ÇGD 23. Dönem yönetimi göreve başladı
 28 Nisan 2017, Cuma


Çağdaş Gazeteciler Derneğinin değerli üyeleri

23. Olağan Genel Kurulumuzu 22 Nisan 2017 Cumartesi günü gerçekleştirdik.

Çağdaş Gazeteciler Derneğine yakışır bir olgunluk içerisinde gerçekleştirdiğimiz genel kurulumuzda 22. DönemYönetim ve Denetleme Kurulları oy birliği ile ibra edilmiştir.

Genel Yönetim Kurulunun 1 başkan ve 6 üyeden oluşması ile ilgili olarak verilen tüzük değişikliği önerisi de oy birliği ile kabul edilmiş; yapılan seçim sonucunda 23. Dönem Genel Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Onur Kurulu üyeleri genel kurula katılan üyelerimizin oy birliği ile seçilmişlerdir.

Son 12 yıl, toplamda da 19 yıl Genel Yönetim Kurulu Başkanlığımızı yapan Sayın Ahmet ABAKAY, konuşmasında,yeni dönemde görev almayacağını belirtmiştir.

Görev yaptığı süre içinde ÇGD kurumsal yapısının sürekliliği, örgütlülüğü ve kamuoyundaki etkinliği ile gazetecilik mesleği ve meslektaşlarımızın yaşadığı sorunların çözümü doğrultusunda büyük özveri ile çalışanSayın Ahmet ABAKAY’a şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Değerli ÇGD üyeleri,

Ülkemiz ve meslek alanımız olan basının içinde bulunduğu koşullar, önümüzdeki dönemin demokrasi, hukuk devleti, insan hak ve özgürlükleri ve basın özgürlüğü alanlarında zorluklarla dolu olacağını göstermektedir.

Var olan ve yarınlarda daha da büyüyecek olanbu zorluklar karşısında ÇGD örgütlülüğünün önemi giderek artmaktadır.

Çağdaş Gazeteciler Derneğinin kuruluş nedeni ve ilkeleri temelinde örgütlülüğümüzü geliştirmek, kurumsallaştırmak, ülkemizde ve dış dünyada etkinliğini arttırmak temel görevimiz olacaktır.

Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde;

  • Geçmiş dönemlerde başarıyla yürütülen ve ülkemiz kamuoyunda önemli bir yer tutan medya raporlarının, uluslararası kamuoyunun da bilgisine sunulacak şekilde yayınlanmasını sürdüreceğiz.
  • Gerçek anlamda gazetecilik görevini yapan meslektaşlarımıza yönelik her türlü baskı ve uygulamalara karşı meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
  • ÇGD örgütlülüğünü pekiştirmek yolunda şubelerimizle ve temsilciliklerimizle daha yakın çalışacağız.
  • Mesleğimiz ve örgütlülüğümüz açısından ulusal ve yerel ölçekte önemli olan kentlerde şube ve/veya temsilcilikler açmanın çabası içinde olacağız.
  • Üyelerimizin Derneğimizle olan ilişkilerini daha aktif hale getirmek ve yeni üyeler kazanmak doğrultusunda çalışacağız.

 

Değerli ÇGD üyeleri;

39 yıl önce Çağdaş Gazeteciler Derneğinin kuruluş amacı, bugün için de geçerlidir.

 

“İlerici yurtsever gazeteciler, tüm basın emekçileri…

Bizler Ankaralı basın emekçileri, basın yayın alanındaki tüm çirkinlikleri artık halkımızın gözleri önüne sermek zamanının geldiği inancıyla Çağdaş Gazeteciler Derneği'nde örgütlendik.

Bugün bu tablo değişmediği gibi, üstüne siyasi iktidarın baskı ve uygulamaları eklenmiştir.

Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenmesi, siyasi iktidarı ve tamamına yakını siyasi iktidarın kontrolünde olan basın yayın organları ile kişisel görüşleri ve çıkarları yolunda siyasi iktidarın sözcülüğünü ve propagandasını yapan “gazeteci” kimliğindeki kişiler tarafından engellenmektedir.

Gerçek ve doğru haber yapan gazeteciler ise ya işten atılmakta, ya mahkeme koridorlarında sürünmekte ya da cezaevlerinde tutularak susturulmak istenmektedir.

Demokrasinin temel kurumlarından birisi olan basın yayın organlarının ve basın emekçilerinin kısacası biz gazetecilerin bu günkü siyasi, hukuki ve ekonomik koşullar karşısındaki duruşumuz başta mesleğimiz olmak üzere ülkemizin yarınları açısından da son derece önemlidir.

Hepimiz iyi biliyoruz ki, basının ve gazetecilik mesleğinin özgür ve bağımsız olabilmesi demokrasinin ve hukuk devletinin varlığına bağlıdır.

Bu gerçekle, bugün Türkiye Cumhuriyetinin ‘demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti’ niteliğinden uzaklaştırılarak tarihin karanlık sayfalarında kalan bir yönetim anlayışına doğru sürüklenmesi çabaları karşısında sessiz kalamayacağımız bir gerçektir.

Bu karşı duruşumuzun üzerimize yüklediği temel sorumluluk da, halkın doğru haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını soruna kadar savunmaktır.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak, bu doğrultuda görev yapan ya da yapmaya çalışan basın yayın organlarıyla ve meslektaşlarımızla dayanışma içinde olmaya ve mesleğimize, demokrasiye ve hukuk devletine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Başta kurucularımız olmak üzere, 39 yıllık bu onurlu yürüyüşümüzde görev alan genel başkanlarımıza genel merkez ve şube yöneticilerimize şükranlarımızı sunuyor, yitirdiğimiz üstatlarımızı ve meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

Yaşasın ÇGD Örgütlülüğü…

Saygılarımızla,

 

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu adına

M. Tevfik KIZGINKAYA
ÇGD Genel Yönetim Kurulu Başkanı

 

23. Dönem Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Organları Listesi

Genel Yönetim KuruluGenel Yönetim Kurulu (Yedek)
Genel BaşkanM. Tevfik Kızgınkaya
Genel Başkan YardımcısıZ. Kıvanç ElRabia Deniz
Genel SekreterCan GüleryüzlüHüseyin Hayatsever
Genel SaymanH. Tümay BerkinÖzlem Zorcan
ÜyeBaşak KayaÖmür Emlik
ÜyeDeniz BozdemirEsra Koçak Mayda
ÜyeDemircan ÜlgerBayram Şahin

Denetleme Kurulu
Cengiz Aldemirİnan Gedik
İrfan BaşçuhadarFazlı Duran
Pınar Merinç
Volkan Nakiboğlu

Onur Kurulu
Ahmet AbakayAli Ayaroğlu
Ekrem MeralAykut Güngör
L. Doğan TılıçSibel Nart
Ali Tarık HatipoğluHasan Gürel
Can HacıoğluMehmet Keskinkılıç

 

 

İletişim bilgileri:

Tevfik Kızgınkaya: (0 533) 429 60 10

Kıvanç El: (0 553) 615 19 03

Can Güleryüzlü: (0 555) 384 75 77

 


 1 MAYIS'TA ALANLARDAYIZ
 28 Nisan 2017, Cuma

Değerli Çağdaş Gazeteciler Derneği üyeleri,

1 Mayıs İşçi, Emekçi ve Dayanışma Bayramı İstanbul ve Ankara’da sendikaların öncülüğünde kutlanacak. 1 Mayıs Pazartesi günü tüm üyelerimizi Ankara’da Kolej Meydanı’na (Saat 13:00), İstanbul’da da Bakırköy Halk Pazarı’na davet ediyoruz.

ÇGD GENEL YÖNETİM KURULU



 Demirhan derhal serbest bırakılmalıdır
 20 Nisan 2017, Perşembe

Tüm dünyanın tartıştığı bir referandumun ardından, yine tanıdık yöntemlerle muhalifler susturulmaya çalışılıyor. Onlarca kez kapatılan sendika.org sitesinin editörün Ali Ergin Demirhan’ın, sabah yapılan bir operasyonla gözaltına alınması, bunun son örneği. “Millet iradesi” diyenlerin halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına yaptığı saldırılar, aslında referandumda “hayır” diyen herkese yönelmiş demektir. Gazetecilere dönük bu baskılara derhal son verilmeli, sendika.org editörü Demirhan, bir an önce serbest bırakılmalıdır.

Tüm üyelerimizi, bu baskılara karşı bugün saat 18.00’de Yüksel Caddesi, İnsan Hakları Anıtı önünde yapılacak basın açıklamasına çağırıyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU



 Çağdaş Gazeteciler Derneği 23. Olağan Genel Kurul duyurusu
 17 Nisan 2017, Pazartesi

Çağdaş Gazeteciler Derneği 23. Olağan Genel Kurul toplantısı, 22 Nisan 2017 Cumartesi günü saat 13.00’te Ankara Sanayi Odası (ASO) toplantı salonu; Atatürk Bulvarı No:193, Kavaklıdere – Ankara (Çağdaş Sanatlar Merkezi yanı) adresinde çoğunluk aranmaksızın yapılacaktır.

Genel kurul gündemi şöyledir:

1- Açılış ve saygı duruşu
2- Divanın oluşumu
3- Açılış konuşması
4- Çalışma ve Denetim Kurulu raporlarının görüşülmesi ve ayrı ayrı aklanması
5- Tüzük değişikliği
6- Seçimler
7- Dilek ve temenniler
8- Kapanış

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU



 Cumhuriyetçiler derhal salıverilmelidir!
 05 Nisan 2017, Çarşamba

Yargının siyasallaştığına ilişkin geçmişte yaşadığımız birçok örneğe, dün kamuoyuna duyurulan Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin iddianameyle bir kez daha şahit olduk. Yoğun tepkinin de etkisiyle 5 ayın ardından ancak ortaya çıkartılabilen iddianame, meslektaşlarımıza yönelik hukuki nitelikli ciddi hiçbir suçlama içermediği gibi Cumhuriyet’e yönelik yargısal sürecin aslında siyasi bir operasyon olduğunun açık belgesidir. ‘Savcılar tarafından yazılacak ancak hukuki nitelik taşımayacak bir iddianame nasıl olur?’ diye sorulursa, tartışmasız en güzel örneklerden biri olacak bu metin, ‘Türk Milleti’ adına yetki kullanan makamların yargı süreçlerini artık millet adına değil, bir grup adına işlettiğinin göstergesidir.

İddianamenin ‘bir hukuk metni olup olmadığı’ tartışmasını gerçek hukukçulara bırakıp, Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak konuya basın özgürlüğü açısından baktığımızda daha karanlık bir tabloyla karşılaşmaktayız. Bir ülkede hukukun katledilmesinin, başta temel haklarımız olmak üzere herşeyin katledilmesi anlamına geleceğini gösteren bu iddianamede, basın özgürlüğü bir kez daha katledilmiştir. İddianamenin başında genişçe yer alan, tamamına da yedirilen Cumhuriyet gazetesinin yayın politikasına ilişkin değerlendirmeler, basın özgürlüğünün temelini oluşturan ‘düşünce ve ifade etme özgürlüğü’ne, dolayısıyla demokratik hukuk devletlerindeki asıl bağların yok edilmesine yöneliktir. İddianameyi hazırlayan savcılar şunu çok iyi bilmelidir ki, gazetelerin yayın politikaları varlık nedenleridir ve okur ile gazete arasındaki ilişkinin en önemli belirleyenlerindendir. Biz gazetecilerin gözünden, yayın politikası üzerinden herhangi bir gazeteye suçlama yönelten savcılara verilecek tek mesaj: Bir mübaşir ne kadar savcılık yapabilirse, bir savcı da o kadar ‘yayın politikası’ üzerinden gazeteciliği yargılayabilir.

Savcılar bizleri şaşırtmadı ve tahmin ettiğimiz gibi haberler suç delili sayılmış. Suçlamalara zemin hazırlayan haberlerin çoğunluğu 2013 yılına yönelik; 2013 yılında neler yaşandığını iddianamedeki suçlamalar temelinden anımsarsak, Türkiye siyasi ve toplumsal tarihinin en önemli demokratik kitlesel tepkilerinden ‘Gezi Parkı Olayları’ oldu. Buna karşı AKP iktidarı, demokratik talepleri görmezlikten gelip şiddet kullanarak tepkiyi bastırmaya çalıştı. Aynı yıl AKP iktidarına yönelik ciddi emarelerin olduğu yolsuzluk operasyonu gerçekleştirildi. Bu iki olay, basının yıl boyu hatta sonraki yıllarda da gündemsiz kalmamasını sağlayacak önemde ve yoğunlukta iki olaydı. Cumhuriyet gazetesi de her iki olaya ilişkin ‘kamuoyunu doğru bilgilendirme’ sorumluluğuyla hareket ederek çeşitli yönleriyle haberler yaptı. Ne yazık ki bu konulardaki haber, yazı ve röportajların suçlamalara dayanak olmuş. Haber, yazı ve röportajların suçlamalara dayanak yapılması, basın özgürlüğü karşıtlığı kadar pratikte gazetelere, ‘magazin ve çiçek-böcek haberleri dışında haberler yapmayın’ demektir. Bırakın gazeteciler gazeteciliklerini yapsın halk da doğruları öğrenebilsin.

İddianame ne yazık ki başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP iktidarının basınla kurduğu sistematik ilişkinin yansımasıdır. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın basına yönelik tepkilerini ‘terör örgütü’ bağlantısı üzerinden dile getirmesi iddianamede de gözüme çarpan öncelikli başlıklardan. Savcıya göre, Cumhuriyet gazetesi, Türkiye’nin köklü ve önemli gazetelerinden ve gazetecilik ekollerinden biri değil de Türkiye düşmanlarınca ele geçirilmiş bir kurum. Bu anlayışı bizler, ifade ettiğimiz gibi ‘herkesi terörist ilan etmekten çekinmeyen’ başkalarından çok çok iyi tanıyoruz. Kendi aldıkları siyasi kararlar ağır bedelleriyle yüzleşemeyenler ancak böyle suçlamalarla yönlendirme yapabilir.

İddianamede suçlamaların dayanaklarından bir diğerini de ‘tanık’ ifadeleri oluşturuyor. ‘Tanık’lar kim diye baktığımızda üç isim çok dikkat çekici. Gazetecilik kisvesi altına girip AKP’nin politikalarına güzelleme yapan Cem Küçük ile 15 Temmuz Darbe Girişim’ni yapanların örgütü olarak ifade edilen Fethullah Gülen Cemaati’nde bir dönem etkin görevler üstlenmiş sonra ‘U dönüşü’ yaparak AKP kalemşoru olmuş Hüseyin Gülerce ve Latif Erdoğan ‘tanık’lar arasında. AKP-FETÖ ilişkileri konusunda yapacakları tanıklıklar kesin sonuç verici olacak kişilerin, Cumhuriyet gazetesi iddianamesinde ‘tanık’ olarak yer alması olsa olsa şu anda cezaevinde olan Cumhuriyet gazetesi karikatüristi Musa Kart’ın çizgileriyle anlatılabilir.

‘Basın özgürlüğü’ ve gazetecilik adına Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik bu iddianamenin, Türkiye’nin hala hukuk devleti ve demokratik hakların korunduğu bir ülke olduğunun söylenebilmesi için geri çekilmesi ve meslektaşlarımızın derhal salıverilmesini bekliyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU


 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   bilgi@cgd.org.tr