Medya Ahlâkı, Gazetecinin Kendi Ahlâkından İbarettir
 01 Ocak 1999, Cuma
birikimdergisi.com, Aydın Engin - 1 Ocak 1999

Medya Ahlâkı, Gazetecinin Kendi Ahlâkından İbarettir

Ya sıkı bir yazı olacak, ya sıkıcı bir yazı. Medya ahlâkından söz edilecek ama örneğin Korkmaz Yiğit’e değinilmeyecek; adı bile anılmayacak. Keza “Best of Çakıcı” muhabbetine dalıp kaset-bant öyküleri de aktarılmayacak. “Dolar bazında” maaş alıp ve dolar bazında çok yüksek maaş alıp, ayrıca getirdiği reklam paketlerinden yüzde alan gazeteciler filan da teşhir edilmeyecek. Hele medya ahlâkının en masum çiğnenme alanı “asparagasçılık”tan anekdotlar aktarılıp yazıyı kolay okunur ve keyifli kılmaya hiç kalkışılmayacak.

Medyanın ahlâki (etik) ilkelerinin, gazetecinin kişisel tercihlerinden bağımsız objektif ilkeler (Lütfen bu cümleciğe mim koyun. Yazının sonunda gene karşınıza çıkacak) olduğunu savunan görüş ekseninde yürünecek, bir medya ahlâkının mümkün olup olmadığı bu eksen üstünde tartışılacak.

O yüzden ya sıkı ya da sıkıcı bir yazı olacak.

Buyrun.


Dünyada medya ahlâk ilkelerini tartışan, düzenleyen, sıralayan, zenginleştiren, ayrıntılayan dev bir literatür var. Türkçe de bu konuda hiç yoksul sayılmaz. Doğrudan medya ahlâkını konu edinmiş yedi-sekiz kitap ya da derleme var. Ayrıca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) ve Basın Konseyi’nin yayımladığı kitap ve broşürlerde medya ahlâk ilkelerine de yer veriliyor. TGC’nin, Basın Konseyi’nin, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) hemen her yayınında, hemen her raporunda medya ahlâkına değinilmekte. Gazetecilik eğitimi veren yüksekokul ve üniversitelerde medya ahlâkı dersi var ve çoğunda bu, zorunlu bir ders. Kimilerinin “medya ahlâk ilkeleri”, kimilerinin “basın meslek ilkeleri” adıyla andıkları bu kurallar ve öğütler ve dilekler dizisi aslında topu topu sekiz-dokuz maddeye indirgenebilir. Çoğu, son dönemlerde, en azından aydınlar arasında yoğunlaşan medya tartışmaları sırasında sık sık anıldı. Yani büyük ölçüde biliniyorlar:

“Gazetecinin nesnel (objektif) olma zorunluğu”, “Özel yaşamın dokunulmazlığı”, “Kamu çıkarının önceliği”, “Gazetecinin, mesleğin olanaklarını özel çıkarlar için kullanmama zorunluğu”, “Haber kaynağının gizliliğinin korunması”, “Şiddet ve zorbalığın özendirilmemesi”, “Kişi ve kurumları küçük düşürme amaçlı haberlerden kaçınılması”, “Haberde tarafların tümünün görüşlerinin yansıtılmasına özen gösterilmesi” falan filan.

Bir üst paragrafın “falan filan”la bitmesi bir küçümsemeyi, bir önemsizleştirmeyi amaçlamıyor. Ama gerçek yaşamda karşılığını bulamayan bir kurallar dizisi oldukları imâsını içeriyor. Tıpkı kutsal kitaplar gibi: “Öldürmeyeceksin! Çalmayacaksın! Yalan söylemeyeceksin!” falan filan...


Niçin ahlâklı bir medya istenir? Ya da ahlâklı bir medya ne işe yarar?

Yanıtı gene medya ahlâkı üstüne yazılmış kitaplarda arayalım: “Medya güçlü bir ahlâki (etik) temel üstünde yükseliyorsa, kamuoyu oluşturmak gibi ‘kuşkulu’ bir hedefe değil, kamuoyunun özgürce oluşmasına katkıda bulunmaya yönelir.”[1]

Bu alıntıda kullanılan “katkı” teriminin altı birkaç kez çizilse yeridir. ’80’li yılların sonuna doğru yarı iletkenlerde ve bilgisayarlarda yaşanan teknolojik sıçramalar (yoksa devrim mi demeliydi?) kitle iletişiminin salt yaygınlığını, olanaklarını değil, işlevini, bir başka deyişle özünü değiştirdi. Kamuoyunun özgürce oluşması ödevini umursayan yok. Kamuoyu oluşturma hedefi, medyanın aslî işlevine dönüştü.

Körfez Savaşı sırasında medyanın sanal bir gerçeklik yaratarak, kirli ve kanlı bir savaşı temiz ve neredeyse kansız gösterdiği çok söylendi. Medya ahlâkı üstüne tartışmalar ağırlıklı olarak bu noktada yoğunlaştırıldı. Bilgisayarlardaki masum “atari” oyunlarını andıran savaş görüntüleriyle CNN ve eşdeğeri uluslararası kitle iletişim araçlarının, izleyicinin doğru haber alma hakkını, gerçeği bilme hakkını çiğnediği söylendi durdu.

Özellikle Batı Avrupa’da (ve tabiî gene medyada) önce Saddam’ın giderayak ateşe verdiği Kuveyt petrol kıyılarından denize yayılan petrole bulanmış karabatak kuşunun görüntüleri ardarda, sürekli tekrarlanarak gösterildi.[2] Ardından (tabiî gene medyada) bu görüntünün, aslında ’80’li yılların ortalarında Kuzey Fransa’da, Normandie kıyılarında karaya oturan Panama bandıralı bir petrol tankerinin yol açtığı çevre felaketi sırasında çekildiği günışığına çıkarılıverdi. Kendini eleştiren medya, böylece savaş sırasında medya ahlâkının, ahlâksızca çiğnenişi üstüne güçlü bir kanıt sunmuş ve kendi ahlâkını, kötü gazetecileri teşhir ederek korumuş oldu.

Ama birkaç marjinal ve radikal yayın dışında, medyanın, Körfez Savaşı’nın hazırlanışı sırasındaki uğursuz işlevi üstünde durulmadı. Savaşı bir anlamda medyanın hazırladığı, dünya kamuoyuna bu savaşın kaçınılmaz, zorunlu ve demokrasiler için gerekli olduğunu, medyanın kabul ettirdiği hemen hiç yazılıp çizilmedi. Savaş öncesi hazırlıklar ve bizatihi savaşın hazırlığı, medya tarafından “habercilik” kılıfına sarılarak pek güzel yutturulmuştu. Ortada çiğnenen bir medya ahlâkı filan yoktu, sadece habercilik yapılmıştı ve dolayısıyla teşhir filan da gerekmiyordu. Ah, bir de bazı “kötü” medya kanalları savaşı da medya ahlâkına uygun yansıtmasalardı hiç sorun olmayacaktı.

Medya ahlâkını ilkeler, bu ilkelerin uygulanabilirliği, bu ilkelerin çiğnenmesine karşı olası yaptırımlar, bu yaptırımların caydırıcı gücü bağlamında tartışmanın pek fazla bir anlamı yok. Hattâ daha köktenci bir yaklaşımla, tartışmayı “Gazeteciden bağımsız, objektif ölçütler üstünde yükselmiş bir medya ahlâkı mümkün müdür” sorusuna yanıt arayan bir eksene çekmek daha doğru.

Çok söylendi, ahlâk ilkelerine uyan bir medyanın, hele günümüzde ulaştığı güç ve yaygınlıkla, toplumun saydamlaşmasını sağlayacağı, ülke yönetimine ilişkin alınmış ve alınacak kararları yurttaşlara hemen ve doğru ileterek sağladığı bilgilenme (information) sayesinde, demokrasilerin dört yılda bir sandık başına gitmeye indirgenmesinden doğan sakıncaların aşılmasına yol açacağı varsayıldı. Medya, demokrasinin güvencesi, ete kemiğe büründürücüsü, katılımın kitleselleşmesinin manivelası olarak nitelendi.

Bu tanımlama kendiliğinden “bağımsız bir medya” kavramını çağırıyor. Bu bağlamda bağımsızlık, medyanın yukarıda varsayılan işlevlerinin “olmazsa olmaz” koşulu.

Şimdi, Türkiye medyasına bu açıdan bakalım.


Bu yazı yazıldığı sırada günlük gazetelerin tirajlarına ilişkin en taze veri 30 Kasım-6 Aralık dönemini kapsıyordu. Buna göre ülke çapında dağıtımı yapılan 28 günlük gazete var. Günlük (ortalama) net satışları toplamı 3.891.282.

Türkiye’nin iki medya tekelinden Doğan Grubu’nun (Hürriyet, Milliyet, Radikal vb.) günlük gazeteleri bu toplam net satışın 1.720.174’ünü elinde tutuyor. Yani Türkiye’de günlük gazetelerin net satışlarının yüzde 44’ü Doğan Grubu’na ait. Bilgin Grubu’nun günlük gazeteleri ise (Sabah, Takvim, Gözcü vb.) 929.064 satıyor. Toplam günlük gazete satışının yüzde 24’ü. Yani iki grup, Doğan ve Bilgin grupları, Türkiye’de yayımlanan ve Türkiye çapında dağıtılıp satılan gazetelerin yüzde 68’ini ellerinde tutuyorlar. Bu iki gruptan sonra gelen İhlas Grubu’nun (Türkiye gazetesi) payı sadece yüzde 10, Akşam grubununsa (Akşam, Güneş, Bulvar vb.) yüzde 7.8.

Yukarıdaki tatsız sayısal verileri başka türlü okuyalım. Toplam tiraj yerine “Türkiye’de Kasım 98 sonunda 3.891.282 gazete okuyucusu var” diyelim. Kapsamlı ve güvenilir bir araştırmanın[3] sonuçlarına göre Türkiye’de bir gazete, ortalama 3.1 kişi tarafından okunuyor. Yani günde 12.062.974 kişi (en az) bir günlük gazete okuyor.

Bir ara özet: Türkiye’de 12 milyon gazete okuyucusunun yüzde 68’inin, yani 8 milyon 160 kişinin Anayasal güvence altındaki “haber alma hakkı” iki büyük medya tekeli tarafından karşılanıyor.

Bu iki grup, yazılı medya dalındaki tartışılmaz tekellerin görsel medyada (TV) hemen hemen aynen koruyorlar. AGB ölçümlerine[4] göre yıllık ortalamada, Kanal D, ATV, Prima, Bravo, EKO TV kanalları, toplam televizyon seyircisinin yüzde 62’si tarafından izleniyor.

İşitsel medyada (radyolar) bir tekelleşmeden söz etmek veri eksikliğinden dolayı kolay değil. Ama bu iki gruba ait Hür FM, Radyo Sport, Kiss FM, Şık FM, Radyo Forex, Radyo D gibi istasyonların network bağlantıları ile Türkiye çapında yayın yapabildiklerini, işitsel medyadaki reklam pastasının çok önemli bir bölümüne el koyduklarını not edip geçelim.

Medya ahlâkı tartışmasında yukarıda sıralanan medya tekelleşmesi, fotoğrafın önemli bir bölümü, ama sadece bir bölümü. Tartışmanın ete kemiğe bürünmesi için Doğan ve Bilgin gruplarının salt medya dünyasındaki değil, ekonominin öteki sektörlerindeki yerlerine de bakmak gerek.

Her iki grup, finans sermayesinde, Alternatif Bank, Dış Bank, Finans Bank’la yer alıyorlar. Keza menkul değerler alım satımında etkinlik gösteren kuruluşlarıyla borsada da ağırlık taşıyorlar.

Her iki grubun pazarlama sektöründe Hürpa, Milpa, Sabah Pazarlama gibi dev kuruluşları var. Medya desteği ve gazete bayilerine yaslanan çok yaygın ağı ile Jetpa gibi aynı kulvarda koşan kuruluşları kolayca solluyorlar.

Her iki grup çok kârlı ve önemli bir sektörde, elektrik dağıtımında yer alıyorlar. Doğan Grubu’nun Trakya Elektrik Dağıtımı’nı, Bilgin Grubu’nun ise Güney Marmara’nın elektrik dağıtımını üstlenmek üzere olduğu biliniyor.

Bu tabloya, her iki grubun teşvik kredilerine ve kamudan sağladıkları reklam gelirlerine değinerek noktalayalım. 1995 yılında, Doğan Grubu, devletten toplam 76.912.000 dolar teşvik kredisi aldı. Kamu reklamlarından ise 6.701.000 dolarlık bölüm bu gruba akıtıldı. Sabah grubunun payına ise biraz(cık) daha fazla. 77.105.000 dolarlık teşvik kredisi, 6.251.000 dolar da kamu reklamı düştü.

Teşvik kredisi, biliniyor, devletçe verilen, (çok) düşük faizli, (çok) uzun vadeli bir kredi. Yatırım amacıyla veriliyor. Ama verilen kredinin gerçekten yatırıma gidip gitmediği pek sıkı denetlenmiyor. Dahası bir önceki teşvikin bir sonraki yıl açılan yeni bir teşvik kredisi ile ödenmesi ve bu saadet zincirinin böylece sürüp gitmesi, medya dünyasında herkesin bildiği bir sır.

Şimdi “Gazeteciden bağımsız objektif ölçütler üstünde yükselmiş bir medya ahlâkı mümkün müdür” sorusunu, bu tablo ışığında, “Bu koşullarda ahlâklı bir medya ya da bir medya ahlâkı mümkün müdür”e dönüştürerek bir kez daha soralım.

Mümkün müdür?

Devletle bu denli içiçe geçmiş, siyaset dünyası ile doğası gereği bu kadar yoğun bağlantılar kurmuş, iş dünyası ile ilişkisi reklamveren-reklamyayan bağının çok (ama çok) ötesine taşmış bir medyada, ahlâkın içeriği değil, olup olamayacağı tartışılsa gerek. Hattâ galiba tartışılacak bir yan da kalmamış.

Medya ahlâkının çiğnenmesine yol açan elbette bir sürü etken var. Yasaların, egemen kültürün medya kurumları ve gazeteciler üstündeki baskıları, ekonomik baskılar, cangüvenliği kaygısından kaynaklanan “el titremeleri”, okur ve izleyicilerden gelen baskılar (“N’apalım okur böyle istiyor, seyirci bunlardan hoşlanıyor...”), işletme çıkarları denen zorlamalar, yayının ideolojik çizgisi ile gerçek arasında sık sık patlak veren çelişkiler hep birer etken.

Keza insan etkeni var. Umur Talu’nun altını pek güzel çizdiği insan etkeni: “...okullarıyla, fikirleriyle, eğitimleriyle, sınıflarıyla, alışkanlıklarıyla, cehaletleriyle, çıkarlarıyla, korkularıyla, umutlarıyla, beklentileriyle, ideolojileriyle, bordrolarıyla, vicdanlarıyla, ihanetleriyle, saygılarıyla, kaygılarıyla, tercihleriyle, bilinçleriyle, bilinçsizlikleriyle, hatalarıyla, cevaplarıyla, derinlikleriyle, yüzeysellikleriyle, bayağılıklarıyla, dirençleriyle, teslimiyetleriyle, mükemmelliyetçilikleriyle, zaaflarıyla, iradeleriyle, önyargılarıyla, inançlarıyla, zevkleriyle, zevksizlikleriyle, hayat tarzlarıyla, ihtiraslarıyla, dostlarıyla, düşmanlıklarıyla, enerjileriyle, yılgınlıklarıyla, öfkeleriyle, boynu eğiklikleriyle, zekâlarıyla, yetenekleriyle, avanaklıklarıyla...”[5] insanlar var.

Ama ahlâklı bir medyayı şu ya da bu ölçüde belirleyen bu etkenlerin tümü de ancak bir medya ahlâkının mümkün olduğu iklimlerde etkili olabilirler. Türkiye medyasında, yatay ve dikey tekelleşmenin ulaştığı boyutlarda, objektif bir medya ahlâk ilkelerinden söz edebilmek için ya aşırı saf olmak gerekiyor ya da yalancı.


Bu satırların yazarı Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde medya ahlâkı dersleri veriyor. İlk derse, birkaç yıl sonra medya ordusuna katılacak gencecik delikanlı ve kızlara, “Son gün söyleyeceğimi ilk günden söylemek kararındayım” diyerek başladı. Bu yazıda savunmaya çalıştığı yargıyı yineledi: “Bugünkü koşullarda objektif, gazetecinin kişisel tercih ve yönelimlerinden bağımsız bir medya ahlâkı mümkün değildir” dedi ve sözünü “Medya ahlâkı, gazetecinin kendi ahlâkından ibarettir” diye noktaladı.

Bu sözü son derste de yineleyecek:

Medya ahlâkı, gazetecinin kendi ahlâkından ibarettir!..

[1] Ethik in den Madien. Alman Gazeteciler Birliği (DJU) yayını. 1977.

[2] Alman Medya Sendikası’nın (Medien Gewerkschaft) dergisine göre topu topu 21 saniye süren bu “ünlü” görüntü, Kuzey ve Güney Amerika, Batı Avrupa ve Avustralya televizyonlarında toplam 142 saat gösterildi.

[3] PİAR Yazılı Reklam Mecraları araştırması. 1997.

[4] AGB 1998 İlk Yarıyıl Ölçümleri Sonuç Dökümü.

[5] Umur Talu, Cogito, Güz 98 sayısı.



http://www.birikimdergisi.com/birikim-yazi/5322/medya-ahlaki-gazetecinin-kendi-ahlakindan-ibarettir
 
 

Madene inecekler
halkinsesi.com.tr - 26 Şubat 2017
BBC Türkçe muhabiri Hatice Kamer’e ödül
londragazete.com - 13 Şubat 2017
ÇGD'nin dayanışma ödülü Ahmet Şık'a verildi
avrupa-postasi.com - 13 Şubat 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneği ödülleri sahiplerini buldu!
medyaloji.net - 12 Şubat 2017
Sputnik’e ödül yağdı!
mansethaber.com - 13 Şubat 2017
METİN FEYZİOĞLU MADENCİLERLE BULUŞACAK
halkinsesi.com.tr - 12 Şubat 2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ TARTIŞIYORUZ
safakgazete.com, Şaban Yılmaz - 12 Şubat 2017
ÇGD, ‘Tutuklu tek gazeteci yok’ diyen Çavuşoğlu’na listeyle yanıt verdi
gazetekarinca.com - 11 Şubat 2017
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Tutuklu gazeteci yok, tutuklananlar darbeyi destekledi'
ilerihaber.org - 11 Şubat 2017
‘Basın Özgürlüğü İçin Türkiye’ye Acil Baskı Yapılmalıdır’
amerikaninsesi.com, Kasım Cindemir - 9 Şubat 2017
Uğur Mumcu anmasına katılan gazeteci Rabia Deniz işten atıldı
insanhaber.com - 1 Şubat 2017
Uğur Mumcu anmasında basın açıklaması okuyan gazeteci işten çıkarıldı
haberdar.com - 1 Şubat 2017
ÇGD Genel kurulu yapıldı!
haberinadresi.com - 30 Ocak 2017
Çgd Uğur Mumcu Anma Gecesi Ve Ödül Töreni Düzenlendi
hedefhalk.com - 23 Ocak 2017
Uğur Mumcu Eskişehir'de anıldı
ulusalkanal.com.tr - 23 Ocak 2017
UĞUR MUMCU ANMA GECESİ VE ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
haberlerankara.com, Alisa Çiçek Akyol - 23 Ocak 2017
ÇGD Uğur Mumcu Anma Gecesi ve Ödül Töreni
haber50.com - 22 Ocak 2017
ÇGD Uğur Mumcu Anma Gecesi ve Ödül Töreni düzenlendi
findiktv.com - 22 Ocak 2017
Eskişehir’de Uğur Mumcu Anma Gecesi ve Ödül Töreni düzenlenecek
kayseritempo.org - 21 Ocak 2017
Eskişehir’de Uğur Mumcu Anma Gecesi Ve Ödül Töreni Düzenlenecek
hedefhalk.com - 21 Ocak 2017
Eskişehir'de Uğur Mumcu'yu anma gecesi ve ödül töreni düzenlenecek
timeturk.com - 19 Ocak 2017
SÖNMEYEN IŞIK ETKİNLİKLERLE ANILACAK
halkinsesi.com.tr - 16 Ocak 2017
Çağdaş Gazeteciler Derneğinden Basın Açıklaması
omedyam.com - 15 Aralık 2017
ETHA: Açlık grevindeki müdürümüzün durumu ağırlaşıyor
firatnews.com - 13 Ocak 2017
Özel Ümit’ten gazetecilere yüzde yüz indirim
haber46.com - 10 Ocak 2017
GAZETECİLER GÜNÜNE ÖZEL ETKİNLİK
gunestv.com - 10 Ocak 2017
TGS ve TGC'den ortak açıklama
cagdasses.com - 10 Ocak 2017
"10 Ocak Çalışamayan Gazeteciler Günü"
cagdasses.com - 9 Ocak 2017
Çanakkale ÇGD’den 10 Ocak mesajı
findiktv.com - 9 Ocak 2017
TGC ve TGS ortak basın açıklaması düzenliyor
chpgundemi.com - 8 Ocak 2017
'Çalışamayan gazeteciler'in sorunları masaya yatırılıyor!
medyatava.net - 5 Ocak 2017
Ahmet Şık'a PKK ve FETÖ tutuklaması
posta.com.tr - 31 Aralık 2016
Gazeteci Ahmet Şık Tutuklandı
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 30 Aralık 2016
Gözaltındaki Gazeteci Meslektaşlarının Serbest Bırakılmasını İstediler
arti49.com - 30 Aralık 2016
ÇGD: "Hüsnü Mahalli'nin tek suçu doğruları söylemek ve yazmaktır!"
omedyam.com - 14 Aralık 2016
ÇGD: "Kenan Kırkaya'nın gözaltına alınması haksız ve hukuksuzdur"
omedyam.com - 12 Aralık 2016
Silivri'de tutuklu gazetecilerle dayanışma eylemi
dw.com - 10 Aralık 2016
Dünya İnsan Hakları Günü’nde 146 Gazeteci Cezaevinde
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 10 Aralık 2016
TGS'den protesto: #GazetecilikSuçDeğildir
cagdasses.com - 9 Aralık 2016
Tutuklu gazeteciler için Silivri'de eylem
dw.com - 9 Aralık 2016
(ÇGD) 2016 Ödülleri sahiplerini buldu
haberinadresi.com - 3 Aralık 2016
DÜNYAGÖZ İLE DEV PROTOKOL
olaymedya.com - 1 Aralık 2016
Adalet ve özgürlük nöbeti 7. haftasında
firatnews.com - 22 Kasım 2016
“Cumhuriyet Nöbeti” birinci haftasında
dw.com, Kürşat Akyol - 6 Kasım 2016
Cumhuriyet: ‘Soruşturma Çökmüştür’
mynet.com - 2 Kasım 2016
Cumhuriyet: ‘Soruşturma Çökmüştür’
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 2 Kasım 2016
“Cumhuriyet”, özgürlüktür...
canakkaleolay.com, Seçkin Sağlam - 1 Kasım 2016
Cumhuriyet Gazetesi Operasyonuna Tepki Sürüyor
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 1 Kasım 2016
ÇGD: "Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!"
omedyam.com - 31 Ekim 2016
İzmir'de gazetecilerden Cumhuriyet'e destek eylemi
ilerihaber.org - 31 Ekim 2016
Protestolar 'Cumhuriyet Nöbeti'ne dönüştü
dw.com.tr, Kürşat Akyol - 31 Ekim 2016
Çağdaş Gazeteciler Derneği: Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir!
ilerihaber.org - 31 Ekim 2016
ÇGD’den MHP lideri Devlet Bahçeli’ye tepki; “Gerçek gazeteciler konu mankeni değildir”
canakkaleolay.com - 27 Ekim 2016
ÇGD'den Devlet Bahçeli'ye: Gazeteciler konu mankeni değildir
ilerihaber.org - 25 Ekim 2016
ÇGD: '' Gazetecilik beğenilmeyen soruları sorma; saklanılan gerçekleri ortaya çıkarma işidir''
omedyam.com - 25 Ekim 2016
IFJ/FIJ ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu, gazeteciliği özgür bırakın
avrupagazete.com - 21 Ekim 2016
İHA’ya 2 ödül
egehaber.com - 7 Eylül 2016
2016 Basın Özgürlüğü Ödülü “Türk Basını”na
malatyaguncel.com - 8 Eylül 2016
2016 Basın Özgürlüğü Ödülü ‘Türk Basını’na
arti49.com - 8 Eylül 2016
Terörün kalemi kırılıyor
yeniakit.com.tr, Faruk Arslan - 24 Ağustos 2016
ÇGD’den Emin Pazarcı’ya kınama; “Gazetecilik adına utanç duyuyoruz”
canakkaleolay.com - 23 Ağustos 2016
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden Emin Pazarcı'nın açıklamalarına kınama
omedyam.com - 22 Ağustos 2016
Sansür içinde sansürün kaldırılmasını kutlamak
indigodergisi.com - 24 Temmuz 2016
2016 Basın Özgürlüğü Ödülü, Türk basınına
malatyaguncel.com - 24 Temmuz 2016
ÇGD, ZGC kınadı, KGD'den de kınama geldi...
pusulagazetesi.com.tr - 23 Haziran 2016
Nöbetçi Yayın Yönetmenlerini Tutuklanması Antalya'da Protesto Edildi
arti49.com - 22 Haziran 2016
Gazeteciler: Dayanışmayı büyüteceğiz
ozgur-gundem.com - 22 Haziran 2016
“Güreş’e yapılan saldırı basın özgürlüğüne yapılmıştır”
canakkaleolay.com - 17 Haziran 2016
Çağdaş Gazeteciler Derneğinden gazeteci Tartanoğlu'na destek!
karsigazete.com.tr - 22 Mayıs 2016
MUSTAFA BALBAY MADENCİLERLE BULUŞUYOR
halkinsesi.com.tr - 22 Mayıs 2016
ASGD’den Spor Adamları Gecesi
malatyahaber.com, Ferdi Durdu - 13 Mayıs 2016
Tülay Bilginer'den Roman Tadında Bir Müzik Sohbeti!
zaman.com.tr - 6 Mayıs 2016
İşsiz Gazeteciler Ülkesi Türkiye
amerikaninsesi.com, Hilmi Hacaloğlu - 2 Mayıs 2016
TGC, TGS, DİSK Basın-İş ve ÇGD’den Aktan için ortak açıklama
imctv.com.tr - 30 Nisan 2016
İmc TV Haber Müdürü Hamza Aktan serbest bırakıldı
imctv.com.tr - 30 Nisan 2016
ÇGD Başkanı Abakay: Sıra Yabancı Gazetelerde
aktifhaber.com - 24 Nisan 2016
Abacı, Göçmen’i Ziyaret Etti
istanbulhaber.com.tr - 22 Nisan 2016
ÇGD Ankara katliamının sorumluları ile ilgili haber yapan gazetecilere sahip çıktı; “Soruşturma hukuksuzdur”
canakkaleolay.com - 18 Nisan 2016
ÇGD: Türkiye'de basın özgürlüğü kapkaranlık bir döneme doğru gidiyor
haberbiz.com - 17 Nisan 2016
ÇGD: Türkiye'de basın özgürlüğü kapkaranlık bir döneme doğru gidiyor
tr.sputniknews.com, Hüseyin Hayatsever - 17 Nisan 2016
ÇGD: Bu soruşturma derhal durdurulmalıdır
haberbiz.com - 17 Nisan 2016
“Yazarken avukatıma danışıyorum”
halkinsesi.com.tr - 11 Nisan 2016
"Öldürülen Gazeteciler Günü"müz...
vansesigazetesi.com, Hikmet Aksoy - 6 Nisan 2016
Basın meslek örgütleri ‘Habere Özgürlük’ kampanyası için buluştu
zete.com - 24 Mart 2016
Bilgin: Bugün kenetlenme günüdür
sonsoz.com.tr - 17 Mart 2016
ÇGD'den anlamlı tören
sonsoz.com.tr - 11 Mart 2016
Tarihin en büyük imza kampanyası
samanyoluhaber.com - 9 Mart 2016
Ovacık Belediye Başkanı Maçoğlu’ndan Bozbey’e ziyaret
bursa.com - 2 Aralık 2015
ÇGD´den Gazetecilere Çağrı
agrihurses.net - 5 Kasım 2015
Star'ın 'Kabataş'çı yazarı Erdoğan'a danışman oldu
ilerihaber.org - 4 Kasım 2015
Dündar'dan 15 yıllık emek hırsızlığı
gunes.com - 10 Ağustos 2015
Kendi gettosunda kırkılmak
sabah.com.tr, Engin Ardıç - 4 Şubat 2013
Uğur Mumcu'yu anıyoruz!
sabah.com.tr - 24 Ocak 2012
Basın Kanunu Tasarısı - 1
sabah.com.tr - 12 Nisan 2004
Safranbolu'da o gece ne oldu?
gazetevatan.com, Nuri Sefa Erdem - 2 Ocak 2004
ÇGD'DE MEŞRUİYET KRİZİ
habervitrini.com - 15 Temmuz 2003
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin 5 kurucu ve eski yöneticisi istifa etti
tgrthaber.com.tr - 12 Haziran 2003
2003 ŞUBAT İhlal Raporu
mazlumder.org - 28 Şubat 2003
2002 EKİM İhlal Raporu
mazlumder.org - 30 Ekim 2002
MESUT YILMAZ'IN OĞLUNUN GAZETECİLERİ DÖVMESİ BASIN KURULUŞLARINI AYAĞA KALDIRDI
ihd.org.tr - 30 Haziran 2001
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   bilgi@cgd.org.tr