MİT TIR’ları davasından çıkan ceza hukuka ihanet, gazeteciliğin başına silah dayamaktır
 15 Haziran 2017, Perşembe
 


 
Türkiye, AKP iktidarı eliyle antidemokratik ve hukuksuz uygulamaların yaşandığı bir ülke haline dönüşmüştür. OHAL ilan edilip baskıcı yönetimlerine meşruluk kazandırmak isteyenlerin, öncelikle hedef aldıkları meslek ve kişiler, basın ve gazetecilerdir. AKP, mesleklerini, ''halkın doğru haber alma hakkı'' çerçevesinde yapan gazetecilere hiçbir dayanağı olmayan suçlamalarla ceza kesmektedir. Bunun son örneği; İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’nde dün karara bağlanan "MİT TIR'ları" davasıdır. Gazeteciler Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu’nun yargılandığı davada, Enis Berberoğlu’na önce müebbet hapis cezası verildi, ardından ceza 25 yıla indirildi.
 
"MİT TIR'ları" davası hatırlanacağı üzere AKP iktidarının Suriye’deki iç savaşta rejim güçlerine karşı savaşan cihatçı gruplara silah gönderildiği iddialarına ilişkin Cumhuriyet gazetesinde 2015 yılında yayınlanan iki haberle başlamış; dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, haberleri yapan gazetecileri "Bedelini ağır ödeyecek, yanına bırakmayacağım" diyerek tehdit etmişti. Yaşanan süreçte gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül, tutuklanarak cezaevine konulmuş; bir süre sonra Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak, tahliye edilmişlerdi. Anayasa Mahkemesi’nin tahliyelerin yolunu açan kararı, aslında bugün Enis Berberoğlu’na verilen cezanın da hukuksuz olduğunun en net kanıtıdır. Anayasa Mahkemesi, iki gazetecinin "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı", "ifade hürriyeti" ile "basın özgürlüğü"nün ihlal edildiğine dikkat çekmiş ve eylemlerinin "casusluk" değil, tamamen gazetecilik faaliyeti olduğunu ve kuvvetli suç şüphesi bulunmadığını belirtmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o dönem verdiği tepki ise hukuka, yargıya bakışı göstermesi açısından çok önem taşıyordu. Erdoğan'ın, "Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum" şeklindeki sözleri unutulmadı.
 
Türkiye’nin en üst yargı makamlarından biri olan Anayasa Mahkemesi’nin, "MİT TIR'ları" davasına ilişkin "casusluk değil, gazetecilik faaliyeti" kararına karşın gazeteci Enis Berberoğlu’nun tutuklanarak cezaevine konulması, temelinden çürük bu davanın hiçbir hukuki boyutunun olmadığının delilidir. Bu kararı alanlar, hukuka ihanet etmiştir. Bunu en iyi tespit edecek olanlar da biz gazetecilerdir! Çünkü gazetecilik, siyasi iktidara göre yön alan değil, onu denetleyen, halka doğru haber verme bilinciyle var olan bir meslektir. "MİT TIR'ları" haberleri de "casusluk" değil, mesleğimiz adına övündüğümüz başarılı bir gazetecilik faaliyetidir.
 
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 
 

 Arda Turan zihniyetini kınıyoruz
 06 Haziran 2017, Salı
 


Türkiye’de iktidarın basın, hak ve özgürlüklerini getirdiği noktanın son yansımasını, Türk A Milli Futbol Takımı uçağında gördük. 150’yi aşkın gazetecinin tutuklu olduğu ülkemizde, dışarıda kalan görevini yapmaya çalışan gazeteciler de açık hedef haline getirilmektedir. Gazeteciler ya sansür, oto sansür ve işsizlik  ile baskı altına alınmakta ya da haberciliklerinin bedelini saldırı ile ödemektedirler. Kendi alanında tanınmış bir futbolcu olan ancak gördüğümüz kadarıyla sporcu olamamış Arda Turan, topluma örnek olması gerekirken gazeteciye fiziki ve sözlü saldırıda bulunmuştur. Arda Turan isimli futbolcuyu, bu hareketi nedeniyle kınıyor; saldırıya uğrayan Bilal Meşe’ye geçmiş olsun ve dayanışma dileklerimizi iletiyoruz.
 
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 
 

 Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gazeteciliği asla!
 27 Mayıs 2017, Cumartesi
 
 
Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gazeteciliği asla!
 
Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gazeteciliği asla Sözcü Gazetesi'ne yönelik iki haber bahane edilerek 19 Mayıs'ta başlatılan sansür operasyonunda bugün iki meslektaşımız tutuklandı. Uydurma suçlamalara dayanılarak muhabir Gökmen Ulu ile gazetenin internet sorumlusu Mediha Olgun'un tutuklanmasındaki asıl hedef, sadece bu meslektaşlarımız ve Sözcü gazetesi değil basın özgürlüğüdür. Siyasi iktidar ve onun sopası haline gelmiş yargı, bu tutuklamalarla bir kez daha basın özgürlüğünün boğazını sıkmaya çalışmıştır. 

Daha önce birçok meslektaşımızın tutuklanmasında olduğu gibi bu tutuklamalar da AKP-FETÖ ilişkisini perdeleme amaçlıdır. Yıllarca kirli ortaklıkları ile ülkemizi çıkmaz sokağa itenler suçlarını meslektaşlarımıza yıkmak istemektedir. Biz gazeteciler başta olmak üzere herkes her şeyin farkındadır. Bu algı operasyonları ile sonuç alacağını düşünenler bilmelidir ki; Gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama gerçekleri ve gazeteciliği asla!

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU
 
 

 Sözcü’ye yönelik operasyon derhal durdurulmalıdır!
 19 Mayıs 2017, Cuma

 

Siyasi iktidar, Sözcü gazetesine yönelik operasyonla bir kez daha gerçekleri gizlemeye ve halkın doğru haber alma hakkını engellemeye çalışmaktadır. 

AKP iktidarının, geçen yıl yaptığı bir haberi bahane ederek Sözcü Gazetesi'ne yönelik bir sindirme operasyonu başlatmıştır. Sadece bir habere veya haberlere imza atan bir muhabirin ve gazetenin hedef alınması haberciliğe ve basın özgürlüğüne tahammülsüzlüğün açık bir göstergesidir.  Bir tweetten gazeteci tutuklayan, bir haberden örgüt yaratacak kadar küçük planlar peşine düşmüş siyasi iktidar şunu çok iyi bilmelidir; Gerçek gazeteciler için basın özgürlüğü lütfedilmiş ve iki operasyonla vazgeçilecek bir değer değildir. Aksine baskılara karşı verilen mücadeleyle var edilmiş temel demokratik bir haktır.

Sözcü gazetesine yönelik başlatılan operasyon derhal durdurulmalı, mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik baskılara son verilmelidir.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 



 Mustafa Ekmekçi'yi anıyoruz
 20 Mayıs 2017, Cumartesi


 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   bilgi@cgd.org.tr