Yüksel BAYSAL
 



Yüksel BAYSAL

Annemin karnında duyduğum kemençe sesini ömür boyunca yüreğimde hissettiğim topraklarda doğdum.

Yani…

1962 yılında Rize’nin en gariban, en yoksul, en olanaksız ilçesi olan İkizdere ilçesinde dünyaya gözümü açtım; kesin doğum tarihim bilinmemekle birlikte…

Güney mahallesi adı verilen bu topraklarda güneşin ve daha çok yağmurun türküsünü söyledim her daim…

İlköğretimimi ilçemde, orta eğitimimi Rize’de tamamladım.

Üç yıllık öğrenim dönemim Rize Lisesi’nde geçti.

İkizdere sonrasındaki Rize büyük ve inanılmaz geniş bir yerdi.

Ben büyüdükçe küçüldü bu kent…

Sığmaz oldum oraya…

Lisenin son sınıfında sürgünlere gittim.

Trabzon Lisesi’nin kapısından bile giremedim. Pazar Lisesi’ne almadılar, Ardeşen Lisesi’ne kayıt yaptırdım.

En sonunda mezuniyetim İkizdere Lisesi’nden oldu.

12 Eylül 1980 darbesini en acımasız şekilde yaşadım.

86 gün gözaltında kaldım, “hiçbir suçuna rastlanmamıştır” denilerek salıverildim.

Sonradan Erzincan Sıkıyönetim Mahkemesi’nde dava açmış olsalar da, ondan da beraat ettim.

1982 yılında SBF Basın Yayın Yüksek Okulu’na girdim. Sonra adı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan okuldan 1988 yılında mezun oldum.

Ankara’da bir süre gazetecilik yaptıktan sonra Bursa yerel basınında çalışmaya başladım.

Bursa Hakimiyet, AS TV, Olay Gazetesi, Olay TV’de görev yaptım.

Hem yazarlık yaptım, hem televizyonda tartışma programı sundum.

AS TV’de Bursa’nın Nabzı’nı tuttum, Olay TV’de “Açılım” yaptım.

Sonra Bursa’nın egemenleriyle anlaşamadım ve bir kez daha sürgüne gittim.

Bu kez sürgün yerim Başkent Ankara’ydı.

Bu arada çok sayıda açılan basın davasıyla boğuştum.

Çok şükür, biri hariç hepsini kazandım.

2001 yılında TBMM’de Ertuğrul Yalçınbayır’ın danışmanlığı görevine başladım.

İşte bu süreçte kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar oldu.

Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır Başbakan Yardımcısı olunca, Ak Parti hükümeti döneminde Başbakanlık Basın Müşaviri görevine getirildim.

Ankara’da geçirdiğim ve kıl payı yaşama tutunduğum trafik kazasından sonra 2005 yılında görevimden istifa ederek Bursa’ya döndüm.  Demokrat Bakış adlı aylık dergiyi çıkardım. Sırasıyla Kent, Meydan ve Yeni Dönem Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptım.

Halen de Yeni Dönem Gazetesi köşe yazarı, Şehrengiz dergisinin editörü olarak çalışıyorum.

Elbette sivil toplum örgütlerinde de demokrasi, hukuk ve çevre nöbeti tuttum!

 25 yıl önce kurucusu olduğum Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin üst yönetim kurulu üyeliğini, 1993-95 yıllarında Bursa Şubesi başkanlığını yaptım.

2013-2015 yılları arasında üyeler bir kez daha göreve çağırdı beni…

İki yıllık demokrasi ve hukuk nöbetimi tamamladım.

Bir dönem Rizeliler Derneği Başkanlığı da yaparak, getto halinde yaşamayı seven/seçen Rizelilerin Bursa kenti ile kültürel buluşmasını sağlamaya çalıştım.

En büyük eserlerimden biri Demokrasi ve Uzlaşma Grubu oldu.

Her siyasal düşünceden insan, CHP/AKP/MHP/HDP/SP, Bağımsız Sosyalistlerin bulunduğu platform uzun yıllardır aralıksız her ay toplanıyor.

Buradaki başkanlık / moderatörlük / sözcülük nöbetini sürdürüyorum.

Türkiye’nin bu örnek modelinde amaç aynı düşüncede olmayanların aynı masada oturması, anlaşamamak üzerine anlaşması…

Demokrasi ve Uzlaşma Grubu başkanlığı görevini sürdürüyorum.

Deren ve Deniz adını verdiğim biri kız, öteki erkek iki çocuğum var. Ailemize son olarak bir de Karen katıldı.

Yüzlerce/binlerce makale yazdım.

Bana kitapsız demesinler diye de “Ezber Bozan Yazılar” adlı bir de kitap yayınladım.


 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   bilgi@cgd.org.tr