UĞUR MUMCU GAZETECİLİĞİ ÖLÜMSÜZDÜR!
 24 Ocak 2018, Çarşamba

Uğur Mumcu, sadece gerçekleri yazdığı, sadece ve sadece gazetecilik yaptığı için katledildi. Peki gerçeklerden rahatsız olan kimlerdi? Bu sorunun yanıtı 25 yıldır bu cinayeti aydınlatmayan güçlerdir. 25 yılda her şey değişti, iktidarlar, hakimler, mahkemeler, yasalar, insanlar, bakanlar, milletvekilleri. Koca bir 25 yıl geçti değişmeyen tek şey “adalet beklentisi” oldu. 25 yıl önce doğan “Umut” isimli yüzlerce, binlerce çocuk bugün 25 yaşına geldi. Ancak 25 yılda kimse “o tuğlayı” çekemedi, belki de duvar kendi üzerine yıkılacağı için çekmek istemedi.

Uğur Mumcu cinayetini işlediği iddiasıyla tatbikat yaptırılan, sonra “bunlar değilmiş" denilen sanıklara cezalar verildi. Bu süreçte mahkemelerden çıkan tek karar; Mumcu’nun paramparça olmuş arabasının enkazının ailesine iadesiydi. Aslında o enkaz, yargının, söz verip çözemeyenlerin, söz verip adım atmaktan çekinen iktidarların enkazıdır. Cinayetin çözülmemesi, Türkiye'de hala o “kudretli” çekinilen güçlerin orada bir yerde bütün güçleriyle var olduklarının kanıtıdır. Üzülerek söylüyoruz ki; halkın gerçekleri öğrenmesini engellemek için bugün de o tuğlalar halka duvar örmeye devam ediyor. O tuğlalar ne kadar güçlü duvar örerse örsün, halkın haber alma hakkı engellenemeyecek ve o duvarlar yıkılacaktır. Bugün gazetecilerin tutuklama, gözaltı, sansür, baskı ile karşılaştıklarında dillerinde gazetecilik ilkelerinden sonra Uğur Mumcu’nun adını anması boşuna değildir. 

Uğur Mumcu da Uğur Mumcu gazeteciliği de ölümsüzdür. Mesleğimize yönelik saldırıları, Uğur Mumcu gibi inadına gazetecilik yaparak aşacağız. Üyemiz de olan Uğur Mumcu’yu özlem ve saygı ile anıyoruz temsil ettiği meslek değerlerini savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ

 

 


 10 OCAK’I KUTLAMIYOR, OHAL REJİMİNİ REDDEDİYORUZ
 10 Ocak 2018, Çarşamba


Gazetecilerle ilgili günler, ülkemizde ne yazık ki meslektaşlarımızın haksız yere tutuklandığını, işinden edildiğini, sansüre uğradığını, baskı ve şiddet gördüğünü, haklarının gasp edildiğini hatırlatma günlerine dönüşmüştür.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü de bu günlerden biridir.  Artık iktidarın rejimi haline gelen OHAL ve KHK’lar eliyle ülkemizin büyük kesimleriyle birlikte gazeteciler de kuşatma altına alınmışken, gazetecilerin kutlayacağı herhangi bir gün yoktur.

İktidar, OHAL ve KHK’larla kendi suretinde bir ülke yaratmaya girişmiştir. 

OHAL’in ilk kez ilan edildiği tarihten bu yana onlarca gazeteci tutuklanmış, yüzlerce gazeteci işten atılmış, çok sayıda basın kuruluşu kapatılmıştır.

OHAL’i fırsat bilen işverenler de işten atmalarda, sansür uygulamalarında ve iktidar yanlılığı taleplerinde çığırdan çıkmıştır.

Bu koşullar altında ne kutlamaların ne kutlama gerekçelerinin bir anlamı kalmıştır. Bugün gazetecilik mesleği gazetecilik mücadelesi haline gelmiştir. Yapılması gereken, örgütlü mücadelemizi ve dayanışma ağlarımızı güçlendirmektir.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak tüm meslektaşlarımızı OHAL rejimine, devlet baskısına, işverenin çok yönlü sömürüsüne karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

Biz ÇGD olarak 10 Ocak’ı kutlamıyor, OHAL rejimini reddediyor, tutuklu meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını; her türlü baskı, şiddet ve sömürünün ortadan kaldırılmasını talep ediyor; bunun için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 

 

 


 ÇGD'DE GÖREV DEĞİŞİMİ
 09 Ocak 2018, Salı


Değerli ÇGD Üyeleri,

Bu yıl 40’ncı yaşını kutladığımız Çağdaş, kuruluş ilkeleri ve içinde bulunduğumuz dönemin gerekleriyle mücadelesine devam etmektedir.

Geride bıraktığımız 40 yıl, bizlere büyük bir gelenekle birlikte önemli görevler de yüklemektedir. Bu görevlerin yerine getirilmesi, çalışma alışkanlıklarımızın gözden geçirilmesini de gerektirmektedir. Bu amaçla, geçtiğimiz Nisan ayında yapılan Genel Kurulumuzda sunulan çalışma raporu ve gelecek dönem planımızı hazırlamış ve siz değerli ÇGD üyeleriyle paylaşmıştık. İçinde bulunduğumuz dönemde, boşluğu doldurulamayacak olan Sayın Ahmet Abakay, görevi kendi isteğiyle devretmiş ve Sayın Tevfik Kızgınkayabu görevi, kendisine yapılan çağrıyı görev addederek, duraklamadan devralmıştı. Tevfik Kızgınkaya, Çağdaş’ın ilkeleri ve ihtiyaçları doğrultusunda, özveriyle çalışarak pek çok değerli kazanımı sağlamış ve Derneğimizin temsilini hakkıyla yerine getirmiştir. Kendisine hem yönetim kurulu hem de tüm üyeler adına teşekkürü borç biliyoruz.

Önümüzdeki dönemde, uzun yıllardır beraber çalışma alışkanlıklarını ve yeni dönemin programını oluşturmuş olan Yönetim Kurulu, Tüzüğümüze dayanarak, kendi içinde yeni bir görevlendirme yapmış, 2010 yılından bu yana Ankara Şube Başkanlığı, Genel Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sekreterlik görevlerini yürütmüş olan Can Güleryüzlü’nün, Genel Başkanlık görevini yürütmesine karar vermiştir.

Nisan ayında yapılan Genel Kurulumuzda belirlediğimiz çalışma programını, ilkelerimiz doğrultusunda yürütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyor, tüm Çağdaş üyelerini örgütümüzün ve örgütlü mücadelemizin güçlendirilmesi için birlikte çalışmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

 


 TEVFİK KIZGINKAYA GENEL BAŞKANLIK GÖREVİNDEN AYRILDI
 30 Aralık 2017, Cumartesi

 

Çağdaş Gazeteciler Derneği Örgütlülüğüne,

22 Nisan 2017 Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz 23. Olağan Genel Kurulumuzda seçildiğim genel başkanlık görevinden 28 Aralık 2017 tarihinde istifa ederek ayrılmış bulunuyorum.

Üyesi olmaktan onur duyduğum Çağdaş Gazeteciler Derneğinde genel başkanlık görevini üstlenmiş olmanın onurunu ve gururunu yaşamım boyunca taşıyacağım.

Görev yaptığım süre içersinde Çağdaş Gazeteciler Derneğinin kimliğine yakışır bir kurumsal yapıya ulaşması doğrultusunda var olan yapısal ve yasal sorunları çözmek, şubelerimizle ve üyelerimizle olan ilişkileri canlandırmak için çaba gösterdim.

Çağdaş Gazeteciler Derneğinin örgütlülüğü ve geleceği açısından uzun yıllara dayalı yönetim alışkanlığında değişim yaşanmasının önemli olacağına inanıyorum.

Bu kısa süre içinde birlikte çalıştığım Genel Yönetim Kurulu Üyelerimize, Şube Başkanlarımıza, Şube Yönetim Kurulu Üyelerimize, Temsilcilerimize ve Üyelerimize Dernek çalışmalarına yaptıkları katkılar oranında teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım,

Yeni bir yıla giriyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda mutlu bir yıl yaşayabilmek kişisel beklentilerin çok ötesine geçmiştir. 2018 yılında verilecek toplumsal ve siyasal mücadelenin başarısı geleceğe yönelik umutları ve mutlulukları belirleyecektir.

2018 yılının tutuklu durumundaki tüm meslektaşlarımızın özgürlüklerine kavuşacağı, gazetecilere ve basına yönelik baskıların son bulacağı ve toplum olarak mutlu olabileceğimiz bir yıl olmasını diliyorum.

Bundan sonraki süreçte bir ÇGD üyesi olarak üzerime düşecek olan görevi yapmaya hazır olduğumu bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

30.12.2017

Saygılarımla,

 

Tevfik KIZGINKAYA

ÇGD Genel Başkanı (22.04 – 28.12.2017)

 

 

 


 Cumhuriyetçilerin hukuksuz tutukluğuna son verilmelidir!
 25 Aralık 2017, Pazartesi



Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin şahsında görülmekte olan dava, son dönemin basın özgürlüğü açısından simge davalarındandır. Uydurma suçlama ve iftiralarla açılan bu davada sadece meslektaşlarımız değil, gazetecilik ve halkın doğruları öğrenme hakkı çerçevesinde habercilik yapan gazeteciler de sanık kürsüsüne oturtulmak istenmektedir. Bu tür davalarla gazetecilerin susturulması, gazeteciliğin baskılanması amaçlansa da başarılamayacaktır. Gerçeklerin sözcüsü gazetecilerin yazmasına, konuşmasına engel olunamayacaktır.
 
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın daha önceki duruşmalarında, uydurma suçlamalar ve iftiraların tümü çökmüş durumdadır. Buna karşın bugün beşinci duruşmayla devam edilmekte ve aylardır meslektaşlarımız tutuklu bulunmaktadır. Bugünkü duruşma sırasında mahkemenin, meslektaşımız Ahmet Şık’ın savunmasını kesmesi, yürüyen yargılamanın uydurma ve iftiraların yanı sıra savunma hakkının da kısıtlanarak tam bir hukuk cinayetinin amaçlandığını göstermektedir. Askeri rejimin hâkim olduğu 12 Eylül dönemindeki yargılamalarda bile savunma hakkı kutsal görülmüş, suçlamayla karşı karşıya kalanların sözleri kesilmemiştir. Savunma hakkını keserek ‘adil yargılama’ ve sonuca ulaşacağını zannedenler, olsa olsa ‘kitabı bombaya’ benzetenlerin iradesi doğrultusunda karar verecektir.
 
Hem Türkiye basın ve ifade özgürlüğü hem de hukuk tarihine kara bir leke olarak geçen bu davada yargılanan arkadaşlarımız daha fazla özgürlüklerinden, kalemlerinden ve okurlarından uzak kalmamalıdır, derhal serbest bırakılmalıdır.
 
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU
 
 
 

 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   bilgi@cgd.org.tr