aralarında Ekmek ve Adalet Dergisi Malatya temsilcisi Cihan Akdeniz'in de bulunduğu 3 kişi; Savaş Karşıtı Platformu'nun Önbinkonutlar Semti'nde düzenlediği "1 dakika karanlık" eylemine müdahale eden jandarma tarafından, aralarında EMEP Malatya İl Başkanı Necnet Bali, KESK Dönem Sözcüsü Nurettin Kınık ve Av. Yıldız İmrek'in bulunduğu yaklaşık 20 kişi;

54SİİRT: Abdullah Öcalan'ın avukatlarıyla görüştürülmemesini protesto etmek amacıyla Demokratik Halk İnisiyatifi'nin çağrısı üzerine bayram kutlaması yapmayıp sokaklarda gösteri yapılan olaylarda 4 kişi; AK Parti'ye ait seçim bürosu önünde toplanan bir grup HADEP'li, "savaşa hayır" sloganları atarak, bürodaki partilileri "yuhlamaya" başlayınca polis müdahale etti ve göstericilerden 50 kişi;

3ŞANLIURFA: DEHAP eski Milletvekili Adayi Remzi Kizoglu'nun da aralarinda bulundugu 3 kişi, gerekçe gösterilmeden;

28VAN: DEHAP ve HADEP Gevaş ve Muradiye ilçe binalarina, "Yasak yayin bulundugu" ihbari üzerine yapilan baskinda, DEHAP yöneticileri Fetihi Canli, Murat Aslan, Zeki Aslan ile Ilhami Güler; Cumhuriyet Caddesi'nde koyun sürüleriyle dolaşan tüccarlarla polis arasinda çikan tartişmada 8 koyun tüccari "Yanliş yerde satiş yaptiklari" gerekçesiyle; Cumhuriyet Caddesi Soydan Kavşagi önüne gelen 8 kadin zincirle kendilerini cadde kenarindaki demir bariyerlere baglayarak attiklari sloganlarla savaşa protesto ederken, DEHAP Il Başkanligi yöneticilerinden Behiye Koçak ve Hatice Bariş Tan ile Nezahat Gür, Esma Turgut, Ayşe Akdogan, Cariye Ölmez, Besna Akdogan, Sonay Şahin gözaltina alindi.

TUTUKLAMALAR

1ANKARA: Adalet ve İçişleri Bakanlığı'na "Savaş ve tecride hayır" yazılı faks çektiği için gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanan Reşit Emin Şahin;

61ADANA: Adana, Hatay ve Mardin'de yapılan savaş ve tecrit karşıtı gösterilerde gözaltına alınanlardan 61 kişi;

7BİTLİS: Tatvan ilçesinde izinsiz basın açıklaması yapmak istedikleri için gözaltına alınan DEHAP'lılardan 7'si;

1HAKKARİ: Belediyeye ait ekmek fabrikasında çalışan Mesiha Bozkurt isimli işçi, 15 Şubat günü esnafa ekmek vermediği gerekçesiyle;

8İSTANBUL: Kadıköy'de yapılan "Savaşa Hayır" mitingi sırasında gözaltına alınan ve DGM Savcılığı'na çıkarılan 15 kişiden 8'i KADEK'e "yardım ve yataklık" ettiği iddiasıyla;

2İZMİR: Kınık ilçesinde, yasadışı yollardan ülkeye giriş yaptıkları belirtilen 31 kişi yakalanırken söz konusu kişilerin, kaçmasını organize ettikleri gerekçesiyle yakalanan Hayati Kılıç ve Hasan Koştu çıkarıldıkları mahkemece;

2VAN: Minibüs durağında beklerken polisler tarafından gözaltına alınarak, Alay Komutanlığı'na götürülen Azadiya Welat Gazetesi dağıtımcısı Hamza Özkan ile Özgür Kadının Sesi Dergisi çalışanı Derman İşçimen tutuklandı.

GÖZALTINDA ÖLÜM

Lise öğrencısi Özgür Ünal'ın gözaltında intihar ettiği yönünde rapor hazırlayan karakolda görevli Komiser Hakan İzmir, polisler Engin Ayışık ve Ekrem Çırakoğlu'nun görevi ihmal suçundan yargılandığı davanın duruşması Edremit Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma. duvardaki ayak izleri ve Ünal'a ait olduğu belirtilen terliklerin taban fotoğraflarının karşılaştırılıp, izlerin terliklere ait olup olmadığının belirlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

YERLESIM MERKEZLERINE YÖNELIK BASKILAR

ARDAHAN:Polisin, işyerlerini tek tek gezerek işyerinin kime ait oldugu, kaç yilinda kuruldugu, ortalama kazancin ne kadar oldugu, kaç kişinin çaliştigi ve hangi saatlerde açilip kapatildigina dair bilgi toplamaya başladi.

HATAY: Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit ve savaş protestolarinin ardindan polis ablukasi altina alinan Hatay'in Dörtyol ilçesine bagli Mezbaha Mahallesi halki, 15 Şubat'taki eylemlerden sonra mahalleyi abluka altina alan polislerin rasgele ateş açtigini, kurşunlarin dükkanlara ve evlerin duvarlarina isabet ettigini belirtti.

MARDİN: Ömerli'nin Xirbikatlo Köyü'nde düzenlenen baskında bütün köylüler hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındı. Nusaybin'deki bir köyde ise halk toplu dayaktan geçirildi.

SİİRT: Kurtalan ilçesine bağlı Erdurak (Kelemerane) Köyü korucuları, M. Emin Cangir, Metin Cangir, İdris Cangir, Ömer Cangir ile Engin Cangir, Çayırlı (Sıarta) mezrasını bastıktan sonra 2 çobanı dövdü, 400 baş koyuna da el koydu. Yaralanan çobanlar Tahir ve Lokman Cangir Kurtalan Sağlık Ocağı'nda tedavi altınaalındı..

CEZAEVLERİ

19 Aralık Operasyonu sırasında Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan 167 tutuklu hakkında "toplu isyana kalkışmak" suçlamasıyla açılan davaya Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.Davaya tutuklu sanıklar getirilmezken, tutuksuz sanık Hacer Arıkan, Erol Arıkan, Özlem İnal ve Mehmet Yaman hazır bulundu. Dava, tüm sanıkların bir arada yargılanmaları için güvenlikli ve geniş salonun hazırlanması ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi kararı ile 27 Haziran 2003 tarihine ertelendi.

Malatya E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve ayağında kangren tehlikesi geçirdiği için ameliyata alınan Nurcan Yücel'in hastanede tedavi olması gerekirken, ameliyatın hemen ardından cezaevine götürüldüğü ve pansumanlarının cezaevi idaresi tarafından yapılmadığı ile sürüldü. Cezaevi Disiplin Kurulu tarafından mahkeme onayı olmadan Yücel'e görüş ve mektup yasağı getirildiği de bildirildi.

Ağır kalp hastası Kazım Yılmaz'ın cezası Yargıtay tarafından onanmasına karşın, kesinleşen hüküm, cezaevi savcılığına gelmediği için "infazının durdurulması" işlemi ve af için Cumhurbaşkanlığı'na başvurma işlemi yapılamadığı bildirildi.

İzmir Kırıklar F Tipi Cezaevi'yle ilgili olarak açıklanan raporda cezaevinde kalanların çoğunun siyasi mahkum olduğu (35-40), tecridin mahkumların sağlığı üzerinde yarattığı tahribatın artarak devam ettiği bildirildi. Mahkumlarda içe kapanıklık, sessizleşme, ilgiyi toplamada zorlanma, özellikle beyaz ve gri gibi renklere tahammülsüzlük, kötümserlik gibi davranış bozukluklarının geliştiği ,yemek, ısınma, kişisel temizlik gibi konularda çok büyük sıkıntılar yaşandığı ,avukat ve aile görüşlerinde, ve gazete, dergi, kitap taleplerinde zorluklarla karşılaşıldığı bildirildi.

Uyuşturucu ticareti yaptigi gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine konulan Tahir Inal'in ikinci ayagi da kangren teşhisi konulduktan sonra kesildi. Kardeşinin cezaevinde insani ihtiyaçlarini dahi karşilayamaz duruma düştügüne dikkat çeken Osman Inal, geri kalan cezanin affedilmesi için Cumhurbaşkani Ahmet Necdet Sezer'e başvuracagini söyledi.

Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (TUHAD),'ın yaptığı açıklamada Ümraniye Cezaevi'nde 10 kadar gardiyanın 2 tutukluyu dövdüğü belirtildi.Tutuklu yakınlarının da gardiyanların saldırısına uğradığı iddia edildi.Durumu Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığı'na ilettiklerini ifade ettiler.

19 Aralık 2000'de 'Hayata Dönüş Operasyonu' adı altında gerçekleştirilen ve çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği cezaevi baskınından ağır yaralı olarak kurtulan Bayrampaşa Cezaevi C-1 koğuşunda kalan Birsen Kars ve Gülizar Kesici, kendilerine karşı kimyasal silah da kullanıldığını saatlerce değişik türde gaza maruz kaldıklarını belirterek, yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ankara Numune Hastanesi'ne kaldirilan ve zorla müdahale edilen ölüm oruçlularından Ali Koç, Fatma Köse ve Özlem Türk'ün yaşamlarini yitirmesi üzerine, tutuklu avukatlari harekete geçti. Avukatlar, tutuklularin yataklara zincirlendigini, bileklerinin kesilerek işkenceyle müdahale edildigini ve hastalara gerekli bakimin yapilmadigini öne sürerek, Numune Hastanesi Başhekimligi ve çalişanlari ile Saglik Bakanligi ve Adalet Bakanligi hakkinda suç duyurusunda bulundu.

Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde, hükümlülere baskı yapıldığı ileri sürüldü. Hükümlü İlker Kartal, ailesiyle telefon görüşmesi yaptığı sırada "telefonda hissettirmeden ikinci bir kişiyle 15 saniye konuşmak" suçundan disiplin cezasına çarptırıldı. Kartal, aldığı ceza uyarınca altı ay açık görüş yapamayacak, telefon hakkından yararlanamayacağı bildirildi. Bir süre önce içeriye Kürtçe doküman alınmamasını protesto etmek için açlık grevi yapan İnan Çoban'a da, zincirleme disiplin cezaları verildi. İnan, şu anda üç kişilik odada tek başına tutulduğu ifade edildi. Yine Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde elektrik faturasını ödeyemeyen hükümlülerin, elektriklerinin bir hafta boyunca kesildiği kantindeki şeker, çay gibi ürünlerin piyasa fiyatının üzerinde satıldığı ifade edildi.

JİTEM'in Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Veli Özdemir'in avukatı Ercan Kanar müvekkiline ajanlaştırmak için baskı uygulandığını bildirdi. Ercan Kanar, müvekkili Özdemir'in 30 Ocak 2003 günü, biri Binbaşı Osman olmak üzere iki JİTEM görevlisi tarafından avukat görüş mahallinde sorgulandığını açıkladı. Av. Kanar, uygulamaya göz yuman cezaevi idaresi görevlilerinin, görevden alınması ve soruşturma açılması için Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğunu bildirdi.

Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukluevi'nde bulunan 11 kadın Adalet Bakanlığı tarafından Uşak ve Gebze cezaevlerine gönderilmelerine tepki gösterildi. Uzun süre cezaevi araçlarında bekletilen kadınlardan Ebru Gümüşoğlu, Nursel Demirdövücü, Aysel Gündoğan, Ayşe Tuncer ve Neriman Şaşmaz Gebze Cezaevine; Filiz Gencer, Aysu Baykal, Mesude Pehlivan, Ayfer Uzel, Şengül Mert, Fatma Yıldırım Uşak Cezaevine gönderildi. Kadınlar cezaevine giden avukatlarıyla görüştürülmediler.

Yozgat E Tipi Cezaevinde açlık grevine giren 23 KADEK'li tutukluya, açık görüş ve telefon görüşmesi yaptırılmadığı ileri sürüldü. Tutuklu yakınları, yasal dergi ve gazetelerin de cezaevine alınmadığını belirterek, engellerin son bulunmasını istedi.

Üsküdar Paşakapisi Cezaevi'nde iki grup arasinda henüz bilinmeyen bir nedenle tartişma çikti. C Blok'da yatan adi suçlular arasinda çikan tartişma kavgaya dönüşürken, olayda 9 mahkum kesici ve

delici alet darbeleriyle yaralandi. Tartişmaya müdahale etmek isteyen cezaevi görevlileri ise mahkumlar tarafindan C Blok'a sokulmadi.

Avukat Gülizar Tuncer, Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan müvekkili Bülent Barmaksız'ın hastaneye gidiş-gelişte üzerinin 9 kez aranmasına tepki gösterince gardiyanlar tarafından dövüldüğünü söyledi. İzlerin silinmesi ve rapor almasının engellenmesi için uzun süre doktora çıkarılmadığını da belirten Av. Gülizar Tuncer müvekkilinin Bolu Devlet Hastanesi'ne gönderildiğini fakat doktorun muayene etmeye bile gerek görmeden, rapora, 'darp ve cebir izi yoktur' şeklinde yazmış" olduğunu ifade etti.

CEZAEVLERINDE ÖLÜM-4

Manisa'nın Salihli ilçesindeki Salihli Kapalı Cezaevi ve Tutukevi'nde, 'fiili livata' suçundan tutuklu bulunan İsmet B.'nin (46), koğuşun tuvaletinde bulunan atık su borusuna çamaşır ipiyle kendini astığı belirtildi.

İstanbul Bahçelievler'de polis memuru Şahin Ekiz'i şehit ettiği, Fatih'te de balıkçı Mehmet Azman'ı öldürdükten sonra hafız Selman Okumuş'u ağır yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan Yaşar Akgün'ün Metris Cezaevi'nde intihar ettiği bildirildi.

Trabzon'un Of ilçesinde, "2 kişiyi işyerine el bombasi atarak öldürmek" suçundan Trabzon E Tipi Kapali Cezaevinde tutuklu bulunan Romanya uyruklu Nincu Portaze'nin, tek başina kaldigi koguşta tespih dizmekte kullanilan ipi tavandaki kalorifer borusuna baglayip, intihar ettigi açiklandi. Portaze'nin psikolojik sorunlari oldugu bildirildi.

Tutuklu olarak bulunduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde 16 Şubat 2003 tarihinde tecridi protesto etmek için kendini yakan 23 yaşındaki Orhan Uğur, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

DÜSÜNCE ÖZGÜRLÜGÜ

İfade özgürlüğü önündeki engelleri kaldırmak için "mahkum" olan yazıları yeniden yayınladığı için Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde mahkum edilen gazeteci yazar Nevzat Onaran, Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden atıldı. Gazeteci Onaran'ın meslek örgütü olan ÇGD üyeliğinde düşürülmesine götüren mahkumiyet süreci, ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması mücadelesinin bir uzantısı olarak gerçekleşti.

Aydın'ın Kuşadası İlçesi Güzelçamlı Beldesi'nde, vatandaşların jandarma 156'ya yaptığı ihbarda, beldedeki DSP ve MHP binalarında asılı olan Türk Bayrakları'nın yırtık ve sökük olduğu bildirildi. Olay yerine giden jandarma ekipleri, yırtık ve sökük olan Türk Bayrakları'nı yerinde tespit ettikten sonra, DSP Güzelçamlı Belde Başkanı Ahmet Hakan ile MHP Belde Başkanı Hikmet Bayrak'ı gözaltına aldı. ??

İzmit'te, Özel Atlı Karınca Kreş ve Çocuk Bakımevi'nde bulunan 3-8 yaş grubundaki 50 civarında çocuğun, olası Irak savaşını protesto amacıyla basın açıklaması yapması üzerine, öğretmenleri hakkında "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefeti teşvik" gerekçesiyle soruşturma açıldı. Bunun sonucunda, kreş ve çocuk bakımevinin sorumlu müdürü Gülseren Karakuzu ile öğretmenler Ebru Yılmaz ve Mehtap Baktın için suç duyurusunda bulunuldu.

Malatya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Girişimi tarafından yapılan, "savaşa karşı referandum" talepli basın açıklamasına polis müdahale etti. Aralarında Ekmek ve Adalet Dergisi Malatya temsilcisi Cihan Akdeniz'in de bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı.

İstanbul DGM, Aram Yayınları tarafından yayınlanan "Kasırga Taburu" adlı kitap PKK üyelerinin hatıralarının, düşüncelerinin ve eylemlerinin destansı şekilde anlatılarak, "yayım yoluyla yasadışı örgüte yardımcı davranışta bulunduğu" iddiasıyla basın kanununun Ek 1/2 maddeleri gereğince İstanbul DGM tarafından toplatıldı.

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezinde düzenlenen "Kadına Yönelik Şiddet" konulu konuşmasındaki, "Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefet ederek, devletin bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda" yapıldığı iddiasıyla yargılanan İHD Genel Başkan Yardımcısı Eren Keskin'in dava dosyası ile ilgili olarak İstanbul 1 Nolu DGM'de görülen duruşmada Mahkeme heyeti, dosyanın Cumhuriyet Savcılığına gönderilip mütalaa verilmesi için incelemeye alınmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Tüm Öğretim Elemanları Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, YÖK Başkanlığı'na yazdığı bir yazıda, YÖK Başkan vekili Tutmaç Sayraç'ın adini yanlışlıkla "Tagmaç Sayraç" olarak yazdi. GÜ Rektörü Prof. Dr. Riza Ayhan, Prof. Hatipoglu'nun, Tugmaç Sayraç'a hakaret ettigini belirterek 'kinama' cezasi ile cezalandirdi. Ceza üzerine Hatipoglu, YÖK Başkanligi'na itiraz etti. Öte yandan, YÖK Başkani Kemal Gürüz'ün Kanal-7'de yayinlanan 'Iskele Sancak' programinda Hatipoglu'nun, "Kemal Gürüz Amerikanci'dir" sözlerinden dolayi Ahmet Hakan Çoşkun ile Tahir Hatipoglu'na 15'er milyar liralik tazminat davasi açtigi ögrenildi.

Trabzon'da geçen yıl düzenlenen "Dünya Barış Günü" etkinlikleri çerçevesinde 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettikleri iddiasıyla tutuksuz yargılanan 7 kişinin davasına Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Davada, KESK Trabzon Şubesi üye ve yöneticilerinden Mustafa Boz, Celal Akaç, Behzat Şanlı, İnsan Hakları Derneği Trabzon Şubesi Başkanı Sinan Kutay ile üye Gültekin Yücesan, Mazlum-Der Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Sağlam, Hak-İş Trabzon Temsilcisi Neşat Reis hazır bulundu. Sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddetti.

Ekmek ve Adalet Dergisinin 49. sayısı "Hapishanelerde huzur ve istikrar değil direniş var, Direnenler katledilir ve Öcalan'ın kaçırılışının 4. yılında protestolar" başlıklı yazılarda, yasadışı örgütlerin propagandası yapıldığı gerekçesiyle İstanbul DGM tarafından toplatıldı.

İstanbul DGM savcılığı "Saklanmaya çalışılan bir meşale İbrahim Kaypakkaya" isimli kitap hakkında soruşturma başlatırken yazarlarını, yayınevi sorumlularını, kitabın basıldığı matbaa yetkililerini ifade vermeye çağırdı.

İSTENEN CEZA-2

Tohum Yayınları tarafından yayımlanan Aytekin Yılmaz'ın "Çökkültürlükten Tekkültürlüğe Anadolu" adlı kitabı hakkında, Beyoğlu Cumhuriyet savcılığı yazar ve yayınevi sahibinin 'Cumhuriyeti neşren tahkir ve tezyif ettikleri' gerekçesi ise TCK'nun 159. maddesi gereğince soruşturma başlattı.

Özel bir televizyon kanalında yayınlanan "Hülya Avşar Şov" adlı programında, Türk Milli Takımı'nı Dünya Kupası'nda desteklemek amacıyla stüdyoya getirilen ve üzerinde ay yıldız bulunan balonlara ayağıyla vurduğu gerekçesiyle Türk Bayrağına hakaret suçundan hakkında dava açılan ünlü sanatçı Hülya Avşar'ın İstanbul Adliyesi 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edildi.

BASIN ÖZGÜRLÜGÜ

Türk basın tarihinde "modern sansür"ün uygulandığı gazete olarak geçen Yeni Politika gazetesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvuru kabul edildi. AİHM, Türkiye'nin "ifade özgürlüğü yasağı", "ayrımcılık yasağı", "adil yargılama hakkının ihlali" ve "devletin sınırların sınırlandırılması kuralını ihlal" ettiği gerekçesiyle dosyayı esastan görecek.

RTÜK

RTÜK, bir tartışma programında YAŞ'zede Binbaşı Mustafa Hacımustafaoğulları'nın konuşmasını gerekçe göstererek, Kütahya 43 TV'ye 1 ay kapatma cezası verdi.

İstanbul'da ABD'nin kullanılacağı ileri sürülen Kurtköy Sabiha Gökçen Havaalanı'nın elektronik cihazlarına ve iletişimine zarar verdiği gerekçesiyle RTÜK tarafından Mesaj, Gözde, Best, Şahin, Genç ve Gül FM'in yayını durduruldu.

KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN YAYIN VE ETKİNLİK

Gebze Belediye Kültür Salonu'nda Mesaj FM tarafından düzenlenen Çocukça isimli tiyatro oyununa izin verilmedi. Tiyatro sanatçısı Erol Çam ve arkadaşlarının oynayacağı palyaço, Hacivat-Karagöz ve çeşitli komedi programlarına, üstelik saatler kala yapılan bu uygulama tepkilere yol açtı.

Ardahan'ın Göle ilçesinde yayımlanan Yeşil Göle gazetesi, Kaymakam Alper Faruk Güngör hakkında 2002 yılı Ağustos ayında "Köylüleri tezek kokuyorlar diye makamına almıyor" başlıklı haber nedeniyle gazete Sahibi Halis Kılıç hakkında peş peşe davalar açıldı. Gazeteye verilen resmi ilanlar kesildi. Maddi imkansızlıklar gazetenin yayımlanmasını çıkmaza soktu. Yeşil Göle gazetesi 30 Ocak tarihinden itibaren yayınına son verdi.

İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Komünist gazetesinin 31 Ocak 2003 tarihli 102. sayısında yer alan "Yalanlamalar sorunu çözmüyor" başlıklı haber-yorum yazısında KADEK propagandası yaptığı iddiası ile toplatılmasına karar verdi.

İşçi-Köylü gazetesinin 2003 Ocak sayısı, İstanbul 1 No'lu DGM tarafından "Kürt Ulusal Hareketi Nereye Gidiyor?" başlıklı yazıda "bölücülük" yapıldığı iddiasıyla Anayasa'nın 28, CMUK 86 ve 5680 sayılı Kanun'un Ek 1/2 maddeleri gereğince toplatılmasına karar verildi.

Kütahya'da yayın yapan Kanal 43 televizyonu, 25 Ekim 2002 günü SP Kütahya milletvekili adaylarının katıldığı "Ankara Yolunda" adı ile yayımlanan programında, SP milletvekili adayı Mustafa Hacımustafaoğulları'nın yapmış olduğu konuşma gerekçe gösterilerek 24 Şubat 2003 tarihinden itibaren bir ay süre ile kapatıldı.

Ekmek ve Adalet dergisinin 49. sayısı İstanbul DGM tarafından toplatıldı. Toplatmaya gerekçe olarak çeşitli sayfalarda yer alan, "Hapishanelerde huzur ve istikrar değil direniş var, Direnenler katledilir ve Öcalan'ın kaçırılışının 4. yılında protestolar" başlıklı yazılarda, yasadışı örgütlerin propagandasının yapıldığı gösterildi.

GAZETECİLERE VE YAYIN ORGANLARINA YÖNELİK BASKILAR / KISITLAMALAR

Adana Basın Savcılığı tarafından Adana'da yayın yapan Radyo Dünya'da Kürtçe program yapıldığı gerekçesiyle Genel Yayın Yönetmeni Sabri Ejder Öziç'in ifadesi alındı.

Kültür Bakanlığı'nın izniyle çıkarılan ve Türkiye'nin dört bir yanındaki müzik marketlerinde serbest satılan kasetlerden türküler çalan Gün TV ve Radyo, 3257 sayılı yasaya muhalefet ettiği iddiasıyla 31 milyar 427 milyon lira para cezasına çarptırıldı.

Ardahan'da yayımlanan "Kuzey Doğu Anadolu" gazetesi sahibi Fakir Yılmaz, bayramlaşma törenini izlemek üzere gittiği 25. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na alınmadı.

Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Girişimi üyesi bir grubun, AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya gelerek savaş karşıtı basın açıklaması yapmak istemesi sonucu 40 kişi gözaltına alınırken , haber yapan gazetecilere de engel olundu.

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu tarafından savaşa karşı yapılmak istenen basın açıklamasına polis müdahale etti.

İşçi-Köylü gazetesinin Tokat muhabiri Sefagül Keskin hakkında, "Yasadışı örgüte üye olmak" suçlamasıyla ,12 yıl 6 ay ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası istemiyle yargılandığı bildirildi. 5 Mart 1999'daki Çankırı Valisi'ne düzenlenen suikast nedeniyle aranan Selma Korkut'un 11 Aralık 2002'de teslim olmasından sonra gözaltına alınan Keskin, daha sonra tutuklanmıştı.???

Evrensel Gazetesi muhabiri Gökhan İmrek, Gaziantep Üniversitesi Yüksekokulu kampüsü içerisinde 27 Şubat günü saat 13:00 sıralarında saldırıya uğradı.

GÖZALTINA ALINAN GAZETECİLER-20

Yeniden Atılım Gazetesi'nin teknik işlerinin yapıldığı Etkin Ajans'a baskın düzenleyen polis, 15 kişiyi gözaltına aldı.

Abdullah Öcalan'ın avukatları ve ailesi ile görüştürülmemesinin protesto edildiği eylemi izleyen Azadiya Welat gazetesi muhabiri Mahmut Akıl ile Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Gönül Morkoç Batman Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Kadıköy'de yapılan barış eyleminde stajyer muhabir Gökhan Durmuş gözaltına alındı.

Van'da minibüs durağında beklerken polisler tarafından gözaltına alınarak, Alay Komutanlığı'na götürülen Azadiya Welat Gazetesi dağıtımcısı Hamza Özkan ile Özgür Kadının Sesi Dergisi çalışanı Derman İşçimen, tutuklandı.

DIN ÖZGÜRLÜGÜ

İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, Avcılar'da bir hayır kurumu için deri topladığı iddiasıyla bir kişinin gözaltına alındığı, Şişli'de belediyenin kesim yeri dışında kurban kestiği iddia edilen bir kişiye de para cezası uygulandığı bildirildi.

Türk Hava Kurumu tarafından(THK),Bursa'nin Yıldırım BağlaraltıMahallesi Baglaralti Camii Koruma Dernegi'ne bagışlanan 63'ü küçük, 40'i büyükbaş olmak üzere toplam 103 deriye el konulduğu ve dernek yöneticileri hakkında da yasal işlem başlatıldığı ifade edildi.

Izmir'in Menderes Ilçesi'ne bağlı Küner Köyü'nün muhtarı Durmuş Akduman ile okul öğretmeni İsa Elbir izinsiz kurban derisi topladıkları iddiasıylaJandarma tarafından gözaltına alındı. Bu kişilerin Menderes Nöbetçi Savcılığının sözlü talimati ile serbest bırakıldığı öğrenildi.

İzmir ve ilçelerinde, izinsiz deri topladıkları iddia edilen 18 kişi hakkında yasal işlem yapıldığı bildirildi.

Bursa'da vatandaşların kendi istekleriyle bazı dernek ve kurslara verdiği 425 kurban derisine THK tarafından el konuldu. Kaçak kurban derisi topladıkları iddia edilen 3 Kur'an Kursu hakkında yasal işlem yapıldığı ve kurslara ait derileri taşıyan üç kamyon sahibinin gözaltına alındığı öğrenildi. Öte yandan Bursa'da, Çarşı Karakolu ekipleri ise merkez Osmangazi İlçesi Çirişhane Mahallesi Ceylan Sokak'taki boş bir depoda kaçak toplandığı iddiasıyla 100 kurban derisine el koydu.

KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK BASKILAR

Yükseköğretim kurulu (YÖK), öğrenci ve personelin başörtü takmalarına göz yumdukları öne sürülen Fatih Üniversitesi eski Rektör Vekili Prof. Dr. Fahrettin Gücin ile Sağlık Bilimleri Yüksekokulu ve Ankara Meslek Yüksekokulu müdürlerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını istedi..

Eskişehir'de, sınıflara girerek öğrencilere oruç tutmamalarini ve orucun geri zekali yapacagini" ileri süren Pilot Binbaşi Ali Tekin, Ilkögretim Okulu Müdürü Ahmet Börcek, okulun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ögretmeni Haydar Aslan'i, "Derslere girerken selam verdigi" iddiasiyla sürgüne gönderdi.

ÖĞRENIM ÖZGÜRLÜGÜ

25 Haziran 2002 tarihinde "Yedinci Gündem gazetesi okuduğu, Kürtçe kaset dinlediği ve HADEP'lilere ait Mozaik Çayevi'ne gittiği" gerekçesiyle diploma almasına bir gün kala okuldan uzaklaştırılan Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencisi Muhammet Okulmuş, verdiği hukuk mücadelesini kazandı.

İzmir'in Asarlık Beldesi 100. Yıl İlköğretim Okulu'nda okuyan bazı öğrenciler, karne parası veremedikleri ve geçmiş aidatlarını ödemedikleri gerekçesiyle karnelerini alamdılar. Bazı aileler ise paraları ikinci yarı yıl ödeyeceklerine dair kağıda imza atıp garanti verdikten sonra çocuklarının karnelerini alabildi.

Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Turhan Uslu, emeklilik işlemleri sürerken,YÖK tarafından "devlet memurluğundan çıkarılma" cezasına çarptırıldı.

Mersin'in Anamur İlçesi 'ne bağlı Çarıklar Beldesi Rüştü Kazım Yücelen İlköğretim Okulu 4-A sınıfında okuyan Senem Kısaç, okulun istediği 5 milyon lira veremeyince karnesini alamadı.

*** (düşünce,örgüt)HÜ Ankara Meslek Yüksekokulu Turizm Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan İmrek hakkında , 24 Ekim 2002 günü Yüksel Caddesi'nde DEHAP'ın seçim kampanyası çerçevesinde yapılan eylemde konuşma yaptığı gerekçesiyle YÖK Yasası'nın 54. maddesi uyarınca suç sayıldı vesoruşturma açıldı. İmrek'in 3 Mart 2002 tarihinde okul kafeteryasına üniversite öğrencilerinin savaş istemediğini belirten afiş asması da soruşturma konusu yapıldı. İmrek'in 12-13 ve 16-17 Eylül günlerinde, "IMF'ye ve savaşa hayır" başlıklı afişleri üniversiteye asması soruşturma nedeni sayıldı. Bununla yetinmeyen üniversite yönetimi, neredeyse İmrek kolunu kaldırsa soruşturma açtı. 6 Kasım YÖK protestosu eylemine katıldığı ve bildiri dağıttığı için 2 soruşturma daha açıldı. İmrek'e son açılan soruşturma ise, 18 Aralık günü kampüs içinde afiş astığı için oldu.

17 Aralık2002 günü savaş karşıtı eylem yaptıkları için Emeğin Partisi'ni basarak gözaltına aldığı gençlerin ve polisin 'şüpheli' gördüğü başka öğrenci evlerine Sivas Emniyet Müdürlüğü tarafından mektup gönderildiği ileri sürüldü.

Samsun ve ilçelerinde son 4 ay içinde kız çocuklarını ilköğretime göndermeyen, 562 kişi hakkında İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Yetkililer, bu kişilerin savcılıkça ifadeleri alındıktan sonra, "222 Sayılı Eğitim ve Öğrenim Kanunu"na göre yasal işlem yapılacağını söyledi.

Aydın'ın Nazilli İlçesinde topladıkları hurdaları satarak sürdüren İsmet Ekin, ekonomik kriz nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyince 1 milyar lira para cezasına çarptırıldı.

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde 8. sınıf öğrencisi olan G.A. (14) "öğretmeni tarafından tekme tokat dövülerek omuz kemiği kırıldığı" iddiasıyla karakola başvurdu.

Hacettepe Üniversitesi'nde ikinci dönemin başında kayıt yaptırmak isteyen ögrenciler, harç, kimlik parasi, kirtasiye giderleri, laboratuar masraflari gibi gerekçelerle istenen paraların yanı sıra 10 milyon liralik "kayit masraflarina katilim payi" adı altında bağış zorlaması ile karşılaştıkları iddia edildi.

Dumlupınar Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi Erdoğan Koşar'ın fakültede görevli öğretim üyeleri ve yöneticileri hakkında, "görevi ihmal ettikleri ve kötüye kullandıkları" gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmasının ardından Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı konu ile ilgili soruşturma başlattı. Ancak, rektörlük soruşturma komisyonu, bahsi geçen kişileri 'mağduriyete sebep vermedikleri' iddiasıyla soruşturmaya gerek görmedi.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜGÜ

Mersin'in Mut MHP İlçe Başkanı Mehmet Gürsel Aydın, uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralandı.

Edip Akbayram'ın Taksim Meydanı'nda savaş karşıtı konseri "provokasyon olabileceği" ve "güvenliğin sağlanamayacağı" "Böyle bir engelleme meşru değildir" şeklinde değerlendirdi.

Sendika binasını, "YÖK'e hayır" demek için basın toplantısı düzenleyen üniversite öğrencilerine tahsis eden Eğitim-Sen Van Şube yöneticileri hakkında, soruşturma başlatıldı.

"Savaşı durdurmak elimizde" başlıklı bildirileri dağıttıkları gerekçesiyle tutuklanan DEHAP Muş Gençlik Kollari üyesi 5 kişi hakkinda, "KADEK'e yardim yataklik ettikleri" iddiasıyla dava açıldı.

İzmir'de,aralarında HADEP Torbalı Gençlik Kolları Sorumlusu Burhan B. (19)Ersin S. (21), Sedat S. (20), Muhterem G. (22), Şahin İ. (19) ve Ramazan Ç(30)'ın bulunduğu 6 kişi (30) gözaltına alınarak Torbalı İlçesi ve Kadifekale Semtinde, "korsan gösteri düzenlemek, karayolunu trafiğe kapatmak, yasak yayın bulundurmak, yasadışı slogan atmak ve terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçları iddiasıyla İzmir DGM Başsavcılığı'na sevk edildiler.

Niğde'nin MHP'li Belediye Başkanı Mümin İnan'ın, KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen üyelerine baskı yaparak, Kamu-Sen'i örgütlemeye çalıştığı iddia edildi.

Diyarbakır'da, İnönü Caddesi üzerinde savaş karşıtı basın açıklaması yapmak isteyen Demokrat Gençlik Platformu'na izin verilmedi Aralarında DEHAP yöneticilerinin de bulunduğu yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı.

DEHAP ve HADEP Van Gevaş ve Muradiye ilçe binaları, "Yasak yayın bulunduğu" ihbarı üzerine polis tarafından basıldıBaskında'Barış-Aşıtı 'yazılı bazı tişört ve dergilere el konlurken DEHAP yöneticileri Fetihi Canli, Murat Aslan, Zeki Aslan ile Ilhami Güler gözaltına alındı.

HADEP Gevaş İlçe Başkanı Muzaffer Yildiz, DEHAP ilçe teşkilatinin açılışı sırasında Kürtçe konuşma yaptığı gerekçesiyle 7 gün hapis, 1 milyar 570 bin lira da para cezası aldı.

Ankara Savaş Karşıtı Platformu'nun savaşı protesto amacıyla TBMM'ye yapmak istediği yürüyüş, polisler tarafından engellendi.

Seçilecek kadar oy alan, ancak antidemokratik seçim yasası nedeniyle milletvekili olamayan 51 DEHAP'lı Arınç'a savaş ve tecride karşı mektup vermek istedi. Randevu alamayan DEHAP'lılar, mektubu Başkanvekili Ateş'e iletti. DEHAP'lıların Meclis dışında açıklama yapmaları da engellendi.

HADEP Diyarbakır Merkez ilçe binası önünde arama yapan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler, parti binasında çıkan 13 HADEP'liyi gözaltına aldı.

27 Aralık 22002 tarihinde Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde savaş karşıtı eyleme katılan öğrencilere, okul yönetimi tarafından soruşturma açılırken, Ankara Valiliği de öğrenci ailelerine resmi bir mektup göndererek savaş karşıtı eylemleri "terörist eylem" olarak nitelendirildi.

17 Aralık2002 günü savaş karşıtı eylem yaptıkları için Emeğin Partisi'ni basarak gözaltına aldığı gençlerin ve polisin 'şüpheli' gördüğü başka öğrenci evlerine Sivas Emniyet Müdürlüğü tarafından mektup gönderildiği ileri sürüldü.

HADEP İstanbul İl Örgütü'ne bağlı büyük bir grup zılgıt, zafer işaretleri ve alkışlarla, Taksim İstiklal Caddesi'ndeki Fransız Konsolosluğu'nun önüne geldi. "Savaşa hayır, tecride son" pankartı açan grup, meydana yürümek isteyince polis tarafından engellendi.

2001 yılında sendikal faaliyetleri nedeniyle OHAL tarafından Tunceli'den Balıkesir'e sürgün edilen KESK'e bağlı ESM üyesi Mesut Mak'ın, Malatya İdari Mahkemesi'ne açtığı dava OHAL kararnameleri gerekçe gösterilerek reddedildi.

Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde düzenlenen DEHAP mitingine katıldıkları gerekçesiyle Halk Eğitim Merkezi'nde geçici usta öğreticiler olarak çalışan iki kişi, bu yıl işe alınmadı.

Emek Platformu'nun savaşı protesto etmek amacıyla 16 Ocak 2003 tarihinde ülke genelinde gerçekleştirdiği iş bırakma eylemine katılan Adıyaman'lı 53 sendikacı hakkında Türk Ceza Yasası'nın 236'nci maddesi uyarınca soruşturma başlatıldı.

Siirt'te, 9 Mart 2003 tarihinde yapılacak seçimler öncesinde, AK Parti'ye ait seçim bürosu önünde , "savaşa hayır" sloganları atan 50 HADEP'li gözaltına alındı.

Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde HADEP merkezi önünde toplanan gruptakiler, "savaşa hayır" sloganları atarak, aynı yerdeki AK Parti binasına doğru yürüyüşe geçti. Uyarıya karşın yürüyüşü sürdüren gruptakiler, polis müdahalesiyle dağıtıldı.

13 Şubat 2003 tarihinde AK Parti İstanbul İl Merkezi önünde toplanarak ABD ve savaş karşıtı eylem yapmak isteyen kendilerine "Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği" adını veren grubun üyelerinde 7 kişi gözaltına alındı.TAYAD, Özgür Der, Savaşa Hayır Platformu'nun da destek verdiği yaklaşık 40 kişilik grup, daha sonra, AK Parti binası önünden uzaklaştırıldı.

ABD askerinin Türkiye'ye konuşlanmasına olanak sağlayan tezkerenin Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesini protesto etmek için AK Parti Istanbul Il Başkanligi'na bayram hediyesi olarak ABD bayrağını vermek isteyen 40 kişi gözaltına alındı.

Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Girişimi üyesi bir grup, AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya gelerek savaş karşıtı basın açıklaması yapmak istedi. Basın açıklamasına izin vermeyen polis, 12 kişiyi gözaltına alırken, polisin bu tutumunu protesto eden başka bir gruba da göz yaşartıcı gaz kullanan polis 28 kişiyi gözaltına aldı.

DEHAP eski Milletvekili Adayı Remzi Kızoğlu'nun da aralarında bulunduğu 3 kişi, gerekçe gösterilmeden gözaltına alınarak Siverek Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

KESK tarafından 17 Ağustos'ta Ankara'da düzenlenen mitinge katıldıkları gerekçesiyle Diyarbakır'da Eğitim-Sen üyesi 60 öğretmen hakkında "İlin mülkü amirinin izni olmadan il dışına çıktıkları" gerekçesiyle idari soruşturma açıldı.

Irak'ta Savaşa Hayir Koordinasyonu tarafindan başlatilan "Halka Sor" kampanyasinin parçasi olarak dünyada diger savaş karşitlariyla ayni gün Kadiköy Iskele Meydani'nda yapilacagi duyurulan kitlesel basin açiklamasina katilmak üzere gruplar halinde meydana hareket edenlere izin verilmedi. Bakirköy'den bir otobüsle Kadiköy'e gitmek isteyen 31 kişi ile Kadiköy'den, Iskele Meydani'na toplu halde yürümeye çalişan 30 kişi polis tarafindan gözaltina alindi. Bu kişilerden 40'i hakkinda yasal işlem yapilacagi bildirildi.

Adana Savaş Karşiti Platform adina açiklama yapan ÇHD Adana Şube Yöneticisi Hüseyin Kiliç, ÇHD Adana Şube Başkani Şiyar Rişvanoglu, Egitim-Sen Adana Şube Başkani Halil Kara polisler tarafindan dövüldüğü iddia edildi.Aralarinda çogunlugunu DEHAP ve HADEP'lilerin oluşturdugu 24 kişi gözaltina alinarak, Adana Il Emniyet Müdürlügü'ne götürüldü.

Savaşı protesto etmek için İstanbul Kadıköy İskele Meydanı'nı dolduran eylemcilerden 20 'si gözaltına aldı.

Adana'nın Seyhan ve Yüreğir ilçesinde polisin yaptığı ev baskınlarında çoğu HADEP üyesi 9 kişi gözaltına alındı.

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu tarafından yapılmak istenen "Savaşa Hayır" mitingine Valilik tarafından izin verilmedi. KESK'e bildirilen gerekçeli kararda "Valiliğin oluru ile 45 gün ertelenmesi uygun görülmüştür" denildi.

Ankara'da Sakarya Caddesi'nde gerçekleşen eylemden sonra dagilan toplulugun arasindan Taylan Gürel, Sevilay Yildirim ve Kerem Tekoglu isimli DEHAP üyelerinin polisler tarafindan gözaltina alindigi bildirildi.

Meclis'de savaş oylamasi öncesinde AKP hükümetini protesto eden TKP üyelerine, AKP Ankara Il Merkezi önünde yaptiklari eylemin ardindan, polis müdahale etti. TKP Genel Merkezine döviz ve sloganlarla yürümek isteyen TKP'lilere yapilan müdahale sonrasi çikan çatişmada, 5 TKP'li ile 3 polis yaralandi.

İstanbul'da Maltepe Savaş Karşıtı Platformunun düzenlediği, "Savaşa karşı bir dakika karanlık" 23 kişiyi gözaltına aldı.

Van'da, Cumhuriyet Caddesi Soydan Kavşagi önüne gelen 8 kadin zincirle kendilerini cadde kenarindaki demir bariyerlere baglayarak attiklari sloganlarla savaşa protesto etti. Gruba müdahale eden polis, DEHAP Il Başkanligi yöneticilerinden Behiye Koçak ve Hatice Bariş Tan ile Nezahat Gür, Esma Turgut, Ayşe Akdogan, Cariye Ölmez, Besna Akdogan, Sonay Şahin'i gözaltina aldi.

Mardin'in Kiziltepe Ilçesi'nde terör örgütü lehine slogan atan gruba polis müdahale etti. Çok sayida gösterici gözaltina alindi.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin, sendika üyesi işçileri işten attığı bildirildi.Üniversite ers yönetiminin ,Ergin Döner adlı bir işçiyi işten çıkardığı , görevleri olmadığı halde geçtiğimizde haftada 10 işçiye zorla çöp toplattırdığı iddia edildi. Üniversite, 2001 yılında da sendikal mücadeleye katıldıkları için 28 işçinin işine son vermişti.

Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) Genel Başkan Yardimcisi Ibrahim Güçlü, parti üyesi Fikret Şahin'in, 15 Şubat 2003 gecesi saat 01.00'da evinin önünden kendini polis olarak tanitan 4 kişi tarafindan bir arabaya alinarak sorgulandigini ifade etti.

DEHAP Adana İl Başkanı Mehmet Cançelik, mahallelerde ev baskınları sonucu ve 15 Şubat 2003 tarihinde yapılan savaş karşıtı eylemde aralarında parti yöneticilerinin de bulunduğu 30 kişinin gözaltına alındığını ve bu kişilerin 18 Şubat 2003 tarihinde Adana DGM'de sorgulanmalarının ardından tutuklanarak Kürkçüler cezaevine gönderildiklerini söyledi. Adana'ya bağlı Ceyhan ilçesinde de üyelerine yönelik baskıların arttığını söyleyen Cançelik, 7 kişinin de evlerine baskınlar yapılarak gözaltına alındıklarını belirtti. 19 Şubat 2003 tarihinde cezaevinde bulunan tutuklularla görüşmeye giden avukatların kendilerine, aralarında parti yöneticilerinin de bulunduğu 29 kişinin ırkçı marşlar eşliğinde saldırıya uğradığı şeklinde bilgiler verdiklerini anlatan Cançelik, jandarmalar tarafından saldırıya uğrayan bu kişilerde kırık, morarma ve ağır travmaların görülmüş olduğunu açıkladı.

DEHAP Batman İl Örgütü'nün "Savaş ve Tecrit" konulu yaptığı basın açıklamasının ardından DEHAP İl Başkanı Haydar Tekin'in de aralarında bulunduğu 12 parti yöneticisi hakkında soruşturma başlatıldı.

Hakkari'de kardan adam yapan esnaf, üzerlerine "Savaşa hayir" ve "Bizi petrole satmayin" diye yazdiPolis kardan adamları yıktı.????

Büro Emekçiler Sendikası (BES) Genel Başkanı Bülent Kaya, Diyarbakır'da düzenlemek istedikleri "savaş ve hak gasplarına karşı" mitingin hiçbir gerekçe gösterilmeden yasaklandığını ve mitingin 45 gün ertelendiğini belirtti.

İstanbul Ümraniye Çakmak Mahallesi Atatürk Parkı 'nda yapılan "Barış için 1 dakika karanlık" eyleminde Taner Doğan, Özcan Yüce ve Şahin Doğan, sivil polisler tarafından gözaltına alınıp Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüler. Daha sonra savcılığa çıkartılan 3 kişi serbest bırakıldı.

DEHAP Dicle İlçe Örgütü'ne jandarma ve polis tarafından düzenlenen baskında, ."İlçe binasında yasak yayın ve doküman bulunduğu" gerekçesiyle bazı afiş,(14 ) kitap ve dergilere el konuldu.

Artvin'in Hopa İlçesi'nde tüm dünyada yapılan ışık söndürme eylemine destek vermek için Sundura Mahallesi'nde yapılmak istenen savaş karşıtı gösteride 8 kişi yaralanırken, 7 kişi de gözaltına alındı.

ABD'nin Irak'a olası savaşını protesto etmek için başlatılan 1 dakika karanlık eylemi, Antakya'da polis engeline takıldı. Eylem için toplanan grup 'savaşa hayır' sloganları atarak dağıldı.

Diyarbakır'da BES ve çok sayıda sendika ile demokratik kitle örgütü temsilcilerinin düzenlediği savaş karşıtı gösteride BTS Diyarbakır eski Şube Başkanı Hasan Soysal ve BES Diyarbakır Şube Başkanı Serdal Savaşçı tartaklanarak gözaltına alındı.

İzmir Urla'da 'Savaşa hayır' dövizleriyle eylem yaptıkları iddia edilen ilköğretim okulu öğrencileri S.Ö., A.D., A.G., N.B., S.Ç., G.S., C.S., M. T. ve B.S. gözaltına alındı. Kimlik bilgileri ve adresleri alınarak karakolda yaklaşık 30 dakika boyunca tutulan öğrenciler, daha sonra okudukları Albay Çolak İbrahimbey İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı H.K.'ya teslim edildi.

Lice Kaymakamı Abdulmutalip Akdemir, DEHAP'lıların seçim çalışmalarını engelleyen Jandarma Komutanı Hüseyin Yavuz Polat'la ilgili şikayette, Polat'ın emrindeki askerleri tanık olarak dinleyip soruşturma izni vermedi.

Maltepe Savaş Karşiti Platformu'nun yapmak istedigi 1 dakika karanlik eylemine katılan 300 kişiden 4 'ü gözaltina alındı.

Tunceli Savaş Karşiti Platformu'nun Atatürk Mahallesi'nde yapmak istedigi basin açiklamasina polis izin vermedi.

Greenpeace üyesi bir grup, Irak'a yönelik muhtemel ABD saldırısını protesto amacıyla TBMM önünde eylem yaptı. 11 Greenpeace üyesinin eylem sebebiyle gözaltına alındığı öğrenildi.

Savaş karyıtı gösteri yapan Greenpeace üyesi bir gruba destek veren 9 TAYAD üyesi gözaltına alındı.

Sarıgazi Savaş Karşıtı Platformun "Barış İçin 1 Dakika Karanlık" eylemleri kapsamında düşünülen 60 kişinin katıldığı meşaleli yürüyüşte birçok kişi Jandarma tarafından gözaltına alındı.

Trabzon'da 2002 yılında düzenlenen "Dünya Barış Günü" etkinlikleri çerçevesinde izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenledikleri iddia edilen çeşitli kitle örgütlerine mensup 7 kişinin yargılanmasına Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nda başlandı.Duruşmada tutuksuz yargılanan KESK Trabzon Şubesi üye ve yöneticilerinden Mustafa Boz, Celal Akaç, Behzat Şanlı, İnsan Hakları Derneği Trabzon Şubesi Başkanı Sinan Kutay ile üye Gültekin Yücesan, Mazlum-Der Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Sağlam, Hak-İş Trabzon Temsilcisi Neşat Reis hazır bulundu. Sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddetti.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışına asker göndermesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulmasına izin veren Başbakanlık Tezkeresi'nin Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmasını ve Irak'ta çıkacak olası bir savaşı protesto eden 30 kişilik gruptan 9 'u gözaltına alınarak Esat Karakolu'na götürüldü.

Gaziantep'te bir grup DEHAP'lı savaş karşıtı basın açıklaması yapmak üzere AK Parti İl Başkanlığı'nın bulunduğu binanın karşısında toplandı. Basın açıklamasının ardından polis gruptakilerin dağılmasını sağladı.

Diyarbakır'da Emek Platformu'nun ülke genelinde başlattığı yarım saatlik iş bırakma eylemine katılan öğretmenler hakkında idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Antalya'da 64 savaş karşiti, polis tarafindan gözaltina alindi.Eylemciler daha sonra serbest bırakıldı.

Malatya Savaş Karşiti Platformu'nun Onbinkonutlar Semti'nde düzenledigi "1 dakika karanlik" eyleminde aralarinda EMEP Malatya Il Başkani Necnet Bali, KESK Dönem Sözcüsü Nurettin Kinik ve Av. Yildiz Imrek'in bulundugu yaklaşik 20 kişi, basin açiklamasinin ardindan, kisa süreligine gözaltina alindi.

Demokratik Halk Partisi (DEHAP) Tekirdağ İl Başkanı Gültekin Atmaca'nın 27 Şubat 2003 tarihinde gözaltına alındığı ,gazete ,dergi ve kitaplarına el konulduğu bildirildi.

AK Parti Genel Merkezi önünde basın açıklaması yapmak isteyen Temel Hak ve Özgürlükler Derneği üyesi bir gruba müdahale eden polis eylemin yasal olmadığını ileri sürerek 18 kişiyi gözaltına aldı.

Kartal Endüstri Meslek Lisesi önünde savaş açiklamasi yapmak isteyen ögrencilere müdahale eden polis, Dursun Çuhalci, Ali Can Yildirim ve Halil Ibrahim Önal adli ögrencileri gözaltina aldi.

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR

SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER

Yasadışı yollardan kaçarak Türkiye'ye sığınmacı olarak gelen 500'e yakın İranlı, üçüncü bir ülkeye gitmek için uzun süreden beri cevap alamadıkları Birleşmiş Milletler (BM) Van Yüksek Komiserliği önünde eylem yaptı.

İzmir'in Kınık ilçesinde, yasadışı yollardan ülkeye giriş yaptıkları belirtilen 31 kişi yakalandı. Söz konusu kişilerin, kaçmasını organize ettikleri gerekçesiyle yakalanan Hayati Kılıç ve Hasan Koştu, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul'daki mülteci kamplarında yaşayan Çeçenler, gıda ve ısınma başta olmak üzere diğer problemlerinin giderilmesi için yardım talebinde bulundular. Kafkas Vakfı Başkanı mehdi Çetinbaş okul çağındaki bazı çocukların okullara kabul edilmemesinin, Çeçen anne-babaların çözüm bekledikleri sorunların başında geldiğini kaydetti. Öte yandan, Türkiye'ye gelen mültecilerin, Çeçenistan'a gittiklerinde Ruslar tarafından Türk ajanlığıyla suçlandıkları için, geri dönemediklerini söyleyen kamp sorumluları, erkek mültecilerin iş istediğini dile getirdiler.

Son 8 yılda Türkiye'ye yasadışı yollardan girip çıkmak isteyen 401 bin 196 kişinin yakalandığı, geçen yıl İtalya'ya gitmek isteyen 70 geminin Türkiye'den ayrılmadan durdurulduğu bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden Batı Avrupa Ülkelerine yasadışı göçmen akışı gerçekleşirken her yıl 500 bin yasadışı göçmenin Avrupa Birliği ülkelerine girdiği belirtildi.

zmir'in Çeşme İlçesi'nde, yurtdışına gitmek isteyen 12 kişilik teknenin , lodos sebebiyle Çiftlik mevkiinde battığı . denizden 4 yabancı uyruklu erkek cesedinin çıkarıldığı kayıp olan 8 kişinin cesedinin arandığı bildirildi.

ÇALISMA YASAMINA YÖNELIK IHLALLER(3 olay)

2001 yılında sendikal faaliyetleri nedeniyle OHAL tarafından Tunceli'den Balıkesir'e sürgün edilen KESK'e bağlı ESM üyesi Mesut Mak'ın, Malatya İdari Mahkemesi'ne açtığı dava OHAL kararnameleri gerekçe gösterilerek reddedildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezbahalar Müdürlüğü'nde görevli memur Suzan Çelik, hamile olduğu ve sancılandığı halde 3 gün boyunca izin alamayınca 4.5 aylık bebeğini kaybetti. Suzan Çelik, kendisine izin vermeyen müdür yardımcısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde taşeron statüsünde çalişan ve toplu sözleşmesinden dogan ücret farklarini almak için dava açan işçiler, Rektör Ferit Koçoglu'nun kendilerini işten atmakla tehdit ettiğini ifade ettiler.

ÖLENLER: 9

İstanbul Esenyurt Evren Sanayi Sitesi'nin yakınında bulunan Star Okey Oyun Fabrikası'nda meydana gelen yangında Recep Çetinkaya (19), Burhan Demir (18) ve Murat Çelik (18) adlı üç işçi dışarı çıkamayınca feci şekilde can verdi.

Gaziosmanpaşa Sultançiftliği'nde meydana gelen göçükte, toprak altinda kalan işçilerin Murat Balci, Mustafa Akyildiz, Ali Dogan ve Mehmet Köksal adli işçiler oldugu belirlendi.

Giresun'da Batlama Deresi yöresinde Sunta ve Suntalam Fabrikası'nda çalışan Zafer Can (25), yakıt tankında ölçüm yaparken, elindeki demir çubuğun yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucunda elektrik akımına kapılarak olay yerinde öldü.

Antalya'nın Kemer ilçesinde, altyapı çalışmaları sırasında toprak kayması sonucu meydana gelen göçüğün altında kalan 3 işçiden Özcan Sarı (33) adlı işçi öldü, İlyas Ordu ve Hasan Kozak adlı işçiler yaralandı.

İstanbul Tuzla'da inşaatı devam eden bir tankerin makine dairesinde çıkan yangında, dumandan zehirlenen 3 işçiden İsa Önder (31) adlı işçi öldü, Ali Keskin ve Serkan Demir ise Pendik Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındılar.

Van'ın Çatak İlçesi'nde Çatak Bahçesaray yol ayrımının 43. ve 60. kilometreleri arasında yol açma çalışması yapan Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü'ne ait 4 kişilik ekibin içinde bulunduğu 3 iş makinesi, yüksek kesimlerden düşen çığın altında kaldı. Nusret Kızılaslan olay yerinde yaşamını yitirirken, Selahattin Aslantaş yaralı olarak kurtarıldı.

İzmir'de AYKİM Metal Sanayii'nde işçi olarak çalışan Abidin Güçlü (39), elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi.

Gaziantep'te, 2. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Gürteks Fabrikası'nda temizlik işçisi olarak çalışan Ramazan İşçioğlu (21), çalıştığı bölümün üstündeki çatının kar birikmesi sonucu çökmesi üzerine, altında kalarak hayatını kaybetti.

İŞTEN ATILANLAR: 325

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Turhan Uslu emekli olduğu halde üniversite rektörlüğünün isteği ve YÖKYüksek Disiplin Kurulu'unu kararıyla, memurluktan çıkarıldı.

Ankara İncik'te bulunan özel Atılım Üniversitesi'nde çalışan 21 işçi, sendikalı olmalarının ardından işten atıldı.

Niğde'nin MHP'li Belediye Başkanı Mümin İnan'ın, KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen üyelerine baskı yaparak, Kamu-Sen'i örgütlemeye çalıştığı Tüm Bel-Sen üyesi 60 memuru da belediye dışındaki yerlere sürdüğü ,birçok işçiyi de attığı öne sürüldü.

Fiskobirlik Başkani Salih Erdem, Dünya Bankasi'nin talimati dogrultusunda 300 işçinin işine son verdiklerini belirtti.

Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde düzenlenen DEHAP mitingine katıldıkları gerekçesiyle Halk Eğitim Merkezi'nde geçici usta öğreticiler olarak çalışan iki kişi, bu yıl işe alınmadı.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin, sendika üyesi Ergin Döner 'i işten attığı, görevleri olmadığı halde 10 işçiye zorla çöp toplattırdığı bildirildi. Üniversite, 2001 yılında da sendikal mücadeleye katıldıkları için 28 işçinin işine son vermişti.

Eskişehir'de, siniflara girerek ögrencilere İslam karşıtı propaganda yapan Pilot Binbaşi Ali Tekin Ilkögretim Okulu Müdürü Ahmet Börcek, okulun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ögretmeni Haydar Aslan'i, "Derslere girerken selam verdigi" iddiasiyla sürgüne gönderdi.

SAGLIK(4)

Malatya'dan İstanbul'a göçen Nuri Beyhatun'un, 10 milyar liralık faturayı ödeyemediği için Özel Şafak Hastanesi'nde rehin tutulduğu bildirildi.

Van'da ikiz çocuk dünyaya getiren Özlem Yavuz'un eşi Uğur Yavuz 740 milyon liralık masrafı ödeyemediği için eşinin 7 gündür rehin tutulduğunu belirttti.

Bursa Osmangazi'de, Yahşibey Mahallesi'SSK Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 42 yaşindaki Deniz Ceylan'ın
ölümünü şüpheli bulan Cumhuriyet Başsavciligi olayla ilgili soruşturma başlatti.

Mart 1999 'da Bağcılar'da Karma aşı kampanyasında Fevzi Çakmak Sağlık Ocağı 'nda aşılanan 3 yaşındaki Kübra'nın aşının ertesi günü felç olduğu, üç yıldır tedavi edilemediği ve özürlü merkezine devam ettiği bildirildi. Tutulan epikrizde felcin aşı kaynaklı bir rahatsızlık olduğuifade edildi.

Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinde uygulamaya konulan genelge ile hastanelerde yapılan işlemler için kimlik numarası istenmesi hastaları mağdur ediyor. 1 Ocak 2003 tarihinden bu yana uygulanan genelgeden vatandaşların haberinin olmaması dikkat çekiyor. Yeni uygulamadan habersiz, polikliniklerde kuyruğa giren vatandaşlardan muayene sırası geldiğinde kimlik numarası isteniyor. Görevli memurlarla tartışan vatandaşlar, sırayı başkasına verip kimlik numarasını öğrenmek için internet kafelere gitmek zorunda kalıyor. Yeni düzenleme vatandaşı mağdur ederken, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) hastanelerine yakın esnaf için yeni gelir kapısı haline geldi. İşyerine bilgisayar koyan esnaf, 1 milyon lira karşılığında vatandaşlara kimlik numarası veriyor.(??)

YARGI HABERLERI

19 Aralık Operasyonu sırasında Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan 167 tutuklu hakkında "toplu isyana kalkışmak" suçlamasıyla açılan davaya Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.Davaya tutuklu sanıklar getirilmezken, tutuksuz sanık Hacer Arıkan, Erol Arıkan, Özlem İnal ve Mehmet Yaman hazır bulundu. Dava, tüm sanıkların bir arada yargılanmaları için güvenlikli ve geniş salonun hazırlanması ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi kararı ile 27 Haziran 2003 tarihine ertelendi.



Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığı'ndan yırtık postal çaldıkları iddiasıyla Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 4 çocuğa ilişkin iddialarla ilgili mahkeme heyetince olay yerinde yapılmak istenen keşif, Tugay Komutanlığı yetkililerince engellendi. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tutanak tutarak yargı saygınlığının korunması için keşfe engel olan yetkililer hakkında işlem yapılmasını kararlaştırdı.

İstanbul Kadıköy'de, 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyona katılan ve 'kasten adam öldürmek' suçundan yargılanan 22 polis, haklarında verilen beraat kararı Yargıtay tarafından bozulduğu için yeniden yargılandı. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma bazı evrakın tamamlanması için ertelendi.

Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) Başkanı Gülseven Yaşer ile 8 vakıf üyesi, PKK'li bir öğrenciye burs vererek, "yasadışı PKK-KADEK örgütüne yardım yataklık" yaptıkları gerekçesiyle yargılandıkları davadan beraat etti.

Anadolu Federe İslam Devleti (AFİD) örgütünün üst düzey yöneticisi olmak iddiasıyla Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanan ve TCK168/1 uyarınca 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırılan Hasan Basri Gökbulut hakkındaki kararın, savunması alınmadan önce verildiği bildirildi. Gökbulut'un avukatlarından Hüsnü Tuna, Erzurum DGM Başkanı Bayram Yılmaz ile üyeler Kadir Kayan ve Şükran Alemdağ Koçöz'ün görevini kötüye kullandığı ve dosyayı incelemeden karar verdiklerini belirterek, Adalet Bakanlığı'na başvurdu ve sanıklar hakkında soruşturma açılmasını talep etti.

"PKK-KADEK üyesi oldukları" gerekçesiyle tutuklanan 6 öğrenci 2 ay sonra serbest bırakıldı. Tutuklu kaldıkları süre içinde derslere giremeyen öğrenciler sınıfta kaldı, aileleri ise mağdur oldu. Erzurum DGM'de görülen davada, mahkeme, öğrenciler hakkında örgüt üyeliği davasının düşmesine, bunun yerine 'yardım ve yataklık'tan dava açılmasına karar verdi. Tutuklu öğrenciler de tahliye oldu.

AIHM

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM), hakkında en fazla dava açılan ülke Türkiye oldu. 2002'nin bilançosunu çıkaran AİHM'de, sonuç bekleyen toplam 30 bin 828 davanın 5 bin 246'sı Türkiye'ye ait. Bu davaların büyük bir çoğunluğunun mahkumiyetle sonuçlanması bekleniyor. Türkiye, 2002'de 105 dosyadan mahkum oldu, 106 dava dostane çözüldü. AİHM'ye başvurularda, ilk üç sırayı Türkiye, Rusya ve Polonya paylaşıyor. Türkiye'yi 3 bin 784 davayla Rusya takip ediyor. Polonya'nın 3 bin 156 dosyası bulunuyor. Eskiden en çok dava dosyasına sahip olan İtalya, yaptığı yasal değişikliklerden ötürü hakkında açılıp karar bekleyen davaları 1722'ye indirmeyi başardı. Almanya aleyhinde açılıp karar bekleyen dosyaların sayısı da 890. Türkiye'den AİHM'ye yapılan başvurularda işkence, gözaltında ölüm ve kayıplara ilişkin başvurularda azalma olmasına rağmen, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ihlalinde artış kaydedildi. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşama hakkı ve işkencenin önlenmesini içeren 2. ve 3. maddelerine ilişkin açılan davalar azalıyor. Ancak AİHS'nin, adil ve uygun yargıyı içeren 10. ve 11. maddelerine ilişkin açılan davalar arttı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), terörizm suçlusu iki Özbek vatandaşının ülkelerine geri gönderilmesiyle ilgili yapılan başvuruda, Türkiye'yi suçlu buldu. Özbekistan Cumhurbaşkanı'na suikast girişiminde bulundukları gerekçesiyle 1998 yılında Türkiye'de yakalanan iki kişi, iade işlemlerinin engellenmesi için AİHM'ye başvurmuşlardı. AİHM, 1998 yılında aldığı ihtiyati tedbir kararında, Türkiye'den iki Özbek vatandaşının ülkelerine iade edilmemesini istemişti. AİHM'den İhtiyati tedbir kararına rağmen iade işlemini yerine getirdiği gerekçesiyle Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiği bildirildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'nin ağır insan hakları ihlallerini içeren üç önemli davasını karara bağladı. PKK operasyonun çerçevesinde çeşitli tarihlerde gözaltına alınıp işkence gören ve DGM'ce ağır hapis cezalarına çarptırılan Zeynep Avcı, Mehmet Atça, Şükrü Süsin, Faik Kaplan, Abdülkerim Aslan, Çetin Abay, Yusuf Başaran, Sadun Hamarat, Emin Hazer Adıbelli, Hüseyin Demir, Hasan Doğan, Şehmus Çüngü, Hasan Uras, Selahattin Genç ile Tekin Özdemir davalarında Strasburg mahkemesi Türkiye'yi maddi ve manevi tazminata mahkum etti. Ağırlığını AİHS'nin adil bir yargıyı ve makul bir tahkikat süresini gerektiren 6. ve 5. maddelerinin ihlal edildiğini içeren kararda Zeynep Avcı'nın en az 21 gün gözaltında tutulması nedeniyle Türkiye 10 bin Euro manevi tazminat, 3 bin Euro da masrafları içeren maddi tazminata mahkum edildi. 25 Kasım 1996'da İzmir'de PKK operasyonu sırasında gözaltına alınan Zeynep Avcı'nın polise götürülüş tarihi resmi kayıtlara ise 27 Kasım olarak geçirildi. Başvuru sırasında Kocaeli Cezaevi'nde bulunan Avcı, işkence altında sorgulandıktan sonra 3 Aralık'ta İstanbul'a getirildi. Sorgusu 18 Aralık'a kadar da burada devam etti. Avcı, tecavüz dahil en ağır işkencelere maruz kalırken bunlar sağlık raporlarına işlenmedi. Avcı, 26 Mayıs 1997'de şikayetleriyle ilgili olarak dava açtı. Ancak 5 Ağustos 1997'de delil yetersizliğine karar veren mahkeme 17 Eylül'de de davayı kapattı. Avcı ise DGM'de "vatanın bölünmez bütünlüğü"nü içeren TCK'nin 125. maddesinden yargılandı. Davası halen süren Avcı, özgürlük ve güvenliğin sağlanmasını içeren AİHS'in 5, işkence ve kötü muameleyi yasaklayan 3, etkili çözümü kapsayan 13. maddelerinin Türkiye tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM'e başvurmuştu. Atça ve Özdemir davaları olarak bilinene davaların kararında ise AİHM "DGM'lerin verdiği kararın özellikle askeri bir yetkilinin olmasından dolayı bağımsız olamayacağı ve bağımsız olmayan bir mahkemenin de adil bir yargılama yapamayacağı"ndan hareketle Türkiye hükümetini AİHS'nin 6. maddesinin birinci fıkrasını ihlal ettiğinden dolayı mahkum etti. AİHM, Özdemir davası mağdurların her birine 3 bin Euro ile Atça davasında ise maddi tazminat olarak her bir mağdura 14 bin Euro maddi tazminat ödemesini uygun gördü. Mehmet Atça, Şükrü Süsin, Faik Kaplan, Abdülkerim Aslan, Çetin Abay, Yusuf Başaran, Sadun Hamarat, Emin Hazer Adıbelli, Hüzeyin Demir, Hasan Doğan, Şehmus Çüngü, Hasan Uras ve Selahattin Genç'in AİHM'e ortak başvuruda bulunmuştu. Tümü de PKK operasyonu çerçevesinde 19 Ocak ve 3 Şubat 1993 tarihleri arasında bölgede gözaltına alınan başvurucular, uzun sorgunun ardından Diyarbakır DGM'ye çıkarılarak yargılandı. DGM, 14 Kasım 1996'da açıkladığı kararında Süsin, Atça, Demir ve Abay'ı PKK üyesi olmaktan 12 yıl 6 ay, Adıbelli, Kaplan, Uras ve Başaran'ı yardım ve yataklıktan 3 yıl 9 ay hapis cezalarına çarptırdı. Genç, Çüngü, Doağn, Hamarat ve Aslan ise devletin bölünmez bütünlüğünü bozmaya çalışmaktan idama mahkum edildi. İdam daha sonra müebbede dönüştürüldü. Davacılar, AİHS'nin 6. maddesinin 1. bendinde yer alan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek AİHM'e başvurmuştu. Başvurusu sonuçlanan Tekin Özdemir ise 2 Aralık 1995'te PKK üyesi olduğu ve iki kişinin öldüğü kundaklama eylemine katıldığı iddiasıyla gözaltına alındı. İstanbul'da gözaltında kendisine ifade imzalattırıldıktan sonra bölücülük suçlamasıyla 6 Aralık'ta DGM'ye çıkarıldı ve tutuklandı. TCK'nin 125. maddesinden yargılanan Özdemir, 25 Haziran 1997'de verilen kararla idama mahkum edildi. Ceza daha sonra müebbede çevrilerek onandı. Özdemir, DGM'de adil yargılanmadığını belirterek AİHS'nin 6. maddesinin 1. bendinin ihlal edildiğini AİHM'e ileterek itirazda bulunmuştu.

Yeni Politika gazetesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvuru kabul edildi. AİHM, Türkiye'nin "ifade özgürlüğü yasağı", "ayrımcılık yasağı", "adil yargılama hakkının ihlali" ve "devletin sınırların sınırlandırılması kuralını ihlal" ettiği gerekçesiyle dosyayı esastan görecek.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi yöneticilerinin temyiz için yaptıkları başvuruyu reddetti. AİHM Büyük Dairesi, Refah Partisi'nin yöneticilerinin başvurusuyla ilgili olarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) dernek ve örgütlenme hakkıyla ilgili 11. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edilmediği görüşüne vardı. Büyük Daire, kapatılan RP'nin avukatlarının AİHS'nin 9, 10, 14, 17 ve 18. maddeleriyle ilgili yaptığı şikayetleri ise incelemeye gerek görmedi. RP Davası'nı 5 yıldır sonuca bağlamayan AİHM'de, siyasal Hıristiyanlık ağır bastı ve militan hukukçuların yaptığı gibi RP'yi niyetinden ötürü mahkum etti. AİHM'nin gerekçeli kararında, "Geçmişte demokratik kural ve ilkelere aykırı düşünen siyasi partilerin iktidara gelene kadar bu görüşlerini açığa vurmadıklarına dikkat edilmeli" denilerek, niyet yargılamasına gidildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi'nin kapatılan Refah Partisi eski yöneticileri Necmettin Erbakan, Şevket Kazan ve Ahmet Tekdal'ın temyiz talebini reddetmesi, "çifte standartlı karar" olarak değerlendirildi. Hukukçular, AİHM'in kararını iki yüzlü olarak değerlendirerek, "Eğer AİHM'in üzerinde başka bir mahkeme olsaydı, AİHM tazminat ödemek zorunda kalırdı" dediler.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "OHAL bölgesine gazetelerin giriş yasağı" ve "yakılan köy karikatürü"ne ilişkin görülen davada, Türkiye'yi 31 bin 300 euro tazminat ödemeye mahkum etti. 19 Ocak 1995'te Özgür Ülke gazetesinde yakılan köylere ilişkin karikatürü yayınlanan ve hakkında açılan davada 10 ay hapis cezasına çarptırılan Ahmet Erkanlı'nın AİHM'e yaptığı başvuru, dostane çözümle sonuçlandı. Bu davada Türkiye başvurucuya 8 bin 300 euro tazminat ödeyecek. Ahmet Erkanlı, Özgür Ülkede gazetesinde yayımlanan karikatüründen dolayı hakkında TCK'nin "Devletin askeri kuvvetlerine tahrik ve tezyif" fiilini düzenleyen 159. maddesi uyarınca dava açılmış ve 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

. AİHM, 1997 yılında yasaklanan 'Ülkede Gündem' isimli gazetede çalışan sekiz kişinin yaptığı başvuruyla ilgili olarak basın özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye'nin maddi tazminat ödemesini kararlaştırdı. Türkiye, mahkeme kararı gereğince kişi başına 2 bin 500 euro maddi tazminatla mahkeme masrafı için toplam 3 bin euro para cezası ödeyecek. Mahkemenin kararında, söz konusu gazetenin Olağanüstü Hal Bölgesi'nde dağıtımının yasaklanmasıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'(AİHM) nde başörtüsünden dolayı başvurdukları davayı kazanan iki mağdur öğrencinin davayı kazanmasının ardından, AİHM'nin, eğer başörtüsü yasağını kaldırırsanız Türkiye tazminat ödemekten kurtulur" önerisine AKP Hükümetinin "Hayır Başörtüsü yasağı sürecek. Siz Türkiye'den tazminatınızı alın" şeklindeki cevap verdiği ortaya çıktı.

Leyla Şahin ve Zeynep Tekin, adli iki ögrenci bundan bir süre önce Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne (AIHM) " Başörtüsü Yasagi" engeliyle karşilaştiklari gerekçesiyle başvuruyor. Leyla Şahin Bursa Tip Fakültesi'nden Istanbul Cerrahpaşa Tip Fakültesine yatay geçiş için, sinava girmek istiyor. Ancak Başörtülü oldugu gerekçesiyle Cerrahpaşa Tip Fakültesinde sinava girmesine izin verilmiyor. Ayrica da, disiplin cezasi uygulaniyor. Zeynep Tekin ise Hemşirelik Yüksekokul ögrencisi. O da hemşirelik kepini başörtüsünün üstünde taşimak istiyor. "Başörtüsü Üssü Kep" modasina karşi çikan yönetim, Tekin'e de disiplin cezasi veriyor. Bunun üzerine, her iki ögrenci AIHM'ye başvurarak, Türkiye hakkinda tazminat davasi açiyor. Bu davayi savunmak üzere Türkiye'deki avukatlar yetmiyor, Ingiltere'den avukatlar tutuluyor. Dava uzun süre AIHM'de bekliyor. Türkiye'nin savunmasi isteniyor. Ancak bu arada ilginç bir gelişme yaşaniyor. AIHM Türkiye'ye "dostane çözüm " öneriyor. Nedir bu çözüm?.. "Biz tazminattan vazgeçelim, ama Türkiye'de başörtüsü yasagini kaldirmak üzere, gerekli önlemleri alsin!". Yani başlangiçta, Türkiye'yi insan haklarini ihlal ettigi iddiasiyla yargilanan AIHM, bundan vazgeçiyor. Ama, karşiliginda da , Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinden, bir istekte bulunuyor. Çok genel, çok kapsamli bir istek. " Başörtüsü yasagi sona ersin!.." Evet olayin özeti, başörtüsü yasagini kaldirirsaniz, hem tazminat ödemekten kurtulursunuz, hem de demokratikleşmede önemli bir adim atilmiş olur" deniyor. AIHM bu öneriyi Ankara'ya yani 363 milletvekili bulunan AKP Hükümetine iletiyor. Skandalin "Pes dogrusu" dedirten kismi bundan sonra başliyor. Seçim meydanlarinda binlerce başörtülü ögrenci ve velisinin oyunu almak için vermedikleri söz birakmayan AKP, iktidara gelince büyük bir tezatlik sergiliyor ve AIHM'nin bu tarihi önerisine "Red" cevabi veriyor.Yani "Türkiye'yi istediginiz kadar mahkum edebilirsiniz, ama biz bu yasagi kaldiramayiz." diyerek kararini AIHM'e iletiyor. Dostane çözüme aracilik yapan AIHM, nihai karari verecek olan hükümete bu karari iletiyor. Öneri Ankara'ya iletildiginde, devlet mekanizmasi içindeki hukuki tepki, "mümkün degil" dogrultusunda oluyor. Yani "başörtüsü ile ilgili yasaklarin kalkmasi mümkün degil!..

Türkiye'de son üç yılda 4 bin 600 kişi işkence gördüğü gerekçesiyle mahkemelere başvurdu. Yapılan başvurular hesaplandığında ortalama günde 4 kişinin işkence gördüğü ortaya çıkıyor. İşkencecilerin AİHM'de Türkiye'ye maliyeti ise 4.7 milyon lira. CHP Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in işkenceyle ilgili soru önerisine Adalet Bakanı Cemil Çiçek tarafından verilen yanıt, Türkiye'ye sürekli tartışma konusu olan ve " münferit" olduğu savunulan işkencenin boyutlarını gözler önüne serdi. Çiçek, 2000-2002 arasında 4 bin 600 kişinin güvenlik görevlilerinin işkencesine maruz kaldığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılıklarına başvurduğunu bildirdi. Toplam bin 92 günlük bu süre başvurusu sayısıyla kıyaslandığında günde ortalama 4 kişinin işkence gördüğü ortaya çıkıyor. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in verdiği bilgiye göre, Cumhuriyet savcılıkları, 2000'de yapılan 1.633 başvurunun 490'ını, 2001'de yapılan 1.605 başvurunun 245'ini, 2002'de yapılan 210'unu ciddi bularak güvenlik mensupları hakkında ceza davası açtı. Diğer başvurular hakkında ise "görevsizlik, yetkisizlik ve takipsizlik" kararları alındı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek söz konusu dönemde, TCK'nin işkence suçunu düzenleyen 243 ve kötü muamele suçunu düzenleyen 245'inci maddeleri uyarınca toplam 2 bin 471 dava açıldığını açıkladı. Çiçek, AİHM'in sonuçlandırdığı bu davalarda Türkiye'yi 121 bin 386 euro, 80 bin 500 ABD Doları, 1 milyon 626 bin 567 İngiliz Sterlini, 723 bin 358 Fransız Frangı tazminata mahkum ettiğini belirtti. Çiçek, işkence- kötü muamele nedeniyle de AİHM'e bu güne kadar Türkiye aleyhine 344 başvurunun yapıldığını bildirdi. Başvuruların 247'sinin halen devam ettiğini kaydeden Çiçek, 32 başvuruda ihlal kararı verildiğini, 65 başvuruda ise dostane çözüm yoluna gidildiğini açıkladı. AİHM 2000 yılında görülen ve 82'si sonuçlanan davalarda ise Türkiye'nin 3 milyon 364 bin 269 euro, 58 bin ABD Doları,753 bin 124 İngiliz Sterlini ve 10 milyon 313 bin 710 Fransız Frangı tazminat ödemek zorunda kaldığını bildirdi.

1992-1998 tarihleri arasında Kıbrıslı Türklerle Güneyli Rumlar arasında siyasi, sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için Güney Kıbrıs ve Yeşil Hat'a gitmesine izin verilmeyen Ahmet Cavit An'ın Türkiye aleyhine AİHM'de açtığı dava sonuçlandı. AİHM, Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) örgütlenme hakkını kapsayan 11'inci maddesi ve hakların yasal yollardan aranmasını düzenleyen 13'üncü maddesini ihlal ettiğini hükme bağladı. Türkiye ayrıca, An'a, 15 bin Euro'luk manevi tazminatın yanı sıra 4 bin 715 Euro'luk mahkeme masraflarını da ödeyecek. Karar, benzeri başvurulara emsal oluşturacak. Gerekçeli kararda, Türk makamlarının An'ın 8 Mart 1992-14 Nisan 1998 tarihleri arasında, Güney Kıbrıs ve Yeşil Hat'ta iki toplumlu toplantılara katılmasının engellendiği belirtildi. 1989'da Kıbrıslı Rum ve Türkler tarafından kurulan, Ahmet Cavit An'ın koordinatörlüğünü yaptığı, "Bağımsız ve Federal Kıbrıs Hareketi" adlı örgütün, iki toplum arasında siyasi, kültürel ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesini hedeflediği kaydedilen kararda, An'ın toplantılarla Kuzey ve Güney Kıbrıslılar arasında diyalogu arttırmayı amaçladığına dikkat çekildi. An'ın toplantılara katılmasının reddedilmesinin, iki toplum arasında barışın sağlanmasına engel oluşturduğu vurgulandı. AİHM, Türk makamlarının, An'ın 1992-98 arasında Güney Kıbrıs'ta yapılan, iki toplum temsilcilerinin bir araya geldiği 46 toplantıdan sadece altısına katılmasına hoşgörü gösterdiklerini belirterek, An'ın Kıbrıs'taki BM barış gücü ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin düzenlediği iki toplumlu toplantılara katılmasının da engellendiğini kaydetti.

İNSAN HAKLARI POLITIKALARI

Her kurban bayramında olduğu gibi bu bayramda da vatandaşların kurban derilerini THK'ya vermeye zorlanması hukukçulara göre, birçok insan hakkı ihlalini beraberinde getiriyor. Buna göre ilk olarak kurban bir özel mülkiyet sorunu olarak ortaya çıkıyor. İnsanlar ancak kendilerinin olan bir hayvanı Allah'a kurban adayabilir. Dolayısıyla bu mülkiyet tamamıyla sahibinin tasarrufu altında bulunuyor. Bir kamu otoritesi insan kurban etlerini ne yapacağıyla ilgili bir doğrudan veya dolaylı talimat veremeyeceği gibi aynı şeyi kurban derileri için de yapamaz. Devletin vatandaşa kurban derileri ile ilgili talimatlar yağdırması mülkiyet hakkına bir saldırıdır. Bu şekilde meşru gösterilemez. Bu konuda ancak devlet kurumları ile özel dernek ve vakıflar arasında bağış rekabeti yaşanabilir. Derilerin zorla toplanması bireylerin özgürlüklerinin ihlal edilmesi anlamına gelir. Zorla kurban derisi toplamak inanç ve din özgürlüğünü ihlal eden bir kamu otoritesinin diğer bütün özgürlükleri de ihlal etme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. İnanç özgürlüğünü sınırlama çabalarının diğer özgürlükleri de sınırlamaya yönelik adımlarla baş başa gittiği bugüne kadar yaşanan bir gerçek olarak toplumun karşısına çıkıyor.

TBMM Başkani Bülent Arinç, laik düzende herkesin, dini inanç ve düşünce özgürlügüne sahip oldugunu belirterek, "Bu bakimdan laiklik, insanlarimizin dini inanç ve düşüncelerini her türlü baski ve yönlendirmeden uzak bir biçimde yaşamalarinin da teminatidir" dedi. TBMM Başkani Arinç, "Laiklik" ilksinin Anayasa'ya girişinin yildönümü dolayisiyla bir mesaj yayimladi. Laikligin Türkiye Cumhuriyeti'nin temel degerlerinden biri oldugunu belirten Arinç, mesajinda şunlari kaydetti: "1937'de anayasa hukukumuza giren laiklik ilkesi ile ister Musevi, ister Hiristiyan, isterse Müslüman olsun toplumdaki degişik inançlar teminat altina alinmiştir. Laik düzende herkes, dini inanç ve düşünce özgürlügüne sahiptir. Bu bakimdan laiklik, insanlarimizin dini inanç ve düşüncelerini her türlü baski ve yönlendirmeden uzak bir biçimde yaşamalarinin da teminatidir. Anayasamiza göre kimse, ibadete, dini törenlere katilmaya, dini inancini ve düşüncesini açiklamaya zorlanamaz; dini inancindan ve düşüncesinden dolayi kinanamaz. Bu nedenle laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin vazgeçilmez ilkeleri arasindadir."

Cumhurbaşkani Ahmet Necdet Sezer, devletin, "kamusal yaşami ve devlet düzenini etkilemeye çalişan dinsel tutum ve davranişlar karşisinda duyarsiz kalmasinin düşünülemeyecegini" bildirdi. Sezer, laikligin, "birey ve toplumun her türlü baskidan uzak, din ve vicdan özgürlügü içinde yaşamasi anlami taşidigini" ifade etti. Laiklik ilkesinin Anayasa'ya girişinin 66. yildönümü dolayisiyla bir mesaj yayinlayan Sezer, laik düşüncenin benimsenmesiyle dogma ve kaliplaşmiş ögretilerden uzak, özgür düşüncenin oluşturulmasina ortam hazirlandigini; din ve devlet işleri ayrilarak kişilere din ve vicdan özgürlügü saglandigini dile getirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM), işkence ve gözaltı konularında yapılan şikayetlerde son yıllarda büyük oranda azalma görüldüğü, bunun polis ve jandarmanın eğitiminden kaynaklandığını kaydedildi. Jandarma Genel Komutanlığı'nca hazırlanan raporda, insan hakları ile ilgili ders, seminer ve konferansların jandarma ve polis okullarında verilmeye başlanması ile birlikte Türkiye aleyhine AİHM'ye açılan davalarda gözle görülür bir azalma görüldüğü belirtildi. Raporda, Türkiye aleyhine AİHM'ye en çok 1996-1999 yılları arasında başvuru yapıldığı, bu yılların aynı zamanda terörün ve terörle mücadelenin en yoğun yaşandığı yıllar olduğu hatırlatıldı. Raporda, insan haklarının öncelikle bir "kültür ve anlayış meselesi" olduğu vurgulanarak, genel komutanlığın insan haklarına son derece büyük önem verdiği savunuldu. 2001-2002 yılları içinde subay, astsubay, jandarma çavuşu olmak üzere ülke genelinde toplam 29 bin 713 kişiye insan hakları konularında ders, seminer ve konferans verildiği yazılan raporda, bu tür eğitim aktivitelerinin 2003 yılında da sürdüğü kaydedildi. Raporda, Avrupa Konseyi ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde 2002 yıl içinde 100'e yakın jandarma subayı ile emniyet mensubunun eğitim amacıyla Avrupa ülkelerine gönderildiği belirtildi. AİHM'ye yapılan başvuruların yıllara göre dağılımı konusunda da bilgiler verilen raporda, son yıllarda başvurularda azalma olduğu belirtilerek, "Jandarma ve polis okullarında insan hakları ile ilgili ders, seminer ve konferansların verilmeye başlanması, dolayısıyla personelin bilinçlenmeye başlanmasının büyük etkisi olmuştur" denildi. Türkiye ile ilgili AİHM'deki davaların bilançosu yayımlanan raporda, Brüksel mahkemesinde halen beklemekte olan 30 bin 828 davanın 5 bin 246'sının Türkiye'ye ait olduğu bildirildi.

Türk Ceza Kanunu (TCK) ile Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında, Yasada Değişikliği Yapılmasına Dair Yasa, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Yasaya göre "tutukluları ölüm orucuna teşvik edenler" çeşitli cezalara çarptırılırken, ölüm orucundaki tutuklulara da, zorla müdahalenin önünü açacak. Yasa, ayrıca müvekkilleriyle görüşmek için cezaevlerine giden avukatlara da bazı yaptırımlar getiriyor. Cezaevlerinde sürdürülen ölüm orucu eylemini hedef alan yasaya göre, hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik edilmeleri ya da bu yolda talimat verilmesi de, beslenmenin engellenmesinden sayılacak. Beslenmenin engellenmesi nedeniyle ölüm meydana geldiğinde, fail 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerine ait bina, araç, gereç veya tesislerine karşı eylem yapılırsa, verilecek hapis cezası 3 yıldan az olamayacak. Hükümlü ve tutuklular hangi nedenle olursa olsun kendilerine verilecek yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddettikleri takdirde; bu hareketlerinin kötü sonuçlarıyla bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu veya tutukevi tabibince bilgilendirilecektir. Psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacak ve sonuç alınmaması halinde, beslenmelerine, kurum tabibince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacak. Beslenmeyi reddederek açlık grevi veya ölüm orucunda bulunan hükümlü ve tutuklulardan, alınan tedbirlere ve yapılan çalışmalara rağmen hayati tehlikeye girdiği veya bilincinin bozulduğu, doktorca belirlenenler hakkında, "isteklerine bakılmaksızın" muayene tedavi ve beslenme gibi tedbirler, sağlık ve hayatları için tehlike oluşturmamak şartıyla uygulanacak. Bu gibi haller dışında bir sağlık sorunu olup da tedaviyi reddeden hükümlü ve tutukluların sağlık ve hayatlarının ciddi tehlike içinde olması veya hapishanede bulunanların hayatları için tehlike oluşturan bir durumun varlığı halinde de müdahale edilebilecek. Hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunması ve tedavilerine yönelik zorlayıcı tedbirler, onur kırıcı nitelikte olamayacak. Cezaevi iç ve dış güvenliğinden sorumlu personel dahil olmak üzere sıfat ve görevi ne olursa olsun ceza infaz kurumları ve tutukevlerine giren herkes, duyarlı kapıdan geçecek. Bu kişilerin üzeri detektörle aranacak ve eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilecek, ayrıca şüphe halinde elle aranacak. Bu cihazın bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılacak. Ancak, milletvekilleri, mülki amirler, cumhuriyet savcıları, müdafi ve avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri kontrolörleri, kontrolörleri izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri, ağır cezayı gerektiren suçüstü durumları haricinde elle aranmayacak.

DÜNYA INSAN HAKLARI RAPORU

ABD: El Kaide ve Taliban esirlerinin tutulduğu Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da, 20 yaşlarında bir tutuklunun intihar girişiminde bulunduğu iddia edildi. Binbaşı Paul Caruso, 16 Ocak'ta, hücresinde kendisini asmaya kalkışan tutuklunun, ABD askerleri tarafından kurtarıldığını ve üsteki hastaneye kaldırıldığını söyledi. Tutuklunun halen hastanede tedavi altında olduğunu kaydeden Caruso, ayrıntılı bilgi vermeyi reddetti. Ancak, bu kişinin işkenceden hastaneye kaldırılmış olabileceği belirtiliyor.

Küba'daki Guantanamo üssünde tutulan Müslüman esirlerin birbiri ardına intihar girişiminde bulunması, insan hakları kuruluşlarını endişelendiriyor. ABD esirlerin intihar teşebbüslerinde ani bir artış yaşandığına dikkat çekti. 14 kişinin intihar girişiminde bulunduğu belirtiliyor. İnsan hakları kuruluşları, mahkumların izole edilmiş bir ortamda tutulmasının, intihar girişimi oranındaki artışla bağlantılı olabileceğini belirtiyorlar. Uzamanlar ABD'yi esirlere gösterilen muamele nedeniyle de eleştiriyor. Üste 625 esir var.

Bir federal temyiz mahkemesi, hapishane yöneticilerinin, akıl hastası bir mahkum hakkında, normale dönemsini sağlayacak ilaçlar verilerek idam edebileceği hükmünü verdi. Arkansas eyaletindeki Charles Singleton adlı mahkum 24 yıl önce cinayetten idama mahkum olmuştu. Aradan yıllar geçtikten sonra mahkum akıl sağlığını kaybetti ve cezası ömür boyu hapse çevrildi. Şimdi temyiz mahkemesi mahkuma, onu iyileştirecek ilaçların zorla verilmesine karar verdi. Yargıçlardan biri, sonucu idamın infazı olacak tedavi hakkında tekrar değerlendirme yapmalarına gerek olmadığını karara ekledi.

Güney Kore'de, ABD askeri mahkemesinin yargıladığı Amerikan askeri, Koreli bir askere cinsel saldırıdan suçlu bulundu. Amerikan 8. Ordu Sözcüsü Yarbay Steven Boylan, Tayland kökenli asker Leng Sok'un, başkent Seul'un kuzeyinde Amerikan askeri üssü Jackson Kampı'ndaki bir talim merkezinde, Koreli bir askere cinsel saldıran suçlu bulunduğunu söyledi. Sok'un, şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezasına çarptırılabileceği, saldırıya karışan diğer 2 Amerikan askeri hakkında soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

3 insan hakları kuruluşu, Amerika Ülkeler Örgütü'ne (OAS) başvurarak, Guantanamo Körfezi'ndeki askeri üste tutulan esirlere işkence yapılmadığı konusunda teminat verilmesini talep etti. Anayasal Haklar Merkezi, Uluslararası İnsan Hakları Grubu ve Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu tarafından yapılan ortak başvuruda, OAS'ın acilen devreye girmesi ve üsteki esirlere işkence yapıldığı yönündeki iddiaların soruşturulması istendi. Amerika Birleşik Devletleri'nin Afganistan'daki askeri saldırıları sırasında ele geçirilen ve Guantanamo'daki askeri kampa gönderilen Taliban ile El-Kaide mensuplarına yönelik işkence iddiaları, ilk olarak Washington Post gazetesi tarafından gündeme getirilmişti. Pentagon Sözcüsü Barbara Burfeind, "Bu iddialar hakkında yorum yapmıyoruz" demişti.

Guantanamo adasında baskı altında tutulan esirlerden birinin daha kendini öldürmeye çalışmasıyla, burada intihar girişiminde bulunanların sayısı 16'ya yükseldi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'dan yapılan açıklamada, gözaltındaki bir esirin daha son günlerde intihara giriştiği belirtilirken, bu kişinin adı ve milliyeti açıklanmadı. Bu arada, Uluslararası Af Örgütü, Guantanamo'da yakın dönemde artan intihar girişimleri sebebiyle soruşturma açılmasını isteyerek tepki gösterdi. Af Örgütü sözcüsü Alistair Hodgett, birisinin ölmeden önce esrilere nasıl davranıldığı, nasıl sorgulandığı konusunda ABD ve ilgili görevlilerin açıklama yapması gerektiğini söyledi.

ABD'nin hiçbir statü tanımadan Guantanamo Üssü'nde tuttuğu El Kaide ve Talibanlı savaş esirlerinden biri daha intihara teşebbüs etti. Olay insan hakları örgütlerinin gözünü yeniden Guantanamo'ya çevirdi. ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Barbara Burfeind bir esirin daha intihara teşebbüs ettiğini ancak görevliler tarafından engellendiğini açıkladı. Guantanamo'daki intihar teşebbüsleri uluslararası insan hakları örgütlerini harekete geçirirken, ABD'ye bu konuda yönelen eleştirilerde giderek artıyor.

Amerikan'ın, Küba'daki Guantanamo Adası'nda bulunan ABD Deniz Üssünde tuttuğu tutsaklardan 3'ünün daha geçen hafta içinde intihar girişiminde bulunduğu bildirildi. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, intihar girişiminde bulunan 3 tutsağın, Guantanamo Üssünde tedavi edildikten sonra tekrara hücrelerine gönderildikleri belirtildi. Bakanlık sözcüsü, tutsaklardan bazılarının başka ülkelere transferinin söz konusu olduğunu belirtti, ancak hangi tutsakların hangi ülkeye gönderileceği konusunda bilgi verilmedi.

Üzerinde "uluslar arası terörist" yazan Bush resimli tişörtle okula gelen Michigan'lı Bret Barber okuldan atıldı. Barber, savaşın Amerikalı ilk mağduru oldu.

Vatanlarının bağımsızlığı için mücadele eden 3 Çeçen grubu terör örgütleri listesine alındı. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Rus devlet televizyonu Rossiya'ya verdiği demeçte, Rusya'nın endişeleri konusunda hassas olduklarını, Rusya ve Gürcistan'la birlikte çalıştıklarını söyledi. Powell, grupların isimlerini açıklamadı, ancak Rus yetkililer, bunların, Çeçen komutan Şamil Basayev'le bağlantısı olan Kamikaze Şehitleri Taburu, Kafkas Mücahitleri Birleşik Gücü, Dağıstan ve İçkerya Halkları Kongresi olduğunu belirtti.

Teksas eyaletinde, cinayet suçundan idam cezasına mahkum olan bir kişinin cezası, zehirli iğneyle infaz edildi. İdam edilen mahkumun, 1997 yılında cinayet işlemekten ölüm cezasına çarptırıldığı bildirildi. Eyalette yıl başından bu yana idam edilenlerin sayısı, son infazla birlikte 9'a yükseldi.

Florida eyaletinde, cinayetten suçlu bulunan bir kişi idam edildi. Florida Valisi Jeb Bush'un sözcüsü, 1977'de işledigi cinayetten idama mahkum olan Amos King'in cezasinin, Florida Eyalet Cezaevi'nde zehirli igneyle infaz edildigini söyledi. King, Florida'da bu yil idam edilen ilk kişi oldu.

AFGANİSTAN: Kandahar kentinin güneyinde Rambası Köprüsü'nün havaya uçurulması sonucu 18 kişinin öldüğü bildirildi.

Kuzeydeki Samangan eyaletinde, farklı gruplar arasında çıkan çatışmada 4 milis öldü.

Askerler ile Taliban ve Hizbi İslami üyeleri oldukları sanılan bir grup arasında, güneydeki Kandahar kenti yakınlarında çıkan silahlı çatışmada 8 kişi öldü.

ABD bombardıman uçaklarının Taliban şüphelilerine yönelik saldırılarında 17 sivilin öldüğü bildirildi. Helmand eyaleti hükümet sözcüsü Hacı Muhammed Veli, sivillerin ölümleriyle ilgili haberlerin başkent Kabil'deki merkezi hükümete iletildiğini ifade ederek, gelen haberlere göre ölen 17 kişinin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Bagran vadisindeki Sina Keli köyü sakini Hacı Cilani, nehir yatağı yakınlarında 2 kadın, 2 çocuk ve bir erkeğin cesedine rastladığını belirtti.

Bagram'daki Amerikan üssünden yapılan açıklamada, Amerikan kara kuvvetlerinin, Helmand eyaletine bağlı Lejay köyünün güneyinde operasyondan kaçmaya çalışan 3 kişiyi yakaladıkları belirtildi. Açıklamada, "Eagle Fury" adı verilen operasyon kapsamında 25 şüpheli kişiye ateş açıldığı ve 12 kişinin de yakalandığı belirtildi.

ABD önderliğindeki ittifak güçleri Afganistan'da yine katliam yaptı. İttifak uçaklarının Bagran bölgesinde sürdürdüğü bombardımanda onlarca sivil hayatını kaybetti. Bölgede yaşayanlar günlerdir süren bombalamalarda çok sayıda kişinin öldüğünü söylerken, bazı kaynaklar ise Bagran'daki 3 köyde 30 kişinin öldüğünü ileri sürüyor.

Kuzeydeki Kunduz eyaletinde bulunan bir Amerikan üssünün yakınında iki patlama meydana geldi. Amerikan askeri sözcüsü Binbaşı Bob Hepner, patlamaların nedeninin mayın olabileceğini söyledi. Bu arada ülkenin doğusundaki Gardez'de de, Amerikan askeri aracının mayına çarpması sonucu bir asker yaralandı. Bagram'daki Amerikan Hava Üssünden yapılan açıklamada, ameliyata alınan askerin ayağını kaybettiği belirtildi. ABD'nin 2001'de Afganistan operasyonunu başlatmasından bu yana, saldırılarda 25, kaza ve hastalıklar nedeniyle de 22 Amerikan askeri öldü.

Kuzeyde rakip gruplar arasında çıkan çatışmalarda 3'ü çocuk 6 sivil öldü.

Zarmat şehrinde meydana gelen şiddetli patlamada, ayrilma hazirliklari yapan ve içinde Amerikan Özel Güçleri'nin bulundugu araçtaki askerlerden 10 tanesinin öldügü bildirildi.

ALMANYA: Limburg Kenti, Elz ve Frickhofen Kasabası'ndaki evlere hakim kararı ile düzenlenen polis baskınlarında 7 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Frickhofen'de 22 yaşındaki bir Türk genci, kaçak olarak Almanya'da ikamet ettiği için sınır dışı edildi. Limburg'da da bir iş hanında kalan 1 Bulgar ve 4 Türk genci gözaltına alındı. 4 Türk sadece izinli oldukları bölgeleri terk ettikleri için tekrar bölgelerine gönderilmek üzere serbest bırakıldı. Elz'de yakalanan 29 yaşındaki kaçak bir Türk'ün de sınır dışı edileceği öğrenildi.

AZERBEYCAN: Dağlık Karabağ'da Ermeni ve Azeri askerleri arasında çıkan çatışmada iki Azerbaycan askeri öldü, iki Ermenistan askeri yaralandı.

AVUSTRALYA: Dr. Habibullah Vahidi adlı sığınmacı, yetkililerin kendisini zorla sınır dışı etme kararı almaları üzerine, 50 kadar Afgan sığınmacıyla kaldığı evde kendisini asarak yaşamına son verdi. Mülteci Avukatları Grubunun verdiği bilgilerde, geçici oturum vizesiyle Avustralya'da yaşayan, ancak sınır dışı edilmekle yüz yüze bulunan 8 bin 600 kadar sığınmacı bulunduğu da açıklandı. Açıklamada, geçici vizeyle kalan binlerce kişinin, "gönüllü olarak" ülkeyi terk etmeye zorlandığı da kaydedildi.

BOLİVYA: Askerlerin, hükümetin vergi artışı ve sosyal harcamalarda kısıntı planlarını protesto eden sivillerle onlara katılan polislere ateş açması sonucu en az 17 kişi öldü, 100 kişi yaralandı.

Yapılan protestolarda, ordu birlikleri ile polisin de destek verdiği, halk arasında çıkan çatışmalarda, ölenlerin sayısı 22'ye yükseldi.

CEZAYİR: Sidi Bel Abbes kentindeki bir apartman dairesinde, dördü çocuk ve üçü genç kadın, 7 kişinin cesedi bulundu. Güvenlik birimlerinin verdiği bilgiye göre, cesetler, apartman dairesinden kokunun yayılması üzerine, komşuların ihbarıyla yapılan arama sırasında bulundu.

Radikal İslamcı militanlar, yola kurdukları barikata takılan araçları taradı. Saldırıda 12 kişi öldü.

ÇEÇENİSTAN: Salı bölgesinde meydana gelen çatışmada Türkiye vatandaşı 3 kişi şehit oldu. Rusya federal güçleri ile Çeçen mücahitler arasında çıkan çatışma Duba-Yurt köyü yakınlarında meydana geldi. Çatışma sonucu Çeçen mücahitler saflarından 4 kişinin öldüğü açıklandı.

Meydana gelen çatışmalarda ve mayın patlamasında 10 Rus güvenlik görevlisi öldürüldü. Moskova yanlısı Çeçen yönetiminden ismini açıklamak istemeyen bir yetkili, Çeçen savaşçıların düzenlediği 10'dan fazla saldırıda 3 askerin öldürüldüğünü, 3 askerin yaralandığını belirtti. Grozni'nin yakınlarında patlayan mayın bombası 2 Rus güvenlik görevlisinin ölümüne yol açarken, Vedeno'da yola yerleştirilen mayının patlaması sonucu da zırhlı araçtaki 2 görevli öldü.

Çeçen mücahitlerin saldırıları ve patlayan mayınlar 5 Rus askerinin ölümüne, 9'unun da yaralanmasına yol açtı. Shali şehrindeki çatışmada ise 1 Çeçen hayatını kaybetti.

Çeçenistan'ın Naur bölgesindeki Kapustino yerleşim merkezi yakınlarında ortaya çıkarılan toplu mezardan 7 ceset çıkarıldı. Bağımsız kaynaklardan edinilen bilgilere göre söz konusu mezardan çıkarılan kişilerin kimlikleri belli oldu. Öldürülenlerden Hüseyin Magamadov'un geçen Aralık ayında temizlik operasyonu sırasında Ruslar tarafından kaçırıldığı, Mahmut Alhazurov'un geçen Ekim ayında Ruslarca tutuklandığı, Ahmet İsraillov'un Kasım ayında Komsomolskoye köyündeki temizlik operasyonunda alıkonularak bilinmeyen bir yere götürüldüğü ve Vaha İkayev'in yine Ruslar tarafından bir süre önce tutuklandığı belirtildi. Mezardan cesedi çıkarılan diğer kişilerin Komsomolskoye'den Mehdi Elmurzayev ve kardeşleri olduğu kaydedildi.

ÇİN: Müslümanlarla Tibetliler arasında çıkan çatışmalarda 1 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı bildirildi.

ENDONEZYA: Birleşmiş Milletler, Dogu Timor'da insanlik suçu işledikleri gerekçesiyle, 8 üst düzey Endonezyali yetkili hakkinda suç duyurusunda bulundu. BM, uluslararasi polis teşkilati Interpol'e de başvurdu.

FİLİPİNLER: İslamcı gerillalarla askerler arasında çıkan çatışmada, ilk belirlemelere göre 7 gerilla öldü, 5 asker de yaralandı.

ABD askerleri ile Filipin ordusuyla Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Filipin yönetimi, 122 mücahidin öldüğünü iddia ederken mücahit kaynakları çok sayıda askerin esir alındığını ancak ölü sayısının bilinmediğini bildirdi.

Güneydeki Mindanao adasında askerlerle Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında devam eden çatışmalarda 157 kişinin öldüğü bildirildi.

ABD askerleri desteğindeki Filipin ordusuyla Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında son yılların en şiddetli çatışmaları yaşanıyor. Filipin yönetimi, süren çatışmalarda 200 Müslüman savaşçının öldüğü iddia etti. Ölü sayısının artabileceği belirtiliyor. Ordu açıklamasında, 6 askerin öldüğü, 55'inin yaralandığı bildirildi.

Güneyde, Müslüman gerillalarla askerler arasında çıkan çatışmada, 7 asker öldürüldü. Ordu kaynakları 64. piyade tugayı askerlerini taşıyan bir kamyonun, Mindanao adasındaki Matanog bölgesi yakınlarında, Moro İslami Kurtuluş Cephesi'ne (MILF) mensup gerillaların saldırısına uğradığını öne sürdü. Çatışmada 10 askerin de yaralandığı bildirildi.

Havaalanı yakınında bir lokantanın önünde, otomobile yerleştirilen bombanın patlamasıyla bir kişi öldü, 10 kişi yaralandı.

Filipinli Müslüman örgütlerden Moro İslami Kurtuluş Cephesi'ne (MİKC) mensup mücahitler ile ABD-Filipin askerleri arasında çıkan çatışmalarda 6 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı.

FİLİSTİN: İsrail ordusuna bağlı 40 kadar zırhlı araç, jipler eşliğinde Cenin kentine ve kentteki mülteci kampına girdi. Filistinli güvenlik kaynakları, İsrail askerlerinin kente girişlerinde otomatik silahlarla ateş açtığını, ateşe Filistinlilerin de karşılık verdiğini belirtti. Çıkan çatışmada 2 Filistinli öldü. Ölen Filistinlilerden birinin Hamas militanı olduğu belirtildi. İsrail ordusu 31 Ocak günü sabaha karşı, zırhlı araçlar ve piyade birlikleri desteğinde, Batı Şeria'nın El Halil kentinde operasyon başlatırken, Tulkarm kentinde 2 Filistinliyi öldürmüştü. Öldürülenlerden birinin El Fetih grubuna bağlı El Aksa Şehit Tugayları üyesi 32 yaşındaki Feyyaz Cabir olduğu açıklanırken, diğerinin kimliğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.

İsrail askerlerinin Gazze Şeridi'nde açtığı ateş sonucu, 19 yaşındaki silahlı bir Filistinli şehit oldu.

İsrail askerlerinin Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta bir Filistinliyi öldürdükleri bildirildi. Filistin güvenlik kaynakları öldürülen Filistinlinin kimliğini açıklamazken, İsrail ordu kaynakları Mısır sınırı yakınlarında silahlı bir Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu. Son ölüm ile Aralık 2000'de patlak veren Filistin intifadasında ölenlerin sayısı 2 bin 173'ü Filistinli 987'si İsrailli olmak üzere 2 bin 860'a yükseldi.

Gazze Şeridi'nde iki Filistinli daha işgalci Israil askerlerince şehit edildi. Filistinli güvenlik kaynaklarina göre, Gazze Şeridi'nin güneyinde tarlada çaliştiklari sirada bir Israil tankindan açilan ateşle vurulan 60 yaşindaki Salim Kdeha ve 35 yaşindaki Züheyr Ebuşaab kurtarilamadi. Israil ateşinde iki Filistinli de yaralandi.

İsrail işgal kuvvetleri, Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistinlilere ait 28 evi buldozerlerle yerle bir etti. Yüzlerce Filistinliyi evsiz bırakan saldırının, 21 Ocak'tan bu yana gerçekleştirilen en büyük ev yıkımı olduğu belirtiliyor. 21 Ocak'ta, "izinsiz" oldukları gerekçesiyle 62 dükkan yıkılmıştı.

2003 yılının Ocak ayı, İsrail saldırganlığının zirveye tırmandığı dönemlerden biri oldu. Bunun en önemli sebebi ise 28 Ocak 2003 tarihinde İsrail parlamentosunun yenilenmesi için genel seçimlerin gerçekleştirilecek olmasıydı. Bu yüzden Ariel Şaron, sokaklara afişler yapıştırmak, el ilanları dağıtmak, flamalar asmak, mitingler düzenlemek, gazetelere ilan vermek yerine Filistinlilere yönelik saldırılarını artırdı. Çünkü siyonist kitle tabanının oyunu kazanmadan en etkili propaganda metodu buydu. İktidar partisi olmak bu bakımdan Ariel Şaron'un Likud Partisi'ne avantaj sağlıyordu. Neticede, hiçbir konuda vaat ettiğini yerine getirememesine ve bir takım kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesine rağmen Ocak ayı boyunca Filistinlilere yönelik saldırılar düzenlemesi Şaron'a beklediği oyu kazandırdı ve onun partisi seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Ocak 2003, iktidardaki Likud Partisi'nin "propaganda dönemi" olduğundan Filistinlilere yönelik saldırılarda, dolayısıyla Filistinliler arasında gerçekleşen can kayıplarında ve yaralanmalarda da önemli artış oldu. Özerk yönetimin Sağlık Bakanı Dr. Ahmet eş-Şibi'nin verdiği bilgilere göre; Ocak 2003 içinde İsrail saldırıları sebebiyle Filistinlilerden toplam 72 kişi hayatını kaybetti. Bunların tam üçte birini 18 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyordu. Ölenlerin 38'i Gazze bölgesinden, 34'ü ise Batı Yaka bölgesindendi. Ocak ayı boyunca İsrail saldırıları sebebiyle yaralanan Filistinlilerin sayısı ise 790'ı buldu.

Tank ve buldozerlerle birlikte Filistin kasabalarına giren işgal güçleri, ev ve işyerlerini yerle bir ediyor. Batı Şeria'da 14 kişinin yaşadığı bir evi gece yarısı havaya uçuran İsrail ordusu, Refah kasabasında 5 evi, Deyr El Bala'da ise iki ev, bir kümes ve bir serayı yıktı.

Suçsuz Filistin halkından yaşlı ve çocuk demeden önüne geleni acımasızca öldüren işgalci, intifada hareketinde ölenlerin ailelerine hac yasağı getirdi. Sivil işlerden sorumlu Filistin Bakanlığı yetkilisi İmad Natça, yaptığı açıklamada "İsrailli yetkililer, şehit ailelerinden oluşan yaklaşık bin kadar hacı adayına hac farizasını yerine getirmek üzere Suudi Arabistan'a gitme izni vermeyeceğini bildirdi" dedi. Natça, Filistinli hacı adaylarının masraflarının Suudi Arabistan tarafından karşılanmasının beklediğini de belirtti. Öte yandan; Batı Yaka'nın kuzeyindeki Tulkarim'de 1 Filistinli polisin şehit edildiği bildirildi. Filistinli güvenlik kaynakları, 20 yaşındaki Reda Hanen'in, Tulkarim'e giren İsrail askerlerince etrafı kuşatılmış karakoldan çıkarken vurulduğunu belirtirken, bir kişinin de aynı olayda yaralandığını kaydetti. Bu arada, İsrail ordusuna ait 12 tank ve zırhlı aracın, 2 helikopter desteğinde Gazze Şeridi'ndeki El Magazi mülteci kampına girdiği bildirildi. Filistinli kaynaklar, operasyon sırasında helikopterlerden ateş açıldığını belirtti. Gazze Şeridi'ndeki El Magazi mülteci kampında 65 yaşındaki bir kadının işgalci askerler tarafından şehit edildiği bildirildi.

İsrail kuvvetleri, helikopterler ve ağır silahlar eşliğinde Gazze şehrinin doğusunda bir hastaneye saldırdı. Saldırıda iki erkek hemşire öldü. El Vefa hastanede çalışan hemşirelerin, 26 yaşındaki Ömer Hasan ve 41 yaşındaki Abid El Kerim Loubed oldukları açıklandı. İsrail birlikleri, bölgede görev yapan ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü'ne (MSF) mensup bir doktoru da dövdü. Batı Şeria'nın Nablus kentinde ise, İsrailliler ile silahlı Filistinliler arasında çıkan çatışmalarda iki Filistinli ve iki Yahudi yerleşimci hayatını kaybetti. Çatışma sonrası, İsrail güçleri Filistinlilerin cesetlerine el koydular ve ailelerine vermediler. İsrail kuvvetleri ayrıca; bir polis, yaşlı bir kadın ve bir gençten oluşan üç kişiyi daha katlettiler. İsrail'in kuzeyindeki Filistin yerleşim bölgesi Um El Faham'da ise, bir İsrail polisini bıçaklayarak yaralayan Filistinli genç öldürüldü. 29 aydır süren İkinci İntifada'da her iki taraftan da ölenlerin sayısı 2923'e yükseldi. Bunun 2180'ini Filistinliler oluştururken, ölen İsrailli sayısı 687. bunun yanı sıra on binlerce Filistinli ve İsrailli saldırılarda yaralandı veya sakat kaldı.

İşgalci İsrail askerleri, Batı Yaka ve Gazze'de Filistinlilere ait 10 evi yıktı. Nablus yakınlarında bulunan iki köydeki evlerin dinamitle yıkılması ile 23 kişinin evsiz kaldığı, Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus mülteci kampında da 8 evin yıkıldığı kaydedildi. Filistinliler ve insan hakları örgütleri, toplu cezalandırma yöntemi olarak evlerin yıkılmasını kınıyor.

Gazze Şeridi'ndeki bir Israil askeri kontrol noktasinda bomba yüklü bir aracin havaya uçmasi sonucu, araçta bulunan 3 kişi öldü, 4 Israil askeri hafif yaralandi.

İşgalci İsrail askerleri, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC)'nin askeri kanat yetkililerinden İmad Mabruk'u şehit ettiler. İşgalci saldırganlar ayrıca, Gazze Şeridi'nde de bir Filistinliyi şehit ettiler. Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Ayn Beyt ilçesindeki mülteci kampında bir evde şehit edilen Mabruk'un silahsız olduğunu kabul eden askeri yetkililer, tehlike oluşturduğu için vurduklarını söyleyerek, gülünç bir mazeret ileri sürdüler.

Gazze Şeridi'nde Kissufim siniri yakinlarinda 1 Filistinlinin Israil askerlerince şehit edildigi bildirildi. Son şehitle, Eylül 2000'de patlak veren Intifada hareketinde hayatini kaybeden Filistinlilerin sayisi 2 bin 192'ye yükseldi.

İsrail işgal askerlerinin Gazze Şeridi'nde bir Yahudi yerleşim biriminin yakınlarında 2 Filistinliyi şehit ettiği bildirildi.

Batı Şeria'nın Beytüllahim kentinde bir İsrailli yüzbaşı vurularak öldürülürken, Kalkilya kentinde bir Filistinli çocuk da İsrail ordusu tarafından öldürüldü. Hasan El Gül adlı 8 yaşındaki çocuğun İsrail askerlerine taş atan bir grup çocuğun arasında bulunduğu belirtildi. Filistin güvenlik kaynakları, askerlerin ateş açması sonucunda 2'si ağır 5 Filistinlinin de yaralandığını bildiriyor. İsrail ordusu daha önce Nablus ve Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü operasyonlarda 2 Filistinliyi öldürmüştü.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta 2 Filistinlinin Israil askerlerince şehit edildigi bildirildi. Filistinli güvenlik kaynaklari, kaçak inşa edildigi belirtilen bir tüneli dinamitleyen Israil askerlerinin tünelde bulunan 2 Filistinlinin ölümüne yol açtigini kaydetti. Filistinli güvenlik kaynaklari, Israil askerlerinin Bati Yaka'daki Tulkarim'de, aralarinda Islami Cihad'in bölge sorumlusunun da bulundugu 8 Filistinliyi gözaltina aldigini söyledi. Ayni kaynaklar, askerlerin, 24 yaşindaki bölge sorumlusu Mahmud Koleybi ile 22 yaşindaki Fahid Savalha'nin yani sira 6 Filistinliyi daha gözaltina aldigini duyurdu.

Gazze Şeridi'nde bir Israil tankinda büyük bir patlama oldugu, patlamadan sonra tankin alevlere büründügü bildirildi. Patlamaya, yola yerleştirilen büyük bir bombanin sebep oldugu bildirildi. El Cezire televizyonu, Gazze Şeridi'nin Beyt Lahia kasabasi yakinlarinda olan patlamanin, tank bombanin üzerinden geçerken meydana geldigini ve en az 4 Israil askerinin öldügünü bildirdi.

Gazze Şeridinde bir evde meydana gelen patlamada ölenlerin sayisi 6'ya yükseldi. Bu arada, Bati Şeria'nin Nablus kentinde Israil askerlerinin Filistin Kurtuluş Örgütü'nün üst düzey yetkililerinden Tayser Halid'i tutuklamasi sirasinda çikan çatişmalarda şehit Filistinlilerin sayisi 2'ye yükseldi.

2 Filistinlinin öldüğü, 18'inin de yaralandığı bildirdi.

İsrail ordusu helikopterler, buldozerler ve 40 tankla Gazze ve Batı Şeria'ya saldırdı. Bazı Filistinlilerin evlerinin de havaya uçurulduğu saldırılarda biri kadın çoğu genç 14 kişi hayatını kaybetti. Saldırıda ölenlerin arasında Hamas'ın üst düzey bir yetkilisi bulunuyor.

Havadan askeri helikopterlerle desteklenen bazı işgal güçleri gerçekleştirdikleri bir saldırıda HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam birliklerine mensup bir genci daha şehit ettiler.

İşgalci İsrail askerlerine, 40 kadar tank, buldozer ve helikopter desteğiyle girdiği Gazze'de Filistinliler tarafından karşı koyulmaya çalışıldı. Çıkan çatışmada 4 işgalci asker öldürüldü. 13 Filistinli de şehit oldu. 30 Filistinli yaralandı. Öte yandan; akli dengesinin bozuk olduğu bildirilen bir Filistinli, Batı Yaka'daki Nablus Kentinde İsrail askerlerince şehit edildi. Filistinli hastane kaynakları, Nasır Ebu Safieh adlı 32 yaşındaki Filistinlinin, İsrail ordusunca uygulanan sokağa çıkma yasağına rağmen kent merkezinde bulunduğu sırada, askerlerin düzenlediği saldırıda öldüğünü söyledi.

Hamas Örgütünden yapılan açıklamada, 21 yaşındaki Kerim Batron'un Gazze kentinde bir İsrail tankını havaya uçurarak 4 askeri öldürdüğü kaydedildi.

İşgalci İsrail askerleri, Tulkarim mülteci kampında bir Filistinliyi ve Nablus'ta camiden evine giden 17 yaşındaki genç ile 55 yaşındaki büyükbabasını vurarak şehit ettiler. Daha önce Batı Yaka'daki Tulkarim'e giren İsrail askerlerinin şehit ettiği Filistinlinin, 24 yaşında bir genç olduğu belirtildi. Filistinliler, bu kişinin silahsız bir HAMAS taraftarı olduğunu söylediler. Bu arada, Gazze'ye giren İsrail askerlerinin, Gazze Şeridindeki kıyıyı üç bölgeye ayırdıkları ve Filistinlilerin seyahat özgürlüklerini kısıtladıkları bildirildi.

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kasabasında bir Filistinli otomobilinin havaya uçurulması sonucu öldü. El Fetih'e bağlı El Eksa Şehit Tugaylarına mensup olduğu bildirilen 22 yaşındaki Tahir Zakani'nin öldüğü patlamada, biri ağır üç Filistinli yaralandı. Filistin güvenlik yetkilileri, uzak kumandayla gerçekleştirilen patlamadan İsrail'i sorumlu tuttular.

Filistinli bir kadının askerlerce bacağından vurulduğu bildirildi. Gazze Şeridi'nde meydana gelen 2 ayrı olayda da, biri 9 ve 19 yaşlarındaki 2 kişinin yaralandığı bildirildi. Filistinli hastane kaynakları, İsrail askerlerinin Gazze kentinin güneyinde 9 yaşındaki Emine Ebu Husa adlı kız çocuğunu karnından yaraladığını, Refah kentinde de 19 yaşındaki Mahmud Elsıkli'nin yolda yürürken bacağından vurulduğunu belirtti.

Batı Şeria'da, iki Filistinli İsrail askerlerince şehit edildi. Filistinli güvenlik yetkililerine göre, İsrail birlikleri Nablus kentine baskın düzenledi. Sokağa çıkma yasağı ilan eden askerler, evinin önündeki Sami Halavi (43) adlı Filistinliyi vurarak öldürdüler. Nablus yakınlarında da Velit el Masri (23) adlı Filistinli, yine askerlerin kurşunlarına hedef olarak can verdi.

Filistin güvenlik yetkililerinden alınan bilgiye göre, 23 yaşındaki Ahmet Nacar, Tulkarim kentinde otomobiliyle giderken İsrail askerlerinin açtığı ateşle vurularak can verdi.

Siyonist işgalcilerin Gazze'de şehit ettigi iki gencin kimligi ancak tespit edildi. Gençlerin kimliklerinin tespit edilememesine ise, işgalcilerin onlarin cesetlerine bile saldirmalari ve birtakim organlarini kesmeleri sebep oldu. Işgal güçleri Erez sinir kapisinda iki genci Israil hedeflerine yönelik saldiriya hazirlandiklari gerekçesiyle şehit etmişlerdi. Ancak gençlerden birinin hiç silahli olmadigi, bizzat işgal güçleri tarafindan itiraf edildi. Cinayetin gerçekleştirilmesinden sonra bölge kuşatmaya alinmiş ve Filistinli işçilerin işlerine gitmeleri engellenmişti.

İsrail askerlerinin yaklaşık 20 tank desteğinde Gazze Şeridi'ndeki Filistin'e ait Beyt Hanun kentine girdi. İsrail saldırısında 8 Filistinli şehit edildi, onlarca Filistinlinin de yaralandığı ifade edildi. Filistinli güvenlik ve hastane yetkililerine göre, Beyt Hanun sanayi sitesinde çalışan 31 yaşındaki Veyl Garbavi ve 32 yaşındaki Eymen Ebu Şara, İsrail askerlerinin ateşiyle vurularak can verdi. Şara'nın güvenlik görevlisi olduğu ve başının kesilerek katledildiği bildirildi. İsrail askerleri Filistinli bir genci de öldürdüler. Kuzeydeki Beyt Hanun kentine baskın düzenleyen İsrail birliklerinin ateşinde vurulan 15 yaşındaki genç kurtarılamadı.

Rafah ve Deyru'l-Belah mıntıkalarına yönelen İsrail askerleri buralarda bir camiyi, iki evi ve bir güvenlik binasını yıktı, Deyru'l-Belah'ın güneybatısında yer alan el-Bereke mıntıkasında da geniş bir tarım arazisini tahrip ettiler. İşgalcilerin saldırılarında çok sayıda Filistinli de yaralandı ve birçokları tutuklandı.

Halepçe'de Ensar El İslam örgütü militanının düzenlediği intihar eyleminde, militan dahil 4 kişinin öldüğü bildirildi.

GÜNEY AFRİKA: Özelleştirme politikalarina karşi direnişi örgütleyen bir yerel halk lideri öldürüldü. Güney Afrika hükümeti, polis ve ordu güçleri, yoksul halkin giderek yükselen tepkilerini böylesi baskici yöntemlerle sindirmeye çalişiyor.

GÜNEY KORE: Bir metroda kundaklama sonucu çıktığı tahmin edilen yangında ölenlerin sayısının şu ana kadar yapılan araştırmalara göre 124 olduğu bildirildi. Bu arada Acil Kurtarma Merkezi açıklamasında, yaralı sayısının 140, kayıp sayısının ise 159 olduğu bildirildi.

IRAK: Irak, Amerikan ve İngiliz uçaklarının Basra'daki yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu 2 sivilin öldüğünü, 9 sivilin yaralandığını açıkladı.

Irak'ın güneyinde 48 uçuş yapan Amerikan ve İngiliz savaş uçaklarına ateş açıldı. Irak, uçakların Basra'da sivil yerleşim birimlerini bombaladığı açıklandı.

ABD'nin Irak'a yapmayı planladığı saldırının sebebinin Avrasya'ya yeni bir şekil vermek olduğunu söyleyen muhalif Yahudi entelektüel İsrael Şamir, Irak'tan sonra operasyonun İran, Suudi Arabistan ve Pakistan'la devam edeceğini, böylece İsrail için 'güvenli bir alan' oluşturulacağını savundu. Şamir, ABD'yi bu savaşa İsrail ve ABD'deki Yahudi lobisinin sürüklediğini iddia etti.

ABD baskısı üzerine sumen altı edilen bir Birleşmiş Milletler raporuna göre, savaşta 500 bin Iraklı çocuğun hayatını yitirebileceği uyarısında bulunuldu. BM'nin raporunda, ABD'nin Irak'a düzenleyeceği saldırıda karne sisteminin tamamen çökeceğine dikkat çekildi. Raorda, 1991 Körfez Savaşı'nın ve 10 yıldan fazla bir süre devam eden ekonomik ambargoların, Irak halkı üzerinde yıkıcı etkilere yol açtığı belirtilerek, tahminlere göre Irak'ta çocukların üçte birinin yetersiz beslendiği ve halkın yüzde 60'ının hükümetin karne yoluyla dağıttığı yiyeceklerle hayat mücadelesi verdiği kaydedildi.

İNGİLTERE: Irkçılığa dayanan suçlarda, bir yılda yüzde 20 oranında artış meydana geldi. Hükümet kaynakları tarafından yapılan açıklamada, 2001 yılının Nisan ayıyla 2002 yılının Mart ayı arasında polis tarafından savcılıklara, 3 bin 728 suç dosyasının gönderildiği kaydedildi. Bunun, bir önceki yıla göre yüzde 20'lik bir artışa işaret ettiği belirtildi.

İSRAİL: İsrail askerleriyle Filistinli tutuklular arasında, ülkenin güneyindeki bir askeri cezaevinde çatışma çıktığı bildirildi. Askeri yetkililer, isyan alarmına geçen İsrail askerlerinin cezaevindeki bazı teçhizatları yakan Filistinli tutukluları dağıtmak amacıyla göz yaşartıcı bomba ve sis bombası kullandıklarını söylediler. Yetkililer, 20 kadar Filistinli tutuklu ile iki gardiyanın dumandan zarar gördüğünü ve 5 gardiyanın da, kendilerine atılan nesnelere hedef olarak yaralandığını belirttiler.

İsrail birliklerinin, Ocak ayında Filistin bölgelerinde 46 kişiyi öldürdüğü açıklandı. İsrail'de yayınlanan Ha'aretz gazetesinin haberine göre, öldürülen Filistinliler'in masum sivillerden oluştuğu belirtildi. Öldürülen masum siviller arasında 4 çocuk, bir yaşlı bir de akli dengesi bozuk kişi bulunuyor.

Gazze'deki bir hastaneye İsrail helikopterinden açılan ateş sonucu iki Filistinli hayatını kaybetti. Ayrıca, Gazze Şeridi'nde, İsrail askerlerinin yıktığı evin altında kalan Filistinli yaşlı bir kadın da öldürüldü. Bu arada, İsrail askerlerinin Gazze'deki katliamlarının ardından 5 Filistinliyi daha öldürmesi sonrası Batı Şeria'daki Nablus şehrinde bir Filistinli, Yahudi yerleşim merkezine ateş açarak, 2 İsrailliyi öldürdü. İsrail Radyosu'nun, askeri makamların açıklamasına dayanarak bildirdiğine göre, İsrail askerlerinin karşılık vermesi sonucu silahlı Filistinli öldü.

İşgalci İsrail, 11 Şubat günü geç saatlerden itibaren Batı Yaka ve Gazze Şeridi'nde tam abluka ilan ederek, bütün Filistinlilerin İsrail'e girişini yasakladı. Tam abluka sonucunda her gün çalışmak için İsrail'e giren 100 bin Filistinli bu imkandan mahrum kalırken, bunlardan İsrail'de çalışma izni olan 20 bin kadarı da işlerine gidemeyecek.

İsrail askerlerine saldırmaya teşebbüs ettiği gerekçesiyle, askerlerin açtığı ateş sonucu yaralanan ve İsrail'deki Meir Hastanesi'nde tedavi altına alınan 15 yaşındaki Filistinli bir kızın, yatağına kelepçelenmiş halde tutulduğu bildirildi. Ameliyat sırasında kızın kalın bağırsağından bir parça alındığı ve halihazırda 2 kurşunun da kızın vücudunda bulunduğu öğrenildi. Ameliyathanede tutulan kızın yanında İsrailli 2 kadın askerin sürekli nöbet tuttuğu ifade edildi. Bir insan hakları kuruluşu tarafından hastane başhekimi Ehud Aharonson'a gönderilen mektupta, kelepçelerin derhal çözülmesi istendi. Yazıda, "Böbreğinde kurşun yarası olan, kalın bağırsağının bir kısmı cerrahi müdahaleyle alınmış, seruma bağlı olan ve vücudunda halen 2 kurşun bulunan 15 yaşındaki bir kızın IDF muhafızlarını alt ederek kaçacağını yahut doktorlara ve diğer hastalara yönelik ciddi bir tehlike teşkil edeceğini düşünmek saçmalıktır" denildi.

İSPANYA: Bask dilinde yayın yapan Egunkaria gazetesinin kapatılmasının ardından, gazete çalışanlarının işkenceli sorgulardan geçirildiği bildirildi. ETA örgütüyle bağlantısı olduğu suçlamasıyla kapatılan gazetesinin eski yöneticisi Peio Zubiria, gözaltına alındıktan bir süre sonra hastaneye kaldırıldı. Zubiria'nın sağlık durumu ile ilgili hiçbir bilgi alınamıyor. İntihara teşebbüs ettiği söylenen gazetecinin, aslında ağır işkenceye maruz kaldığı, bu nedenle İspanyol hükümetinin, yargıçların ve polisin kendisini kamuoyundan saklamaya çalıştığı belirtildi. Gazete kapattıran İspanyol yargıç Olmo, henüz Zubiria'nın ifadesinin alınmadığını bildirdi. Kendilerinden haber alınamayan diğer gazetecilere de polis tarafından işkence yapıldığı kaydedildi.

İSVEÇ: TBMM İnsan Hakları Komisyonu, İsveç'te Kumla Cezaevi'nde kalan Efendi Çalışır'ın ağabeyinin başvurusu üzerine, Türk mahkumun yaşadığı koşulları inceleme kararı aldı. Çalışır'ın cezaevinde insan haklarına aykırı şekilde barındırıldığı, zamanında müdahale edildiği için bir gözünü kaybettiği ve yakınlarıyla görüştürülmediği iddia edildi. Komisyon hem İsveç Büyükelçiliği, hem de Türk Dışişleri Başkanlığını harekete geçirdi. Komisyonun girişiminden bir hafta sonra Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği cezaevine heyet gönderdi. Çalışır ve Türk mahkumlarla yapılan görüşmelerle şikayetlerin haklı olduğu ortaya çıktı. Uyuşturucu kaçakçılığından 10 yıla mahkum Çalışır, cezaevi koşullarıyla ilgili bir şikayetinin olmadığını, ancak kalan cezasını Türkiye'de çekmek için yaptığı başvurulara bir yıldan beri yanıt verilmediğini belirtti. Cezasının 4 yılını Stockholm yakınlarındaki Kumla Cezaevinde çeken Çalışır, iade başvurularına altı ay içinde yanıt gelmesine rağmen kendi başvurusunun bekletildiğini ifade etti.

KIRGIZİSTAN: Bişkek'in merkezinde arkadaşina misafirlige giden Salih Faydali adindaki Türk işadami gidecegi apartmanin girişinde kimligi belirsiz polis üniformali iki kişinin saldirisina ugradi. Hastanede işadaminin patlayan dudagina ise 6 dikiş atildi. Bu arada Türkiye'nin Kirgizistan Elçiligi yetkilileri ise 29 Ocak'tan itibaren kendilerine 4 saldiri haberinin intikal edildigini kaydettiler. Başkent Bişkek'te en son Ali Tunç, Harun Yakişik, Salih Faydali ve Abdülkadir Kocar adindaki Türk vatandaşlari saldiriya ugramişti.

KEŞMIR: Cammu-Keşmir eyaletinde, bir gazeteci, kimligi belirsiz saldirganlarca öldürüldü.

Yerel "NAFA" Haber Ajansı sahibi ve Yazıişleri Müdürü Pervez Muhammed Sultan, Srinagar'da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü.

KOLOMBİYA: Güneydeki Putumayo bölgesinde, Kolombiya Silahlı Devrim Güçleri (FARC) ile ABD destekli kontralar arasında çıkan çatışmada 30 kişi öldü. Yetkililer, iki taraftan da 15'er kişinin öldüğünü öne sürdüler.

Başkent Bogota'daki bir kulüp binasinda meydana gelen patlamada 32 kişi öldü, 100'den fazla kişi de yaralandi.

KOSOVA: BM Kosova Misyonu (UNMIK) Kayıp Kişiler ve Adli Tıp Dairesi (OMPF), 1999 yılından bu yana Kosova'daki savaşta ölenlerden 4 bin 19 kişinin cesedinin bulunduğunu açıkladı. OMPF Başkanı Jose Pablo Baraybar, bulunan cesetlerden 2 bin 212'sinin kimliğinin saptandığını, bu yıl içinde 700'e yakın cesedin daha kimliğini belirlemeye çalışacaklarını belirtti. Kosova'da hala kayıp olan kişi sayısının 3 bin 324'ü Arnavut olmak üzere 4 bin 233 olduğu belirtildi. Beldgard'ın Kosova Koordinasyon Merkezi'nce yapılan başka bir açıklamada ise Sırbistan'da çoğu Arnavut olmak üzere 900'den çok cesedin bulunduğu, kimlik belirleme çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

KUZEY IRAK: Kuzey Irak'ta Ensar grubu ile Talabani taraftarları arasında çıkan çatışmada, 3 IKYB yetkilisi ile 3 sivil öldü.

Musul kenti yakınlarına, bir füzenin düşmesi sonucu en az 7 kişinin öldüğü birçok kişinin yaralandığı bildirildi.

NİJERYA: Başkent Lagos'un merkezinde meydana gelen patlamada ölü sayisinin 50 oldugu bildirildi. Yerel radyoya göre, görgü taniklari, patlamada bir banka ile 4 katli iki binanin yikildigini, çok sayida binanin hasar gördügünü ve 50 kadar cesedin ortaya çikarildigini söylediler. Bir yerel televizyon kanali, patlamaya bir bombanin yol açtigini bildirmişti.

PAKİSTAN: Liman kent Karaçi'de, "Pakistan Devlet Petrolü" binasının yakınında güçlü bir patlama meydana geldi, ilk belirlemelere göre bir kişi öldü.

RUSYA: Uluslararası Af Örgütü, Rusya'da yaklaşık 17.000 çocuğun cezaevlerinde bulunduğunu açıkladı. Yaşam koşullarının çok ağır olduğu belirtilen cezaevlerinde çocukların günlük yaşamda sistematik baskılara ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığı belirtiliyor. Rusya'daki insan hakları durumunu yakından inceleyen ve "Rusya ile Dayanışma" adı altında bir kampanya başlatan Af Örgütü, yayınladığı yazılı açıklamasında, ülkenin değişik cezaevlerinde yaklaşık 17.000 çocuğun bulunduğunu belirtti. Cezaevlerindeki yaşam koşullarını "facia" olarak değerlendiren örgüt, Moskova yönetimi ile iyi ilişkiler içerisinde olan Almanya'nın bu konuda Rusya'ya baskı uygulamasını istedi. Açıklamada, "Almanya, yakın ilişkide olduğu ülkelere, insan hakları konusunu ciddiye aldığını ve hassas davrandığını göstermelidir" denildi. Çocukların yaşadığı cezaevlerinin kirli, bakımsız ve kalabalık olması nedeniyle değişik hastalıklara yakalandığını de belirten Af Örgütü, cezaevlerini "Rusya'nın uykusuz mekanı" olarak değerlendiriyor. Af Örgütü, "Rusya ile Dayanışma" adlı kampanya yazısında, çocukların polis karakollarındaki sorgu esnasında işkence altında tutuldukları da belirtiliyor. Af Örgütü açıklamasında ayrıca, cezaevlerinde çocukların günlük yaşamda sistematik baskılara ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığını belirliyor.

SUUDİ ARABİSTAN: Kuzeydeki El Cevf eyaletinin Vali yardımcısı Hamad El Uvardi, düzenlenen bir suikast sonucu öldü. Ulvardi'nin, Skaka şehrinde, arabasıyla ofisine gittiği sırada kimliği belirsiz saldırganların açtığı ateş sonucu öldüğü bildirildi.

Başkent Riyad'da, 1 Ingiliz vatandaşinin öldürüldügü bildirildi.

TAYLAND: 1 Şubat'ta hükümetin başlattigi "uyuşturucuyla mücadele" kampanyasi sirasinda, 24 günde yaklaşik 1000 kişinin öldügü bildirildi. 3 ay sürmesi beklenen kampanya, kullanilan yöntemlerdeki şiddet yüzünden eleştiri oklarina hedef oluyor. Ölü sayisinin bu kadar çok olmasi karşisinda yapilan resmi açiklama ise, "çeteler çeteleri öldürüyor" şeklinde. Ancak hiçbir katilin yakalanmamasi ya da cesetler üzerinde otopsi yapilmamasi şüphe uyandirmaya devam ediyor. Kampanyayi eleştirenler, balistik incelemelerde bulunulmasi halinde ölümlere birçok polisin kariştiginin ortaya çikacagini söylüyor.

YEMEN: İstihbarat merkezi yakınlarında patlama oldu. Güvenlik yetkilileri, istihbarat merkezi yakınındaki kalabalık bir pazar yerinde patlayan bombanın, 4 kişinin ağır yaralanmasına yol açtığını belirttiler.

VENEZÜELLA: Muhalif lider Carlos Fernandez'in tutuklanmasının ardından gerginliğin tırmandığı Venezüella'nın başkenti Caracas'ta bulunan İspanya Büyükelçiliği ve Kolombiya Konsolosluğu'na bombalı bir saldırı düzenlendi. Saldırıda dört kişinin yaralandığı öğrenilirken, saldırganların kim olduğu konusunda herhangi bir açıklamada bulunulmadı.

SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ

Irak halkının önünde canlı siper olmak için kendilerini "canlı kalkan" olarak adlandıran grubun kurucusu ABD'li eski asker K. Nichols O'Keefe, Türkiye'ye giriş yaparken "geçerli bir pasaport ibraz edemediği" gerekçesiyle İtalya'ya geri gönderildi. O'Keefe, Atatürk Havaalanı Pasaport Kısım Amirliği'ne alınarak gösterdiği "Dünya vatandaşı pasaportu" ile Türkiye'ye giriş yapamayacağı söylendi. Durumu İçişleri Bakanlığı'na bildirerek O'Keefe geldiği uçakla geri döndü.

Bağdat'a gitmek için Şırnak'ın Cizre ilçesine gelen canlı kalkan Osman Akkuş'un Habur sınır kapısından geçirilmesine izin verilmedi. Ankara'dan Gaziantep'e oradan da Cizre'ye otostop yaparak gelen Osman Akkuş, Bağdat vizesi olduğu halde sınır kapısından geçirilmemesine tepki gösterdi.

ÇOCUK HAKLARI

İstanbul Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, son 2 yılda çocuklarını sokakta çalıştıran 533 aile reisi hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunarak, dava açılmasını sağladı. İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, İstanbul Valiliği'nin 19 Ağustos 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan "Sokakta Yaşayan veya Sokakta Çalıştırılan Çocukların Korunması Suretiyle Kamu Esenliğinin Sağlanması ile İlgili Güvenlik Kararı" uyarınca yapılan çalışmalar sonucu 533 aile reisi hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu. Bu girişimler sonucu çocuklarını sokakta çalıştırdıkları belirtilen aile reisleri hakkında "yetkili mercilerin buyruğuna uymamak" suçunu düzenleyen ve 3 ila 6 ay arasında hapis cezası öngören TCK'nın 526. maddesi kapsamında davalar açıldı. Açılan davalardan 75'in de ebeveynler ceza alırken, 458 davanın görülmesine halen devam ediliyor. İl Sosyal Hizmetler Müdürü Kahraman Eroğlu, 4 yıl öncesinde "sokakta yaşayan ve çalışan çocuk" sorununun İstanbul'u sıkıntıya sokacak boyutta olduğunu kaydetti.

KADIN

"Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu" kurucularından Eren Keskin, basın toplantısı düzenleyerek BM bünyesinde kurulan "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi" hakkında bilgi verdi. Kadınların verdiği mücadeleler sonucunda ilk kez, Bosna ve Ruanda çatışmalarından sonra kurulan uluslararası mahkemelerde, cinsel şiddet, taciz ve tecavüzün "insanlık suçu" olarak değerlendirilmeye başlandığını hatırlatan Keskin, bu komitenin kadınların mücadelesine büyük katkı sunacağını belirtti. Keskin, verilen mücadele sonucu Türkiye'nin de 1979 yılında BM tarafından kabul edilen "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi"ne imza attığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Protokole göre, şiddete maruz kaldığını iddia eden birey ya da birey grupları (kadınlar) taraf devlete karşı, iç hukuk yollarını tükettikten sonra, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi'ne başvuru yapabilecektir. Komite başvuruyu kabul ederse, ilgili devletten açıklama isteyecektir. Yine komite, ilgili devletin rızasını alarak, o devlet sınırları dahilinde, konu hakkında incelemelerde bulunabilecektir. Her ne kadar, komitenin kararı bağlayıcı yargı kararları değilse de, kadına yönelik şiddetin uluslararası kamuoyunda duyurulması, ilgili devletlerin sorumluluğa davet edilmesi ve şiddetin tartışmaya açılması gibi çok önemli faydaları olacaktır. O nedenle, kadınların mücadelesinin önemli bir kazanımı olan bu bireysel başvuru hakkını, bir kez daha hatırlatmak ve devlet kaynaklı cinsel şiddete maruz kalmış kadınlara bu yolu da denemeleri konusunda çağrıda bulunmak istiyoruz."

KÜLTÜREL HAKLAR

Edip Akbayram'ın Taksim Meydanı'nda savaş karşıtı konser yapma girişimi İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü'nce "provokasyon olabileceği" ve "güvenliğin sağlanamayacağı" engellendi.

Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması için Harran Üniversitesi Rektörlüğü'ne dilekçe verdikleri gerekçesiyle disiplin cezası alan öğrencilerin bir üst mahkemeye yaptığı başvuru reddedildi. Harran Üniversitesi öğrencileri Ferdi Çiçek, Naci Durmuş, Kenan Seçgü, Osman Toy, Serdar Akşit, Mehmetşah Volkan ve Siracettin Yarız, 27 Ağustos 2002 tarihinde Gaziantep İdare Mahkemesi'ne itiraz dilekçesi sunmuştu. DİHA'ya konuşan öğrencilerden Siracettin Yarız, Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulunacaklarını söyledi.

HADEP Gevaş Ilçe Başkani Muzaffer Yildiz, DEHAP ilçe teşkilatinin açilişi sirasinda Kürtçe konuşma yaptigi gerekçesiyle 7 gün hapis, 1 milyar 570 bin lira da para cezasi aldi.

Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi, Kürtçe "Savaşa hayir" anlamina gelen "Şerna" isminin iptali için açilan davayi, "Bir sözcügün yabanci kökenli olmasi kamu vicdanini incitmez" diyerek reddetti.

Raporun linki:
http://www.mazlumder.org/tr/main/yayinlar/yurt-ici-raporlar/3/2003-subat-ihlal-raporu/739
 
 

Madene inecekler
halkinsesi.com.tr - 26 Şubat 2017
BBC Türkçe muhabiri Hatice Kamer’e ödül
londragazete.com - 13 Şubat 2017
ÇGD'nin dayanışma ödülü Ahmet Şık'a verildi
avrupa-postasi.com - 13 Şubat 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneği ödülleri sahiplerini buldu!
medyaloji.net - 12 Şubat 2017
Sputnik’e ödül yağdı!
mansethaber.com - 13 Şubat 2017
METİN FEYZİOĞLU MADENCİLERLE BULUŞACAK
halkinsesi.com.tr - 12 Şubat 2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ TARTIŞIYORUZ
safakgazete.com, Şaban Yılmaz - 12 Şubat 2017
ÇGD, ‘Tutuklu tek gazeteci yok’ diyen Çavuşoğlu’na listeyle yanıt verdi
gazetekarinca.com - 11 Şubat 2017
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Tutuklu gazeteci yok, tutuklananlar darbeyi destekledi'
ilerihaber.org - 11 Şubat 2017
‘Basın Özgürlüğü İçin Türkiye’ye Acil Baskı Yapılmalıdır’
amerikaninsesi.com, Kasım Cindemir - 9 Şubat 2017
Uğur Mumcu anmasına katılan gazeteci Rabia Deniz işten atıldı
insanhaber.com - 1 Şubat 2017
Uğur Mumcu anmasında basın açıklaması okuyan gazeteci işten çıkarıldı
haberdar.com - 1 Şubat 2017
ÇGD Genel kurulu yapıldı!
haberinadresi.com - 30 Ocak 2017
Çgd Uğur Mumcu Anma Gecesi Ve Ödül Töreni Düzenlendi
hedefhalk.com - 23 Ocak 2017
Uğur Mumcu Eskişehir'de anıldı
ulusalkanal.com.tr - 23 Ocak 2017
UĞUR MUMCU ANMA GECESİ VE ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
haberlerankara.com, Alisa Çiçek Akyol - 23 Ocak 2017
ÇGD Uğur Mumcu Anma Gecesi ve Ödül Töreni
haber50.com - 22 Ocak 2017
ÇGD Uğur Mumcu Anma Gecesi ve Ödül Töreni düzenlendi
findiktv.com - 22 Ocak 2017
Eskişehir’de Uğur Mumcu Anma Gecesi ve Ödül Töreni düzenlenecek
kayseritempo.org - 21 Ocak 2017
Eskişehir’de Uğur Mumcu Anma Gecesi Ve Ödül Töreni Düzenlenecek
hedefhalk.com - 21 Ocak 2017
Eskişehir'de Uğur Mumcu'yu anma gecesi ve ödül töreni düzenlenecek
timeturk.com - 19 Ocak 2017
SÖNMEYEN IŞIK ETKİNLİKLERLE ANILACAK
halkinsesi.com.tr - 16 Ocak 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneğinden Basın Açıklaması
omedyam.com - 15 Aralık 2017
ETHA: Açlık grevindeki müdürümüzün durumu ağırlaşıyor
firatnews.com - 13 Ocak 2017
Özel Ümit’ten gazetecilere yüzde yüz indirim
haber46.com - 10 Ocak 2017
GAZETECİLER GÜNÜNE ÖZEL ETKİNLİK
gunestv.com - 10 Ocak 2017
TGS ve TGC'den ortak açıklama
cagdasses.com - 10 Ocak 2017
"10 Ocak Çalışamayan Gazeteciler Günü"
cagdasses.com - 9 Ocak 2017
Çanakkale ÇGD’den 10 Ocak mesajı
findiktv.com - 9 Ocak 2017
TGC ve TGS ortak basın açıklaması düzenliyor
chpgundemi.com - 8 Ocak 2017
'Çalışamayan gazeteciler'in sorunları masaya yatırılıyor!
medyatava.net - 5 Ocak 2017
Ahmet Şık'a PKK ve FETÖ tutuklaması
posta.com.tr - 31 Aralık 2016
Gazeteci Ahmet Şık Tutuklandı
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 30 Aralık 2016
Gözaltındaki Gazeteci Meslektaşlarının Serbest Bırakılmasını İstediler
arti49.com - 30 Aralık 2016
ÇGD: "Hüsnü Mahalli'nin tek suçu doğruları söylemek ve yazmaktır!"
omedyam.com - 14 Aralık 2016
ÇGD: "Kenan Kırkaya'nın gözaltına alınması haksız ve hukuksuzdur"
omedyam.com - 12 Aralık 2016
Silivri'de tutuklu gazetecilerle dayanışma eylemi
dw.com - 10 Aralık 2016
Dünya İnsan Hakları Günü’nde 146 Gazeteci Cezaevinde
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 10 Aralık 2016
TGS'den protesto: #GazetecilikSuçDeğildir
cagdasses.com - 9 Aralık 2016
Tutuklu gazeteciler için Silivri'de eylem
dw.com - 9 Aralık 2016
(ÇGD) 2016 Ödülleri sahiplerini buldu
haberinadresi.com - 3 Aralık 2016
DÜNYAGÖZ İLE DEV PROTOKOL
olaymedya.com - 1 Aralık 2016
Adalet ve özgürlük nöbeti 7. haftasında
firatnews.com - 22 Kasım 2016
“Cumhuriyet Nöbeti” birinci haftasında
dw.com, Kürşat Akyol - 6 Kasım 2016
Cumhuriyet: ‘Soruşturma Çökmüştür’
mynet.com - 2 Kasım 2016
Cumhuriyet: ‘Soruşturma Çökmüştür’
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 2 Kasım 2016
“Cumhuriyet”, özgürlüktür...
canakkaleolay.com, Seçkin Sağlam - 1 Kasım 2016
Cumhuriyet Gazetesi Operasyonuna Tepki Sürüyor
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 1 Kasım 2016
ÇGD: "Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!"
omedyam.com - 31 Ekim 2016
İzmir'de gazetecilerden Cumhuriyet'e destek eylemi
ilerihaber.org - 31 Ekim 2016
Protestolar 'Cumhuriyet Nöbeti'ne dönüştü
dw.com.tr, Kürşat Akyol - 31 Ekim 2016
Çağdaş Gazeteciler Derneği: Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!
ilerihaber.org - 31 Ekim 2016
ÇGD’den MHP lideri Devlet Bahçeli’ye tepki; “Gerçek gazeteciler konu mankeni değildir”
canakkaleolay.com - 27 Ekim 2016
ÇGD'den Devlet Bahçeli'ye: Gazeteciler konu mankeni değildir
ilerihaber.org - 25 Ekim 2016
ÇGD: '' Gazetecilik beğenilmeyen soruları sorma; saklanılan gerçekleri ortaya çıkarma işidir''
omedyam.com - 25 Ekim 2016
IFJ/FIJ ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu, gazeteciliği özgür bırakın
avrupagazete.com - 21 Ekim 2016
İHA’ya 2 ödül
egehaber.com - 7 Eylül 2016
2016 Basın Özgürlüğü Ödülü “Türk Basını”na
malatyaguncel.com - 8 Eylül 2016
2016 Basın Özgürlüğü Ödülü ‘Türk Basını’na
arti49.com - 8 Eylül 2016
Terörün kalemi kırılıyor
yeniakit.com.tr, Faruk Arslan - 24 Ağustos 2016
ÇGD’den Emin Pazarcı’ya kınama; “Gazetecilik adına utanç duyuyoruz”
canakkaleolay.com - 23 Ağustos 2016
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden Emin Pazarcı'nın açıklamalarına kınama
omedyam.com - 22 Ağustos 2016
Sansür içinde sansürün kaldırılmasını kutlamak
indigodergisi.com - 24 Temmuz 2016
2016 Basın Özgürlüğü Ödülü, Türk basınına
malatyaguncel.com - 24 Temmuz 2016
ÇGD, ZGC kınadı, KGD'den de kınama geldi...
pusulagazetesi.com.tr - 23 Haziran 2016
Nöbetçi Yayın Yönetmenlerini Tutuklanması Antalya'da Protesto Edildi
arti49.com - 22 Haziran 2016
Gazeteciler: Dayanışmayı büyüteceğiz
ozgur-gundem.com - 22 Haziran 2016
“Güreş’e yapılan saldırı basın özgürlüğüne yapılmıştır”
canakkaleolay.com - 17 Haziran 2016
Çağdaş Gazeteciler Derneğinden gazeteci Tartanoğlu'na destek!
karsigazete.com.tr - 22 Mayıs 2016
MUSTAFA BALBAY MADENCİLERLE BULUŞUYOR
halkinsesi.com.tr - 22 Mayıs 2016
ASGD’den Spor Adamları Gecesi
malatyahaber.com, Ferdi Durdu - 13 Mayıs 2016
Tülay Bilginer'den Roman Tadında Bir Müzik Sohbeti!
zaman.com.tr - 6 Mayıs 2016
İşsiz Gazeteciler Ülkesi Türkiye
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 2 Mayıs 2016
TGC, TGS, DİSK Basın-İş ve ÇGD’den Aktan için ortak açıklama
imctv.com.tr - 30 Nisan 2016
İmc TV Haber Müdürü Hamza Aktan serbest bırakıldı
imctv.com.tr - 30 Nisan 2016
ÇGD Başkanı Abakay: Sıra Yabancı Gazetelerde
aktifhaber.com - 24 Nisan 2016
Abacı, Göçmen’i Ziyaret Etti
istanbulhaber.com.tr - 22 Nisan 2016
ÇGD Ankara katliamının sorumluları ile ilgili haber yapan gazetecilere sahip çıktı; “Soruşturma hukuksuzdur”
canakkaleolay.com - 18 Nisan 2016
ÇGD: Türkiye'de basın özgürlüğü kapkaranlık bir döneme doğru gidiyor
haberbiz.com - 17 Nisan 2016
ÇGD: Türkiye'de basın özgürlüğü kapkaranlık bir döneme doğru gidiyor
tr.sputniknews.com, Hüseyin Hayatsever - 17 Nisan 2016
ÇGD: Bu soruşturma derhal durdurulmalıdır
haberbiz.com - 17 Nisan 2016
“Yazarken avukatıma danışıyorum”
halkinsesi.com.tr - 11 Nisan 2016
"Öldürülen Gazeteciler Günü"müz...
vansesigazetesi.com, Hikmet Aksoy - 6 Nisan 2016
Basın meslek örgütleri ‘Habere Özgürlük’ kampanyası için buluştu
zete.com - 24 Mart 2016
Bilgin: Bugün kenetlenme günüdür
sonsoz.com.tr - 17 Mart 2016
ÇGD'den anlamlı tören
sonsoz.com.tr - 11 Mart 2016
Tarihin en büyük imza kampanyası
samanyoluhaber.com - 9 Mart 2016
Ovacık Belediye Başkanı Maçoğlu’ndan Bozbey’e ziyaret
bursa.com - 2 Aralık 2015
ÇGD´den Gazetecilere Çağrı
agrihurses.net - 5 Kasım 2015
Star'ın 'Kabataş'çı yazarı Erdoğan'a danışman oldu
ilerihaber.org - 4 Kasım 2015
Dündar'dan 15 yıllık emek hırsızlığı
gunes.com - 10 Ağustos 2015
Kendi gettosunda kırkılmak
sabah.com.tr, Engin Ardıç - 4 Şubat 2013
Uğur Mumcu'yu anıyoruz!
sabah.com.tr - 24 Ocak 2012
Basın Kanunu Tasarısı - 1
sabah.com.tr - 12 Nisan 2004
Safranbolu'da o gece ne oldu?
gazetevatan.com, Nuri Sefa Erdem - 2 Ocak 2004
ÇGD'DE MEŞRUİYET KRİZİ
habervitrini.com - 15 Temmuz 2003
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin 5 kurucu ve eski yöneticisi istifa etti
tgrthaber.com.tr - 12 Haziran 2003
2003 ŞUBAT İhlal Raporu
mazlumder.org - 28 Şubat 2003
2002 EKİM İhlal Raporu
mazlumder.org - 30 Ekim 2002
MESUT YILMAZ'IN OĞLUNUN GAZETECİLERİ DÖVMESİ BASIN KURULUŞLARINI AYAĞA KALDIRDI
ihd.org.tr - 30 Haziran 2001
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   bilgi@cgd.org.tr